Kaydet
a- | +A

Yakın zamana kadar “iş kadını” ve “iş adamı” kavramlarımız vardı. Şimdi bunların ikisi de tedavülden kaldırıldı. İkisinin yerine birden “iş insanı” adı söylenir oldu. Bu kararı alanlar kimlerdi? Bu kararı uygulayanlar neye göre ve kime göre uygular oldu. Bu değişikliği gündeme getirenler ne amaçla gündeme getirmişti? Hangi dilciye, edebiyatçıya, akademisyene, üniversiteye kurum veya kuruluşa danışılmıştı?

Bir kurum ve birkaç üst akıl, konuya hemen hiç kimsenin ses çıkartamayacağı “cinsiyet ayırımı” gibi bir pencereden yorum getirmiş ve herkesi bu yorumun inandırıcılığına da inandırmışlardı. “İş kadını da demeyelim, iş adamı da demeyelim. Ne diyelim “iş insanı” diyelim. Böylece cinsiyet ayırımcılığı yapmamış olalım” gibi absürt ötesi bir kafa karıştırma ile konuyu oldubittiye getirivermişlerdi.

“Kadına kadın demenin, adama adam demenin neresi cinsiyet ayırımcılığı arkadaş?” diye bir ağzı laf yapan kimse de çıkıp bu sorusunu dile getirmemişti. Benzer örnekler ile bu tezin doğruluğunu savunanlar savunmaya devam ederken yazılı ve görsel medya bu teze bilerek bilmeyerek anında kucak açmış ve söylem çoktan tedavüle sokulmuştu bile… Ve gazete okuyanlar ile haber dinleyenler “iş adamı” veya “iş kadını” yerine “iş insanı” diye okuyup dinlemeye başlamışlardı?

Bir habere konu olduğunda “bu iş insanı kimdir?” diye konu olduğunda bu insanın kadın mı erkek mi olduğu sorgulanmayacak mıydı? Bu iş insanıyla iletişime geçecek olunduğunda onun kadın mı erkek mi olduğu sorulmayacak mıydı? Ve önünde sonunda onun kadın veya erkek olması yol ayırımına gelinmeyecek miydi? Ama mesele yeni bir tez atarak zihinlerin meşgul edilebilmesiydi?

Bu kimselere ve iki ayrı varlığa kendi üç kıvrımlı zihinlerinde güya ayırımcılık yapmamak adına en büyük ayıbı ve aslında saygısızlığı yaptıklarının farkındalar mıydı? Kadına kadın, erkeğe erkek demek neden niçin niye cinsiyet ayırımcılığı idi? Kadına kadın demekten keza erkeğe erkek demekten başka bir şey demek onlara saygısızlık olmaz mıydı? Bu cinsiyet ayırımcılığına düşmanlık edecekken cinsiyeti yok eden zihniyetin temsilcilerine sormak istiyorum. Bu mantıkla siz erkek ve kadında mutlak kendilerine ait meslekleri nasıl ortak tanımlayacaksınız? Örneğin “ev kadını” yerine de “ev insanı” mı diyeceksiniz?!.

            Ercüment Çuha-İstanbul

ŞİİR

           Neler gördüm

Yoksulun hakkını sürekli çalan

İnsan suretinde şeytanlar gördüm

Elinde kötülük dilinde yalan

Şeytandan aşağı insanlar gördüm.

Bir an bile günahlara dalmadan

Yeryüzünde arpa boyu kalmadan

Gencecik yaşında murat almadan,

Toprağa devrilmiş fidanlar gördüm.

Yürüyüp gittiler bitmedi yollar

Sonsuzluğa doğru uzandı kollar

Terk etti dünyayı sayısız kullar

Hep dolup boşalan meydanlar gördüm.

Yenilen lokmaya haram katılmış

Dürüstlük doğrudan çöpe atılmış

Zulmün pazarında namus satılmış

Kurtlar sofrasında ceylanlar gördüm.

Gönül aynasında mevsim kış değil

Müslüman kişiye cennet düş değil

Karamsar olsam da dünya boş değil

Allah’a yönelmiş sultanlar gördüm.

       Kadir Fidan/Dağların Şairi

SAĞLIK OLSUN

Sağlıklı böbrek için

Böbrekler, vücudumuzun hayati organlarıdır. Vücuttan toksinleri atmamızı sağlar. Filtre görevi yapar. Böbrekler zamanla fonksiyonunu yerine getiremez hâle gelebilir. Bu durumda böbrekleri temizleyen bazı bitkilerden yardım alınabilir. Örnek olarak ısırgan otu... Isırgan otu içinde bulunan beta karoten, A, B2, C, E vitamini ve kalsiyum, potasyum ve demir böbrekleri temizler ve idrar söktürür... 

Maydanoz: Çok kuvvetli bir idrar söktürücüdür. Aynı zamanda, üriner sistemin düzenli çalışmasını sağlar. Çok kuvvetli bir detoks malzemesidir. Bilhassa kaynatılan suyunun içilmesi böbrekleri temizler...

Altınbaşak, idrar yolu enfeksiyonlarında kullanılan bir bitkidir. Nefrit ve sistit gibi hastalıklarda da kullanılır...

ATASÖZÜ

Bülbülü altın kafese koymuşlar "ah vatanım" demiş...

ÖNE ÇIKANLAR