“Gel” diyorum, sana söylüyorum

A -
A +
Ben sana “gel beraber mükemmel bir çift olalım hiç ayrılmayalım, herkes bizi kıskansın” demiyorum ki. Gel diyorum insanları boş vererek dans edelim. Dörtdörtlük dans edelim de demiyorum. Ben sana “gel beraber yemek yapalım, mükemmel pastalar, yapalım” demiyorum ki, mahvedelim mutfağı da yemekleri de... Ama yiyelim yine de “biz yaptık” diye. Gel “harika bir hayatımız olsun” demiyorum ki. Kavga da edelim, darılalım da... Sıkı bir beraberlik olmasın kavga da olsun arada. Ama öfke olmasın içinde nefret olmasın, hele hele hasetlik olmasın, kindarlık olmasın... “Beraber kitap okuyalım” demiyorum ki ben sana “gel” diyorum, beğendiğimiz kitapları alalım okuyalım. Sadece beraber okuyalım yorumlayalım diyorum. Ben sana ‘numaradan korku filmi izleyelim, böylece sana sarılabilirim” demiyorum ki. “Gel” diyorum “ya komik bir film var izleyelim kahkahalarca delicesine eğlenelim. Ya da hüzünlü bir filmle göz yaşlarına boğulalım, içimizden nasıl geliyorsa yani ben sana romantik akşam yemekleri yiyelim sonra çiçekler alınca öp beni” demiyorum ki. “Gel” diyorum, ben sana “beraber sinemaya gidelim” demiyorum ki “beraber gezelim” demiyorum. “Al formaları maça gidelim, bağıralım avazımız çıktığı kadar güzel fotoğraflar çektirelim” demiyorum ki. “Gel” diyorum al şu kar topunu fırlatalım beraber milletin üzerine” “gel, sadece bir günümüzü deniz kenarında geçirelim” diyorum. Ben demiyorum ki sana “mükemmel bir adam ol!” Ben diyorum ki sana; gel benimle hayatını yaşa. Kimsen o ol, değiştirme kendini, doğal olalım. Hak ve hukuk dairesinde Allah rızasına uygun hâlde ne istiyorsak onu yapalım. “Gel” diyorum, bak sana söylüyorum. Gel uğraşmaktan vazgeçelim insanlarla, keyfimize bakalım. Mevlâna Celaleddin-i Rumi hazretleri de asırlar öncesinden öyle seslenmemiş miydi?      Sunay Şahin     ŞİİR        Maziye sitem   Sevdim seni her şeyden fazla Her yer ve herkes sendi anbean. Ben ben değil sende bendim Bulutlarda geziyordum aşkla.   Gözlerin güneşim sen dünyamdın, Gıdamdı sevgin. Sevgi âlemimde, Sevgin güzel gelmişti yalnızlığıma, Mutluluk sendin mutsuzluğumda   Bitti dedin benim ruhum öldü. Bedenim yoğun bakımda, Ölüme dua etmekte sayılı nefeste, Kâbus sokağına giden otobüste.   Bu ayrılık hiç kolay olmayacak, Beden senden ruhum benden kopacak, Ne sen kalacaksın âlemde ne ben kalacak, Zavallı hayat ikimiz için de son bulacak…        Lütfü Yarar     DUYGU DAMLASI   SEN ve BEN: Tamam sen iyisin, en iyisin, en doğrusun ve sütte leke var sende yok... Tamam sen mükemmelsin, sen hassassın, sen mütedeyyinsin... Ama nedir bu ötekinde aradığın hata, kusur? Nedir onu beğenmeme, ona hakir görür tarzda bakma, onu ötekileştirme ve dışlama duygusu? Eğer senin bir amacın bir gayen de doğru olanı, güzel olanı, iyi olanı ona anlatmak değilse kendinin iyi olmasının sana ne faydası var ki? Sen sendeki iyiliği güzelliği doğruyu ona anlattığın zaman ona söylediğin zaman ona bu konuda bir kitap vererek, bir gazete abonesi yaparak, bir sohbet ederek yansıttığın zaman anlamı olduğunu bilmiyor musun? O hâlde kendi “iyi hâlini” kendine saklama. Sadece kendine iyi olma. Bu kibir alametidir. Kendi iyiliğinle bana iyiliği yansıt, sendeki iyiliği göreyim ki iyiliğin ne iyi bir şey olduğunu anlayayım...
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.