Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Hasedi akran belası
0:00 0:00
1x
a- | +A

Doğru arkadaş seçimi çocuklukta başlar. Bu, çocuğun hem duygusal gelişimini destekler hem de ömür boyu sürecek sağlıklı ilişkilerinin temelini oluşturacaktır. Bazen güzel sözler yeterli olmaz. Kişi davranışlarıyla arkadaşına değerini hissettirmelidir. Kaldı ki şimdi arkadaşın başarısına tahammül edebilen gerçek arkadaş yok gibi.

Aslında “ego” az veya çok herkeste var. Önemli olan haklı veya haksız olmak değil, kalp kırmamak, yargılamadan karşılıksız sevebilmek, iyilik yapabilmektir.

Bir şeyin fazlasını elde edebilmek, ondan başka şeylerden el çekmekle mümkündür.

Yavuz Sultan Selim Han, Mısır’dan ordusuyla ve mukaddes emanetler ile İstanbul’a dönerken, seferde yanından ayırmadığı Kemalpaşazade’ye sordu:

“Molla Lütfi hocanız imiş. İlmi, irfanı yüksek, değerli, dört başı mamur bir ilim adamı iken katledilmesine sebep ne oldu?”

Kemalpaşazade: “Hocam ‘hasedi akran’ belasına uğradı. (Akranının haset etmesi) Tam bir âlim, kâmil, gecenin üçte ikisinde teheccüd namazını kaçırmayan, salih, dindar bir kişi iken düşmanı çoğalıp haset ettiler ve katline sebep oldular” dedi.

Bu habere fevkalade üzülen Sultan, “Molla Lütfi ilminin ve vakarının yanında şaka yapmayı çok seven biriymiş. Bazen öyle şaka yaparmış ki, işitenler şaka değil gerçek zannederlermiş. Siz de hocanız gibi öyle şakalar yapmaz mısınız ki gerçek zannedilsin?” deyince İbni Kemal hazretleri hemen şu cevabı verdi:

“Sultan’ım biz geçen gün sıramızı savdık. Şimdi sıra padişahımız hazretlerindedir.”

Selim Han:

“Yoksa o geçen gün yeniçeriler ağzından söylenen sözler sizin sözünüz müydü?”

“Evet, doğrusu padişahımızın buyurdukları gibidir” dedi.

Şakaya inanmakta tereddüt eden padişah bu tereddüdün giderilmesine de çok sevindi.

Mustafa Ali Mahdum

ŞİİR

Çakmakçı Mehmet

Tamircilik asıl mesleği işi

Kütahya’da yoktur benzeri eşi

Cömerttir aramaz hiç üçü beşi

Sanatın ustası Çakmakçı Mehmet

Yalnız ozan derler gönül eridir

Şiir dünyasının bilge piridir

Şairlerin başı olsa yeridir

Sanatın ustası Çakmakçı Mehmet

Daktilo ustası Çakmakçı Mehmet

Şemsiye ustası Çakmakçı Mehmet

Kalp tamir ustası Çakmakçı Mehmet

Sanatın ustası Çakmakçı Mehmet

Dükkânı her türden kitapla dolu

Duvarda şiirler bir insan boyu

Sevgi gittiği yol, Yunus’un yolu

Sanatın ustası Çakmakçı Mehmet

Nöbetçi şair der; vefayı bilir

Serbesti, aruzu, heceyi bilir

Resimi çiniyi tamiri bilir

Sanatın ustası Çakmakçı Mehmet

Nöbetçi şair (Şahin Ertürk) -Kütahya

ESKİMEZ KELİMELER

MUTABAKAT: 1. uzlaşma. 2. uygunluk. 3. Biyolojide: uyum.

TELKİN: 1. Bir duyguyu, bir düşünceyi aşılama 2. Dini terim: talkın.

3. ruh bilimi Bilinç dışı bir sürecin aracılığıyla, kişinin ruhsal veya fizyolojik alanıyla ilgili bir düşüncenin gerçekleştirilmesi:

TASALLUT: 1. Sıkıntı verecek derecede sataşma, rahatsız etme, musallat olma, saldırma.

2. sarkıntılık.

SÜKÛNET: 1. Dinginlik 2. Huzurlu, rahat olma; sükûn 3. Dinme, yatışma.

Bap, -bı: 1. Kapı. 2. Kitaplarda bölüm, başlık. 3. Konu.

KERRAT: Birçok kez

HİMAYE: 1. Koruyuculuk 2. Kayırma, elinden tutma.

TAHVİL: 1. Devletin veya özel bir kuruluşun ödünç para almak için çıkardığı, değişik dönemlerde belirli oranlarda faiz getiren yazılı senet; obligasyon. 2. Değiştirme, çevirme, döndürme, dönüştürme.

PROBLEM: 1. matematikte Teoremler veya kurallar yardımıyla çözülmesi istenen soru; mesele.

2. sorun. 3. mecaz Davranışları normal olmayan ve özel olarak eğitilmesi gereken (kimse)

İLANİHAYE: 1. Sonsuza kadar. 2. Sonsuz.

Yetenekli Kalemler'de önceki yazılar...

ÖNE ÇIKANLAR