Kaydet
a- | +A

“Sürekli olarak bir denetçinin gözü önünde olmak gerekir; bu durum, gerçekten de kötülük yapma gücünü, hatta kötülük isteme düşüncesini bile neredeyse yok eder...”

Jeremy Bentham… 18. yüzyıl İngiliz filozof ve toplum bilimcilerinden. Hapishaneler kuramını ortaya atan düşünür. Ya da diğer bir deyimiyle Panoptikonu...

Bir hapishane modeli inşa ediyor. Hapishanede yatan kişileri bütünüyle gözetlemenin davranışlarındaki etkisi üzerine bir inceleme... Mahkûm gözetlendiğinin farkındadır fakat ne zaman gözetlendiğini bilmez. Yanlış davranışlarının ceza getireceğini bilir yanlış yapmaktan kaçınır, çok sayıda insanın yaşadığı bir alanda kontrol sağlamanın, kaosa fırsat vermemenin bir yoludur bu.

Bentham'dan sonra kuramı sosyologlar (özellikle Michel Foucault) gözetimi iktidarın kullandığı bir araç olarak yorumlamışlar. İktidar; yönetici, idareci, devlet, kolluk ve güvenlik güçleri. Güce sahip olan öznedir.

Kısa bir zaman önce bir video izlemiştim. Videoda sanırım bir stadyumda insanlar maç izlerken, genç bir adam önündeki adamın cebinden cüzdanını çalıyor; sonra başını kaldırıp gezdirirken kamerayı fark ediyor ve cüzdanı adamın cebine geri koyuyor. Burada işlenen hırsızlık suçunun cezai işlemi ve hırsızın pişmanlığı üzerine düşünmüştüm. Bu kişiye cezai yaptırım uygulanmalı mı? Bu durumda sergilenen pişmanlığın, sadece gözetim altında bulunduğunu hissettiğinden ibaret olduğu açıktı. Kameranın yani gözetimin varlığı, cezanın yaptırım düşüncesi, suçu engellemekteydi. Ya da cezada denetçinin varlığı hissedildiği zaman işlenen suçtan kaçınılıyordu.

Kırmızı ışıkta geçmeyip kurallara uyan bir sürücünün neden kurallara uyduğunu sorgulayalım. Sürücü MOBESE kameraları ile gözetlendiğini bilir. Eğer kurala uymayıp kırmızı ışıkta geçerse, ardı sıra kuralı ihlal ettiği için ceza gelecektir. Somut bir cezadır ve kısa zamanda gelecektir. İnsanın ışıkta geçmemesinin temelinde, yani o kuralı benimsemesinin özünde, cezanın varlığını kabul etmemiz gerek. Peki en büyük iktidar, muktedir olan "yaratıcının gözetimi" konusuna ne diyeceğiz?..

            Tunahan Dağaşan

ŞİİR

                   Aşk tabibim

Aşk tabibim aşk tabibim gönlümü deş tabibim

Kalbim atar mı atmaz mı bana yaz tabibim

Ben derdime dertmişim beni bende bul tabibim

Aşk tabibim aşk tabibim gönlümü deş tabibim

Aşk tabibim der ki yıldızım gece gelirim

Göz kapaklarındaki geceye ben düşerim

Sessiz sessiz yol alır zaman, ben giderim.

Aşk tabibim der ki yıldızım gece gelirim

Gündüzün ömrü yıldız çıkana kadar

Güneş doğsa gözüme akşama kadar

Hep gönlüm gece yıldız kayana kadar

Gündüzün ömrü yıldız çıkana kadar

                 Yavuz Selim Bulut

İMLA HATALARI

Kitaplarda doğrusu yazsa da pek kitap okunmadığından mıdır, akılda kalması zor olduğundan mıdır, kulaktan kulağa duyulan yanlış söylemlerden midir dilimizde birçok kelimede harflerin yerinin değiştiğini görürüz… Bu konuya dikkat etmek için iyi bir okuyucu olmanız gerekmektedir. Bol kitap okuyan az hata yapar… Şimdi bazı kelimelerin yazılışında yapılan hatalara birkaç örnek verelim:  

Doğru                  Yanlış

hiçbir                    hiçbir

herkes                  herkez

herhâlde               heralde

yanlış                   yalnış

kirpik                    kiprik

kapora                 kaparo

satılık                  satlık

dezenfeksiyon    dezenfektasyon

hemşehri            hemşeri

espri                   espiri

malumun ilamı    malumun ilanı

amfiteatr             amfi tiyatro

affetmek             afetmek

iddia                   iddaa

şefkat                şevkat

ezkaza              eskaza

hazzetmek        haz etmek

helalühoş          helalihoş