Zihninizi verimli olarak çalıştırmadan önce, ulaşmayı umduğunuz sonuçlarla ilgili algılamalarınızı geliştirmelisiniz. Beyin tanımlanmış bir hedefe sahip olduğunda, amacına ulaşıncaya kadar yoğunlaşmakta, yönlenmekte eğer böyle bir hedef yoksa enerjiyi boşa harcamaktadır.
İstediğinizi yeteneklerinize göre elde etmenin tek yolu, ne istediğinizi bilmektir. Sonuçlarınızı belirlemedeki 5 yolu inceleyelim.
1- Sonuçlarınızı olumlu cümlelerle ifade ediniz: Neyin gerçekleşmesini istediğinizi söyleyiniz.
2- Mümkün olduğu kadar kesin olun: Tüm duygularınızla istediğiniz sonuçları tanımlamaya çalışın. Tanımınızın duygusal yönü ne kadar zengin olursa, istediğiniz sonucu elde etmek için beyninizi o oranda güçlendirirsiniz. Sonuca hangi tarihte kesin olarak ulaşacağınızı belirleyin.
3- Açık bir ispatlamaya sahip olun: Amacınıza ulaşıp ulaşmadığınızı nasıl anlayacağınızı bilmezseniz; amacınıza ulaşmış olsanız bile bunu fark edemezsiniz. Sonuçları bilmezseniz, kazanıyorken kaybediyor olduğunuzu sanabilirsiniz.
4- Kontrollü olun: Sonuç sizin tarafınızdan başlatılmalı ve sürdürülmelidir. Sonuçlarınız sizin doğrudan etkileyebileceğiniz şeyleri yansıtmalıdır.
5- Sonuçlarınızın anlamlı ve istenilir olup olmadığını sınayın: Gerçek amacınızın, gelecekteki sonuçlarının neler olacağını tahmin edin. Sonucunuz size ve diğer kişilere yararlı olmalıdır.
Sonuçları belirlemenin ana ögeleri; tam olarak ne yapmak istiyorsunuz? Şimdi ne oluyor? Bu sorulara kafa yormak ve bu uğurda çalışmak çabalamak gerekiyor. Her şey düşüncede başlar. Ne düşünürsek onu yaşarız.
Nurettin Bozan-Eskişehir
ŞİİR
Gençlik var
Afyon yutmuş gibiler
Kurtaracak gençlik var
Bir girdaba girmişler
Kurtaracak gençlik var
Hiç kimseye acımaz
Göz yaşına aldırmaz
Geleceğine bakmaz
Kurtaracak gençlik var
Kalpten kalbe savrulan
Yanlışları savunan
Ekranlarda savrulan
Kurtaracak gençlik var
Çok bilmişlik taslıyor
Büyük sözü takmıyor
Gerekirse haklıyor
Acınacak gençlik var
Mektup nedir bilmeyen
Bir kez hasret çekmeyen
Mertçe cesur sevmeyen
Öğrenecek gençlik var
Nöbetçi der; bilgisiz
Din bilgisi yetersiz
Dünya yansa ilgisiz
Ama bizim gençlik var
Nöbetçi Şair (Şahin Ertürk)
DUYGU DAMLASI
ÖZDE Mİ SÖZDE Mİ? Sözde değil özde diye bir tanım duyduk mu? Sonra kendimize baktık mı? İyilik etmek ne güzel, yardım etmek ne güzel, dert çekmek ne güzel, insaf etmek ne güzel, affetmek... Hepsi ne iyi ne güzel... Dilimizden düşürmediğimiz güzellikler değil mi? Peki dilimizden düşürmediğimiz bu iyiliklerden hangisini yapabiliyoruz? Her biri yeri ve zamanı geldiğinde hepimizin, dile getirdiği ve yapılmasını öğütlediğimiz hasletler değil mi? Ne acıdır ki hepsi bizim dilimizde... Yani sözde... Öyle olduğu için de yardıma muhtaç, muhtaçlığıyla kalıyor. Dert çeken derdiyle baş başa... İnsaf bekleyen insafa hasret, merhamet merhametsizin cebinde yok... Hele el açıp boyun bükene nefsin verdiği iştihayla ilgisiz kalıyoruz... “Ayağa değmedik taş olmaz başa gelmedik iş olmaz” demiş atalarımız... İş, başa gelmeden sefamızı sürerken kitaplarda okuduğumuz, büyüklerden dinlediğimiz ve gördüğümüz o güzel hasletlere sözde değil özde bağlanabilmek değil mi? [Ömer Reşat Altınok]

