Kaydet
a- | +A

Doğru yolun büyükleri buyurdular ki “riya” azı bile insana yakışmayan bir huydur. Allahü teâlâ kendisinde ucub bulunan kimseyi sevmez. O kimse Allahü teâlâ katında hor ve hakirdir. Ne zaman yükselmek istese de Allahü teâlâ onu alçalttır. Ucub kalp hastalıklarının en kötülerinden olup cehalet alametidir. Taşkınlık, azgınlık kaynağıdır. Kibirli insan sadece kendisini faziletli görür. Başkalarının fazilet sahibi olması onu hiç ilgilendirmez.

Haset denilen zararlı duygu hakkında yeterli bilgi sahibi olmak zorundayız. Bizler hasedi sadece kıskanmak olarak bilsek de insanda kötülenmiş olan bazı hâllerin ortaya çıkmasına sebep olur. Haset eden kişi sebepsiz yere haset ettiği kişiye kızar. Haset edilenin hiçbir suçu olmadığı hâlde ona kin besler. Hasetçinin yanında gerçeklerin hiçbir önemi yoktur. Hasetçi şöyle düşünür: Bu iş benim kabullendiğim gibidir başka türlüsü olamaz...

En tehlikeli uygulamaları hızlı organize olup, ortaya sürecekleri fitneyi belirlemektir. Tarihte fitne oluşturup büyük zararlara sebep olunduğu çok görülmüştür. Mevlâna hazretlerinin babası Bahaeddin Veled, vaazlarında Ehl-i sünnet yolunu anlatırken bazı bozuk faaliyetlerin tehlikesinden bahsettiği için hasetçilerin fitne çıkarma hışmına uğramıştı. Hasetçiler aslı astarı olmayan yalanlarla onu sultanın nazarından düşürdüler. Hâlbuki Sultan’ın saygı duyduğu biriydi. Sultan “belki” deyip bir yakınıyla ağır sözler söyletti. Bu sözleri duyan Bahaeddin Veled “yakınlarına hasetçilerin zulmünden hicret etmek dedelerimizin sünnetidir biz de başka ülkelere gideriz” diye karar alıp yakınlarına ve talebelerine sefere hazırlanmaları talimatını verdi. Hâlbuki vahşi eşkıya sürüsünün gelmekte olduğu haberini alıp sürüyü bozguna uğratma planını bile yapmıştı. Sadece yolda giderken çevresine “yazık oldu koskoca memlekete” diye üzüntüsünü dile getirmiştir.

Mustafa Ali Mahdum

ŞİİR

Babama

Dağ gibi adamdın canım babam,

Şimdi ne oldu bilmiyorum sana,

Bir çınarımdın benim can babam,

Yüzün sarardı rengin soldu babam.

Senden alırdım her zaman destek,

Hayat gülmüyor artık ne etsek,

Bilmiyorum ne yapalım nere gitsek,

Canımsın dağ gibi canım babam.

Dinimi, ilmi hep senden öğrendim,

Takvayı, doğru, dürüstlüğü gördüm,

Büyükleri sevmeyi sen gösterdin,

Canımsın canım benim babam,

Dünya fânidir diye bugünlere geldin,

Hizmet aşkı ile kendini feda ettin,

Ahirette olacak karşılığı hep beklerdin,

Canımsın canım benim babam.

Allahü teâlâ hayırlısını versin,

Gönlün hep huzurla dolsun,

Cennet nimetleri senin olsun,

Canımsın canım benim babam.

Mücahit Demirci

ESKİMEZ KELİMELER

MÜNHASIR: 1. Mahsus, özel 2. Sınırlı. Münhasıran: Özellikle.

MÜNHAL: 1. Boş 2. Eriyebilen, çözülebilen.

MÜSHİL: Bağırsakları çalıştırıp temizleyen, dışkının kolaylıkla dışarı atılmasını sağlayan ilaç.

MUHLİS: Dostluğunda ve inançlarında içten olan.

MUHSİN: İyilik eden, iyi ve güzel işler yapan, iyilikte bulunan, lütuf ve ihsan eden (kimse).

MUHASİP: Sayman. Muhasebe işleriyle uğraşan kimse, muhasebeci,

MUHASEBE: 1. Hesap işlerinin yürütüldüğü yer 2. Hesap işleriyle uğraşma 3. (eskimiş) Hesaplaşma, karşılıklı hesap görme 4. (eskimiş) Hesapların bütünü.

Yetenekli Kalemler'de önceki yazılar...