Doğru arkadaş seçimi çocuklukta başlar. Bu, çocuğun hem duygusal gelişimini destekler hem de ömür boyu sürecek sağlıklı ilişkilerinin temelini oluşturacaktır. Bazen güzel sözler yeterli olmaz. Kişi davranışlarıyla arkadaşına değerini hissettirmelidir. Kaldı ki şimdi arkadaşın başarısına tahammül edebilen gerçek arkadaş yok gibi.
Aslında “ego” az veya çok herkeste var. Önemli olan haklı veya haksız olmak değil, kalp kırmamak, yargılamadan karşılıksız sevebilmek, iyilik yapabilmektir.
Bir şeyin fazlasını elde edebilmek, ondan başka şeylerden el çekmekle mümkündür.
Yavuz Sultan Selim Han, Mısır’dan ordusuyla ve mukaddes emanetler ile İstanbul’a dönerken, seferde yanından ayırmadığı Kemalpaşazade’ye sordu:
“Molla Lütfi hocanız imiş. İlmi, irfanı yüksek, değerli, dört başı mamur bir ilim adamı iken katledilmesine sebep ne oldu?”
Kemalpaşazade: “Hocam ‘hasedi akran’ belasına uğradı. (Akranının haset etmesi) Tam bir âlim, kâmil, gecenin üçte ikisinde teheccüd namazını kaçırmayan, salih, dindar bir kişi iken düşmanı çoğalıp haset ettiler ve katline sebep oldular” dedi.
Bu habere fevkalade üzülen Sultan, “Molla Lütfi ilminin ve vakarının yanında şaka yapmayı çok seven biriymiş. Bazen öyle şaka yaparmış ki, işitenler şaka değil gerçek zannederlermiş. Siz de hocanız gibi öyle şakalar yapmaz mısınız ki gerçek zannedilsin?” deyince İbni Kemal hazretleri hemen şu cevabı verdi:
“Sultan’ım biz geçen gün sıramızı savdık. Şimdi sıra padişahımız hazretlerindedir.”
Selim Han:
“Yoksa o geçen gün yeniçeriler ağzından söylenen sözler sizin sözünüz müydü?”
“Evet, doğrusu padişahımızın buyurdukları gibidir” dedi.
Şakaya inanmakta tereddüt eden padişah bu tereddüdün giderilmesine de çok sevindi.
Mustafa Ali Mahdum
ŞİİR
Çakmakçı Mehmet
Tamircilik asıl mesleği işi
Kütahya’da yoktur benzeri eşi
Cömerttir aramaz hiç üçü beşi
Sanatın ustası Çakmakçı Mehmet
Yalnız ozan derler gönül eridir
Şiir dünyasının bilge piridir
Şairlerin başı olsa yeridir
Sanatın ustası Çakmakçı Mehmet
Daktilo ustası Çakmakçı Mehmet
Şemsiye ustası Çakmakçı Mehmet
Kalp tamir ustası Çakmakçı Mehmet
Sanatın ustası Çakmakçı Mehmet
Dükkânı her türden kitapla dolu
Duvarda şiirler bir insan boyu
Sevgi gittiği yol, Yunus’un yolu
Sanatın ustası Çakmakçı Mehmet
Nöbetçi şair der; vefayı bilir
Serbesti, aruzu, heceyi bilir
Resimi çiniyi tamiri bilir
Sanatın ustası Çakmakçı Mehmet
Nöbetçi şair (Şahin Ertürk) -Kütahya
ESKİMEZ KELİMELER
MUTABAKAT: 1. uzlaşma. 2. uygunluk. 3. Biyolojide: uyum.
TELKİN: 1. Bir duyguyu, bir düşünceyi aşılama 2. Dini terim: talkın.
3. ruh bilimi Bilinç dışı bir sürecin aracılığıyla, kişinin ruhsal veya fizyolojik alanıyla ilgili bir düşüncenin gerçekleştirilmesi:
TASALLUT: 1. Sıkıntı verecek derecede sataşma, rahatsız etme, musallat olma, saldırma.
2. sarkıntılık.
SÜKÛNET: 1. Dinginlik 2. Huzurlu, rahat olma; sükûn 3. Dinme, yatışma.
Bap, -bı: 1. Kapı. 2. Kitaplarda bölüm, başlık. 3. Konu.
KERRAT: Birçok kez
HİMAYE: 1. Koruyuculuk 2. Kayırma, elinden tutma.
TAHVİL: 1. Devletin veya özel bir kuruluşun ödünç para almak için çıkardığı, değişik dönemlerde belirli oranlarda faiz getiren yazılı senet; obligasyon. 2. Değiştirme, çevirme, döndürme, dönüştürme.
PROBLEM: 1. matematikte Teoremler veya kurallar yardımıyla çözülmesi istenen soru; mesele.
2. sorun. 3. mecaz Davranışları normal olmayan ve özel olarak eğitilmesi gereken (kimse)
İLANİHAYE: 1. Sonsuza kadar. 2. Sonsuz.

