Çocuğun sağlıklı bir eğitim alarak, hayata olumlu intibak etmesi için; okul, sosyal çevre ve aile birbirini destekler biçimde hareket etmelidir. Bu üçlüden en önemlisi de ailedir. Aile, çocuğa olumlu duygu düşünce ve davranışların kazandırılmasında en önemli mihenk taşıdır.
Anne baba olarak, ne olursa olsun, çocuğumuzu dövmeden, disiplin altına almayı başarmak zorundayız. Yetişkinler dünyasında sorunlarımızı dayakla çözemediğimize göre, çocuklarla ilişkilerimizde hiç çözemeyiz.
Çözüm, asla dayak içermeyen olumlu disiplin stratejilerini özümseyip, uygulamaktan geçiyor. İşte bunlardan bazıları:
-Çocuğunuzdan, temel ihtiyaçlarını göz ardı ederek verdiğiniz direktifleri yerine getirmesini beklemeyin. Örneğin; “otur, bekle” direktifinize uymamasını sorun etmektense, eline onu oyalayabilecek bir şeyler verin.
-Belki de çocuğunuzun yaramazlığı size açıkça mantıksız geldiği için, hatasının nedenlerini anlatma gereği hissetmiyorsunuzdur. Öyleyse yalnızca bağırmış olmakla kalırsınız, gelecek için hiçbir olumlu yatırım yapmamış olursunuz. Örnek olarak çocuğunuz duvarı boyadıysa, niçin sadece kâğıtları boyadığımızı açıklayın.
-Hissettiklerini anlamaya çalışın. Örnek olarak; babaannesine atar yaptıysa, hemen kızmadan önce, bunu niçin yaptığını size anlatması, öfkesini, kıskançlığını vs. zararsız yollarla ifade etmesi için onu teşvik edin.
-Çevreyi değiştirin. Bu bazı durumlarda, özellikle anne-babanın olumlu disiplin stratejilerini uygulamada gecikmiş olduğu hâllerde, çocuğu değiştirmeye çalışmaktan daha kolay ve etkili olabilir. Eğer çocuğunuz sürekli mutfak dolaplarından bir şeyleri dışarı çıkarıp oynuyor, kırıyorsa; kilit taktırın.
-Kabul edilebilir alternatifler bulun ve çocuğunuzun davranışını yeniden yönlendirin. Mutfakta çadır kurmasını istemiyorsanız “git odanda kur” demekle yetinmeyin, onunla birlikte odasına gidip, “çadırcılık” oyununa yeni boyutlar getirebilecek önerilerde bulunun... Bu konuya yarın da devam edeceğim.
Seyfettin Karamızrak
ŞİİR
Vicdansız
Yıktın güzelim yıktın
Yıktın dünyamı benim,
Sözünü inkâr ettin
Yaktın canımı benim.
Sana gönül vermiştim
Sözüne güvenmiştim
Seni yârim bilmiştim,
Kırdın kolumu benim.
Kararttın günlerimi,
Soldurdun güllerimi,
Hançerledin sevgimi
Kırdın dalımı benim.
Yıktın dünyamı yıktın,
Sözünde sahte çıktın,
Beni zindana attın
Vücudum yaktın benim.
Bir insanlık ararım
Sevgi saygı sorarım.
Sevenim Süleyman’ım
Madalyam taktın benim
Süleyman Usta/Espiye-Giresun
BİTKİLERİN DİLİNDEN
MAYIS BİTKİLERİ VE ÇİLEK: Bu mevsimde, enginar, taze bakla, bezelye, taze fasulye, semizotu (soğukluk), taze soğan, taze sarımsak, asma yaprağı, bebe havuç, kabak, salatalık, marul gibi sebzeler ve elbette maydanoz bol bulunur... Meyve olarak çilek, can eriği, yeni dünya, dut, kiraz gibi meyveler bulunur. Mayıs ayında çilek en gözde meyvelerdendir. C vitamini deposudur. Bağışıklığı güçlendirir, cilt sağlığına iyi gelir, antioksidan bir bitkidir. Kolesterolü dengeler, sindirimi destekler, kan şekerini dengelemede yardımcı olur. Hücre hasarını iyileştirmede vücuda destek olur. Tabii ki çilek aynı zamanda alerjen bitkilerin başında gelmektedir. Alındığında iyi yıkanması gerekmektedir...
Sağılığınız için doktorunuza danışınız.

