Kaydet
a- | +A

Türkiye, Türk insanı hakkında neler düşünüyorsun?

Türkiye hakkında bazı insanlar iyi bazıları kötü. Bizim karşımıza genelde iyi insanlar çıkıyor. Bizi vatanlarına aldılar, bizi ayırmıyorlar. Suriyeli demiyor, ders veriyorlar

Suriye’nin geleceği hakkında ne düşünüyorsun?

Suriye’nin geleceğini çok fazla düşünmüyorum. Derslerime çalışarak güzel yerlere gelerek Suriye ye faydalı olacağım.

Türk askeri ve Suriye'deki Türk askerî harekâtları hakkında neler düşünüyorsun?

Harekâtlar için Türk askerlerine çok teşekkür ediyorum. Bizim için canlarını ortaya koyuyorlar. Türk askerlerini seviyorum bizimle kardeş olmak istiyorlar. Keşke onlara bir faydamız dokunabilse.

Türkçe hakkında neler düşünüyorsun?

Kullandığımız bazı kelimeler aynı. Fakat Türkçe bana zor geliyor. Yavaş yavaş öğreniyorum.

Osmanlıyı tanımıyorum maalesef...

Osmanlı için dini yaymak için kendilerini feda ettiler.

Türkiye’ye nasıl ve niçin geldiniz?

Evimize bomba düştü. Kapının önündeyken. Açıkçası Türkiye'ye bir anda nasıl bu kadar çok geldik bilmiyorum. Ama iyi ki gelmişiz. Türk bayrağı benim bayrağım bu bayrağı seviyorum, güven veriyor bizi koruyor.

Gelecekteki hedefiniz nedir?

Türk askeri olup şehit olmak istiyorum. Küçücük bir çocuğum aklıma bir şey gelmiyor. Bugün okulda biraz yaramazlık yaptım. Şu an sadece evde babamdan yiyeceğim dayağı düşünüyorum. Namazlarımda Suriye'ye ve Türkiye'ye dua ediyorum.

Neden Türkiye gazetesi okuyorsun?

Dinî sayfa olduğu için Türkiye gazetesi okuyorum. Niçin bu gazeteyi aldığımı bilmiyorum. Spor sayfasını da okuyorum. Dergimizi gönderiyorlar. Kalın sağlıcakla...

        Mahmut Küçükay-Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni

ŞİİR

              YANDI

Yokluğunla avuçladım hasreti

Varlık yandı, kıtlık yandı, az yandı

Türkülere fısıldadım bu derdi

Mızrap yandı, teller yandı saz yandı

İntizar doluymuş çeyiz sandığım

Vaha rüyasıymış gerçek sandığım

Umuduma katık diye bandığım

Azık yandı, ekmek yandı tuz yandı

Zemheri ayazı çöktü bağıma

Avazımı ilham ettim çığıma

Yükledim efkârım buzul dağına

Güzüm yandı, bahar yandı yaz yandı

Titrer figanımdan dağların başı

Seyrime gelirmiş pazar ve çarşı

Keremler erittim Aslı'ya karşı

Alev yandı, ateş yandı köz yandı

Dillerde söylendim nadan eliyle

Selamlar ilettim kuşluk yeliyle

Gâhi akıllıyla gâhi deliyle

İşve yandı, cilve yandı, naz yandı

Saldım denizlere yorgun sandalım

Kasırgaya esir düştü her dalım

Söyleyemedi ki lisân-ı hâlim

Firûz yandı, aruz yandı söz yandı...

                  (FİRÛZ) Adil Çopur

TARİHTEN BİR YAPRAK

YALTA KONFERANSI: İkinci Dünyâ Harbi yıllarında toplanan meşhur konferanslardan. Kırım’da bulunan Yalta’da 4-11 Şubat 1945 târihinde toplandı. Bu konferansa ABD Başkanı Roosevelt, İngiliz Başbakanı Churchill ve Rus lideri Stalin katıldılar. Bu buluşmada, Almanya mağlup edildikten sonra, bu ülkenin geleceği husûsu görüşüldü. Yalta Konferansında Almanya’nın kesin mağlubiyete uğratılıp, işgâl edilmesi, Alman ordularnın dağıtılması ve askerî sanâyinin yok edilmesi, savaş tazminatı alınması, savaş suçlularının cezâlandırılması, Nazizmin ortadan kaldırılması ve Berlin’de kurulacak olan Kontrol Komisyonunun ülkeyi idâre etmesi kararlaştırıldı. Yalta Konferansında Türkiye’yi ilgilendiren Boğazlar Meselesi üzerinde de duruldu. Stalin, Boğazlarla ilgili yapılmış olan Montrö Sözleşmesinin değiştirilmesini istedi. Bu isteğin ileriki toplantılarda görüşülmesine karar verildi.

ÖNE ÇIKANLAR