Kaydet
a- | +A

Denememizin dünkü kısmında hep bizim şairlerimizden, düşünürlerimizden örnek verdik… Kalp ve göz arasındaki beraberliğe ve aynı oranda farklılıklara… Bir de atasözlerimizden yardım alarak denememize devam edelim… “Göz görmeyince gönül katlanır” der atalarımız… Demek ki gözün görmesi ve verdiği enerjinin kalbe ulaşmasıyla doğrudan ilişkilidir bu atasözü de…

Sadece biz mi böyle düşünürüz? Elbette ki hayır…  Örnek olarak Maslow'a göre de insanın sevgi ve ait olma ihtiyacı vardır. Eğer insan temel ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra bu ihtiyacı karşılamazsa kendini derin bir boşluğun içinde hisseder. Yani insanın bir kalbe yahut birine aidiyet içinde olması gerekir. Çünkü insanların sevmeye ve sevilmeye ihtiyacı vardır.

Sadece insanı değil bir kuşu da sevebilir insan yahut gökyüzünü. Bir rengi ya da bir şehri, bir kitabı… Ama insan neyi severse sevsin ruhla, kalple sevsin. Ruhsuz bir insan çorak araziye benzer ne ekilir ne de meyve verir. Sadece bedenden ibarettir.

Onun için kalp çok değerlidir… Gönül çok değerlidir… Sevilen ve seven kalp ile gönül ile birbirine merbut olur, bağlanır… Sanki o zaman anlam kazanır değil mi Yunus Emre’nin şu mısraları:

"Bir kez gönül yıktı isen, bu kıldığın namaz değil/Yetmiş iki millet dahi, elin yüzün yumaz değil.”

Sevmek ve sevilmek elbette güzel bir duygudur. Ama karşılıklı olması gerekir. Eğer kalbimizin ruhu biri için heyecanlandığı zaman yahut bir başka canlı ya da cansız varlık için çarptığı an karşı taraftan aynı duyguları alabiliyorsa işte o zaman gerçek aşk var olmuş demektir. İnsan o zaman Dünya'nın tüm yerküresini görmüş gibi olur. Ama karşılık alamadığı takdirde boş bir odanın içinde sıkışmış gibi olur. Görebildiği tek şey dört duvardır.

İnsan sevmeli, gezmeli, yaşamalı, bilmeli. Kalbinin içindeki ruhun doyumunu sağlamalı. Çünkü hayat aldığımız nefeslerle değil, nefesimizi kesen anlarla ölçülür. İnsan ne kadar fazla ruhu ile yaşarsa dünyayı o denli görme şansına sahiptir. Hayattaki varlığımız bizim yaşayabildiğimiz anların toplamı ve anılarımızın ruhumuzu ne kadar doldurabildiği ile aynı ölçüttedir. Sevmek o yüzden kalp ile olur. Kalp ise ruhun güzelliği içindir. Neye âşık ise insan kalbi ile sevmeli. Çünkü kalp ruhun kendisidir. Onun için kalp kırmamalıdır...

            Furkan Dilekci

 

 

ŞİİR

 

        Neredeler?

 

Karun gibi zengin olan

Hani nerde neredeler?

Ufku geniş engin olan

Hani nerde neredeler?

 

Herkesi dost sandıkların

Her saniye andıkların

Uğruna çok yandıkların

Hani nerde neredeler?

 

Saçı başı hep ak oldu

Sararan bir yaprak oldu

Dedem ninem toprak oldu

Hani nerde neredeler?

 

Yalan dünya bomboş bir han

Hiç kimseye kalmaz cihan

Yüzyıllardır böyle devran

Hani nerde neredeler?

 

         (Nöbetçi Şair)-Şahin Ertürk

 

 

 

ENTERESAN COĞRAFYALAR

 

MACELLAN BOĞAZI: Güney Amerika’nın en güneyinde Atlas Okyanusunu Pasifik Okyanusuna bağlayan boğaz. Ana kıta ile Tierra del Fuego Takımadalarını ayırır. Bu takımadalar, Arjantin ve Şili arasında paylaşılmıştır.

Macellan Boğazı'nın uzunluğu, 686 km, genişliği 4-37 km’dir. Boğaz, 1520 yılında Macellan tarafından keşfedildiği için bu isimle anılmaktadır. Sis ve rüzgâr sebebiyle geçilmesi zordur. Boğaz üzerindeki en büyük liman, Punda Arenas’tır. Macellan Boğazı, Panama Kanalı’nın yapımından önce büyük bir öneme sahip olsa da günümüzde hâlen birçok gemi tarafından kullanılıyor. Su seviyesindeki gelgitlerden oluşan farklılıklar, Patagonya’da hüküm süren kuvvetli rüzgârlar, kuvvetli akıntı ve dalgalara yol açıyor.

ÖNE ÇIKANLAR