Kaydet
a- | +A

Muhafazakâr insan; dirlik ve düzenlikten yanadır. Toplumun kutuplaşmasına, ayrışmasına karşıdır. Muhafazakârlar, toplumsal ilişkilerin sürtüşmesiz ve sarsıntısız bir zeminde sakince yürümesini isterler.

Muhafazakâr insan; yozlaşmadan uzak durur. Yozlaşmayı, toplumların geleceğini karartan, millî kültür ve medeniyeti değersizleştiren bir zehir olarak görür ve kendisini her türlü yozlaşmadan korur.

Muhafazakâr insan; ülkesine ve halkına her zaman sahip çıkar. Bunu lafla değil her türlü eylemiyle, hatta yaşam biçimi olarak uygular. Sahip çıkmanın anlamını saygı, hoşgörü ve başkasının hakkını gözetmek olarak anlar. Adaletten asla vazgeçmez.

Muhafazakâr insan; yalandan, riyadan ve kinden uzaktır. Davranış ve düşüncelerinde samimiyet esastır. Olduğu gibi görünür. Her zaman doğruluktan şaşmayan bir yapısı vardır. İyiye ve güzele yönlendirir, iyiyi ve güzeli tavsiye eder.

Muhafazakâr insan; huzura değer verir. Huzursuzluk çıkartacak, gönül kıracak bütün hareketlerden uzaktır. Yaşadığı yerin huzurunu korumayı birinci amaç edinir. Bu nedenle emin ve adil bir kimsedir.

Muhafazakâr insan; kültürlü ve bilgilidir. Çünkü o, ilmin asaletine inanan kimsedir. Cehaletin ve bağnazlığın her zaman karşısında durur. Propagandadan etkilenmez. Aklının ve bilgisinin gücüne göre karar verir. Dünyayı da buna göre kavrar ve değerlendirir.

Muhafazakâr insan; değer verir. Yaşadığı şehre, ülkesine ve dünyaya saygılı davranır. Doğayı korur, doğanın tahrip edilmesine karşı çıkar. Şehirlerde ve doğada dokunun bozulmasına karşı çıkar. Hassas davranır.

Muhafazakâr insan; hürriyetçi ve demokrattır. “Hâkimiyet kayıtsız, şartsız milletindir” ilkesini mukaddes bir şiar olarak kabul eder. Demokrasi bayrağının milletin elinden düşmemesi gerektiğini bilir. Her türlü baskı, zorlama ve tahakkümü reddeder.

Ataman Ayyıldız

ŞİİR

Aşk

Çoğunluk koşturmakta, bir aşktan başka aşka

Var mı Allah aşkına, Allah aşkından başka

Kaypak hayal

Aklımı kayıp dertler kuyusunda kaybettim

Tepedeki daralan apaydın kavis yok ki

Nihayet tam karanlık, ama bir şey fark ettim

Yokun varlığını ben, kendimde duydum sanki

Hiçliğini bildiğim hoş hayale uzandım

Uçuruyordu beni dibe söyledikleri

Seyahatten kendime bir makul şey kazandım

Ümidin bıraktığı acı sersemlikleri

Pedagoji

Evlada miras için didinerek yaşarsın

Evlat evvela Allah demeyi bir başarsın

Mazi

İlk başlarda bir korkak, anneden ayrılmayan

Maziler erimekte, sigaramın ucunda

Çocukluk da süzülür, bizi süzdükçe zaman

Ayrışır hatıralar, hafıza dumanında

Zaman

Zamanın eyerine zincirle bağlı boynum

Minare merdiveni ve hiç bitmeyen çıkış

Her basamakta sanki milyonlarca milenyum

Ölüm aşağı düşüş, belki tepeye varış

Mehmet Yusuf İmeci

ŞİFALI BİTKİLER

ISIRGAN OTU ( Urtica) : Türkiye’de yetiştiği yerler: Hemen hemen bütün Anadolu. Mayıs-VE ağustos ayları arasında çiçek açan, 20-100 cm boyunda, viranelik, yol kenarları ve duvar diplerinde bulunan bir senelik tek evcikli otsu bir bitki. Gövdeleri dik, 4 köşemsi, basit veya tabandan itibaren dallanmıştır. Üzerinde yakıcı tüyleri bulunur. Yapraklar saplı, oval şekilli ve dişli kenarlı, üst tarafı koyu yeşil renkli ve parlak olup, yakıcı tüylerle kaplıdır. Erkek ve dişi çiçekler bir arada olmak üzere yaprakların koltuğunda uzunca saplı küçük durumlar teşkil ederler. Çiçek örtüsü 4 parçalıdır. Meyveleri esmer renkte ve fındıksıdır. Tohum, yağ içeren bir besi dokuya sahiptir. Kullanıldığı yerler: Taze ve güneşte kurutulmuş dalları kullanılır. Yapraklarında formik asit ve nitratlar bulunmaktadır. Bu bitkinin yakıcı tüylerinde formik asit bulunduğu birçok yerlerde kayıtlı ise de tüylerin taşıdığı usarede asetilkolin ve histamin vardır.

Eskiden romatizma ve siyatikte kullanılırdı. Yapraklarından hazırlanan infüzyon saç dökülmesine karşı tatbik edilir. Köklerinden sarı renkli boya elde edilmektedir.

ÖNE ÇIKANLAR