Kaydet
a- | +A

Şöyle buyurmuş eskiler: Gönül ne kahve ister ne kahvehane, gönül ahbap ister kahve bahane... Bizim medeniyetimiz, tuğlayı tuğla üstüne koyup ruhsuz binalar dikmek değil, gönülü gönüle bağlayıp huzur iklimi kurma davasıydı. Fakat ne hazindir ki, bugün o şen şakrak mahalle kültüründen, birbirinin nefesini duyan o sıcak evlerden kopup pırıltılı ama buz gibi beton labirentlere hapsolduk.

Modern hayat bize her imkânı sundu da bir tek yan komşumuzun gönül kapısını açacak anahtarı elimizden aldı. Güzel kardeşim, bakma sen o devasa rezidansların, yüksek katlı apartmanların görkemine. Biz o gri koridorlarda, çelik kapıların ardında aslında kalabalıklar içinde bir başımıza kaldık. Eskiden duvarlar inceydi ama gönüller genişti; şimdi duvarlar betonarme, kapılar zırhlı ama ruhlar daraldı. Fiziksel olarak bir nefes kadar yakınız birbirimize, lakin ruhen aramızda fersah fersah mesafeler var. Oysa komşuluk dediğin, sadece posta kutularının yan yana durması mıdır? Değildir elbet. Komşuluk, birinin tenceresinde dert kaynarken diğerinin mutfağında o acıyı hissedebilme sanatıdır.

Hani derler ya: “Ev benim, mülk benim, istediğimi yaparım.” İşte bu anlayış, bizim hamurumuza uymaz. Mülkiyet hakkı mukaddestir ama bir komşunun huzuru başladığı yerde o hak nezaketle durur. Bir çocuğun uykusu, bir yaşlının sükûneti ya da bir hastanın ahı; mülkiyetin fermanından daha büyüktür. Bizim medeniyetimizde hak, her daim sorumlulukla el ele yürür. Osmanlı’da bir pencere açılırken bile "komşunun mahremiyetine halel gelir mi?" diye hesap edilirdi. Şimdi balkon temizlerken alt kata akan suyun, gece yarısı çalınan yüksek sesli müziğin hesabını tutamaz olduk.

Sevgili Peygamberimiz ne sarsıcı bir prensip koymuş:

(Komşusu, şerrinden emin olmayan kimse, iman etmemiştir.) [Bezzar]

Bu konuya yarın da devam edelim mi?

Selman Devecioğlu

ŞİİR

Sen İstanbul...

Şiirler, kelamlar sana az gelir,

Her yerinde ecdadımdan iz gelir

Fethindeki atlarından toz gelir,

Şehirlerin şahısın sen İstanbul

Firakınla sisli, puslu güz gelir,

Sen değilsen başka belde yoz gelir,

Görüp giden, çabuk özler tez gelir,

Şehirlerin şahısın sen İstanbul.

Şairlerden sana daim söz gelir,

Âşıklardan ellerinde köz gelir,

Hüzün gider, lale açar yaz gelir,

Şehirlerin şahısın sen İstanbul

Ayhan Özbek

SAĞLIK OLSUN

Romatoid artrit neden olur?

Romatoid artrit genetik, otoimmün bir hastalıktır. Ancak genetik faktörler etkili olsa da yalnız başına hastalık ortaya çıkması için yeterli değildir. Hastalık genetik eğilimi olan kişilerde çevresel faktörlerin tetiklemesi ile vücuttaki bağışıklık sisteminin kendini yabancı oluşumlara karşı koruma işlevinin bozulup kendi vücudunu yabancı görmesi ve istenmeyen bir dizi iltihabi olay gelişmesi ile olur. Bu tetikleyici çevresel faktörlerin çoğu bilinmemekle beraber bazı enfeksiyonlar ve sigara bilinen başlıca sebeplerdir. Yapılan çalışmalarda sigarının hastalıkta önemli rolü olan romatoid faktörün ortaya çıkışını sağladığı, hastalık şiddetini artırdığı ve tedavide kullanılan ilaçlara cevabı azalttığı gösterilmiştir. Ayrıca hastalıkta istenmeyen yan etki olan kemik erimesi, damar sertliği, akciğer hastalığı gibi diğer hastalıkların ortaya çıkışını da sağlar. [www.turkiyehastanesi.com]

Yetenekli Kalemler'de önceki yazılar...