Dün, Sevgili Peygamberimizin komşulukla ilgili bir hadis-i şerifini dile getirmiştim. Hâlbuki nice hadis-i şerifler var bu konuda:
(Kendisinin iyi mi, kötü mü olduğunu anlamak isteyen kimse, salih komşularının kendisi hakkında ne dediklerini öğrensin! "iyi" diyorlarsa, Allah indinde iyi olduğunu anlasın!) [İbni Mace]
(Malına veya çoluk çocuğuna zarar verir korkusuyla komşusuna kapısını kapatan, onunla görüşmeyi kesen, [hakiki] mümin değildir.) [Harâiti]
Bu konuda pek çok hadis-i şerif var. Eğer alt dairedeki komşun senden çekiniyorsa, gürültünden ürküyor, nezaketsizliğinden dolayı yolunu değiştiriyorsa, burada mesele sadece bir apartman kavgası değil, bir gönül ve iman meselesidir. Bunu anlamak idrak etmek gerekmez mi? Komşuluk, sosyal bir statü olmaktan çok aynı zamanda manevi bir imtihandır.
Aslında her şey bir tabak sıcak yemekle, bir tebessümlü selamla başlar. Pişen aşın kokusu gitti diye bir kâse ikram etmek, komşuluğun ve toplumun ruhuna atılan en sağlam dikiştir. Bugün asansörde karşılaşıp kafasını telefona gömen, göz göze gelmekten kaçan bizler, aslında kendi vicdanımızdan kaçıyoruz. Apartman hayatı dediğin sessiz bir karakter testidir; çöpü vaktinde çıkarmak, merdiven otomatiğini israf etmemek, balkon yıkarken kimseyi ıslatmamak küçük işler gibi görünür ama insan olmanın o ince zarifliğidir. Gel, bu sessizliği bir selamla bozalım. Aynı binada yaşamak bizi sadece "sakin" yapar ama birbirimizin derdiyle dertlenmek bizi "komşu" yapar. Unutmayalım ki, ahirette de dünyada da bizi kurtaracak olan, o soğuk duvarlar değil, birbirimize kurduğumuz o sıcak gönül köprüleridir. Bir selamın yıkamayacağı sessizlik, bir tebessümün ısıtamayacağı kalp yoktur. Yeter ki inşa ettiğimiz gönül köprülerinde, ellerimizi birbirimize uzatalım...
Selman Devecioğlu
ŞİİR
Aşk
Kim bilir neredesin nasılsın kiminlesin?
Sen nerede olsan da gönlümde benimlesin.
Gönlüme söz geçmiyor ne deyim ne yapayım,
Gam çekme, ceza olsun, inim inim inlesin...
Hem sevmez hem sevgime zerre değer vermezsin
Sana kalsa sevmeme müsaade de etmezsin,
Kimse bilmesin ama Rabbimin bir lütfudur,
Gönlü azade kılmış, kulun gücü yetmesin...
İyi ki gönlümdesin iyi ki sevgimdesin,
Muhayyel bile olsa daima gelir sesin,
Nefesim gündüz gece senin nefesin olur,
Seni andıkça derim “bu nefesler bitmesin”
Leyla görse şaşırır, darılırdı Mecnun’a
Kerem gelir ders alır bakardı bu cünuna,
Ferhat Şirin ve daha öğrensin niceleri,
Bize bakıp hiçbiri, “ben âşığım” demesin...
Aşk-ı muhayyel
KELAM-I KİBAR KİBAR-I KELAMEST
(Büyüklerin sözü, sözlerin büyüğüdür)
Din büyüklerimiz buyurdular ki: "İmam-ı Rabbani hazretleri (kuddise sirruh) buyuruyor ki: 'Bir sabah namazından sonra murakabeye daldım. Allahü teâlânın izniyle, beni doğrudan doğruya veya dolaylı yoldan sevenlerin hepsinin simasını gördüm. İstesem onların hepsinin isimlerini, memleketlerini söyleyebilirim. Ama onların hepsini Cennette görürüm.' Allahü teâlâya ne kadar şükretsek azdır. Allah (celle celalühu) bize çok sevdiği bir kulunu tanıttı. Amel edeceğimiz, doğru bir kitap (Tam İlmihal Seâdet-i Ebediyye) nasip etti. Bu çok mühimdir.”

