Kaydet
a- | +A

Kararsızlık içerisinde olanların ruh hâlini anlatmaya çalışmış ve örnekler vermiştik... Birkaç örnek daha vererek konunun önemine vurgu yapmanın zamanı geldi.

Hangi meslekte olursa olsun hangi konumda olursa olsun bir insan kararsızlık yaşıyorsa başarısızlık onun kaçınılmaz sonudur.

Örnek olarak;

"O işte mi çalışsam, bu işte mi?" diyen işsiz, hiçbir işte çalışamaz.

"Askerimi şöyle mi konuşlandırsam böyle mi?" diyen komutan savaşı kaybeder...

"Memura şöyle mi iş vereyim böyle mi?" diyen amir, başarısızlığa düşer...

Örnekleri yere ve zamana göre çoğaltmak mümkün... Asıl olan "karar verebilmek" veya "kararsız kalmamak"tır.

Herkesin bildiği meşhur sözdür: "En kötü karar, kararsızlıktan daha iyidir..."

Hayır, en kötü karar diye bir tercih olamaz…

İnsan karar da vermelidir. Verdiği kararın kötü olmamasını da tercih etmelidir.

Bunun için önerilen anlık karar vermek değildir.

Karar verme anına kadar hazırlıksız beklememektir. Hayatı belirli bir plan ve hedef içerisinde yaşamaya kendini alıştırmaktır. Böylece karar verme anında acele etmemiş olunur. Hem zaten o anda acele etmek çözüm filan da değildir.

Peki o hâlde nasıl yapmalıdır da en iyi kararı, kararlıca ve gönül rahatlığıyla “eminim ve son kararım” diyebilecek tarzda vermelidir?

Bir günlük işinizi program yapmadan uygulamaya çalışın... Sonucu mesai sonrası not edin...

Ertesi gün, çalışmanızı belli bir programla sınırlandırın ve ne pahasına olursa olsun, kararınızdan vazgeçmeyin...

Sonucu yine not edin...

İki sonucu karşılaştırdığınızda, başarının ve de huzurun programlı ve kararlı çalıştığınız günde olduğunu göreceksiniz...

O hâlde neden hâlâ kararsız duruyorsunuz?

Verin kararınızı ve yarından itibaren kararsızlığı, kararlı tutumunuzla ortadan kaldırın...

Başarınızın katbekat arttığını göreceksiniz...

          Taha Muhsin-Ankara

ŞİİR

        'Hiç’li geçmiş zaman

Yoktuk biz hiç olmadık

Beraber geçen günlerde nefes almadık

El ele de tutmadık

Gizli gizli hiç buluşmadık

Yoktuk biz yaşamadık

“Seni seviyorum” deyip sarılmadık

Hayal de kurmadık

Göz göze hiç mi hiç bakmadık

Yoktuk biz hiç var olmadık

Sokağımıza yaklaşırken yol ayırmadık

Şiir de yazmadık

Yoktuk biz hiç yaşamadık

Nefes de almadık

Vardık biz

Hep senle bendik

Aslında seninle hiç BİZ olmadık

                          Osman Ercan

ESKİMEZ KELİMELER

AKÎKA: Çocuk doğduğunda, 7. gününde kesilen şükür hayvanına verilen isimdir. Akîka, erkek çocuğu için iki, kız çocuğu için bir koyun kesmek şeklinde olur. Hicretin sekizinci yılında, oğlu İbrahim dünyaya gelince, yedinci günü Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) İbrahim’in başını tıraş ettirip, saçının ağırlığı kadar gümüş sadaka vermiş ve akîka olarak da iki koç kesmişti.

MAHLAS: Bir yazar veya şairin, asıl adı yerine şiirde kullandığı takma isme verilen addır. Geçmişte olduğu gibi günümüzde de takma isim kullanan şair ve yazarlar vardır. Ancak bunlar kendilerini saklamak için müstear isim kullanırlar. Hâlbuki mahlas bundan ayrıdır. Divan edebiyatı ile halk edebiyatında mahlas kullanmak bir gelenekti.

GÜZEL SÖZ

Terziye “göç” demişler ,“iğnem başımda” demiş!..

ÖNE ÇIKANLAR