Kaydet
a- | +A

ATASÖZÜ

 

Her yiğidin gönlünde bir arslan yatar...

 

 

 

Hak ve batıl mücadelesi, Habil ve Kabil’den beri aralıksız devam etmektedir. Kıyamete kadar da devam edecektir. Önemli olan hangi safta yer aldığımızdır. Hak gelince, batıl gider. Hakk’ın yanında yer alanlar, asla kaybetmez. Yenilgi, Hak’tan uzaklaşmanın alameti ve sonucudur.

Asırlarca zaferden zafere koşan Müslümanlar, ikiyüz yıldır, Hristiyan Batı karşısında çok büyük bir yenilgiye uğradı. Âlem-i İslam, iki asırdır, topyekûn, zalimlerin pençesi altında inim inim inlerken, bu büyük hezimetin nedenlerini sorgulamakta, bir yandan da kurtuluş çareleri aramaktadır. Aslında iki asırdır aradığımız çözümün formülü, özümüzde gizlidir. Uzaklarda aramaya gerek yoktur.

Dünyayı karanlıktan kurtarmak, insanlığı saadete kavuşturmak için sefere çıkan bir avuç kahramanın, kısa zamanda, dünyanın en büyük imparatorluklarını dize getirmesi; Hindistan’dan İspanya’ya, Altay Dağları'ndan Alp Dağları'na kadar, güneşin doğup battığı diyarları fethetmeleri, normal şartlarda, aklın alabileceği bir şey değildir. Şanlı Bedir’den başlayıp; Mute’de yüz bine karşı, üç bin; Yermük’te iki yüz kırk bine karşı, elli bin; Malazgirt’te iki yüz bine kaşı, elli bin mücahitle ve tarih boyunca karşı konulmaz sayısız birleşik haçlı ordularına karşı kazanılan o büyük zaferlerin sırrı, üç kelimede gizlidir: İman, ilim ve ahlak... Müslümanlar, adı güzel, kendi güzel Muhammed aleyhisselâmın izinde yürüdükçe, sayıları az da olsa, asla yenilmemişlerdir. Tarih, bunun sayısız örnekleriyle doludur. Allah için sefere çıkanlar yenilmez.

Bütün dünyayı toplayıp, bir avuç Müslümana galip gelemeyen İslam düşmanları, bu işin sırrını çözmek için çok uğraştılar. Neydi Müslümanları zaferden zafere koşturan güç? Sonunda bir gece yarısı, Yunan isyanının lideri, İstanbul Fener Rum Patriği Gregoryus: ‘Evreka! Evraka!’ diye telgraf başına koştu. Türkleri yenmenin sırrını çözmüş, sabahı bekleyemeden Avrupalı dostlarına mektup uçurmuştu...

           İdris İspiroğlu

 

 

 

ŞİİR

 

  Hani neredeler?

 

Karun gibi zengin olan

Leyla gibi güzel olan

Zeki gibi ünlü olan

Hani nerde neredeler

 

Hani nerde sevdiklerin

Hani nerde övdüklerin

Hani nerde güldüklerin

Hani nerde neredeler

 

Vazgeçilmez sanılanlar

Saraylarda oturanlar

Bol bulunca kuduranlar

Hani nerde neredeler

 

Deden ninen hani nerde

Dayın emmin hani nerde

Halan teyzen hani nerde

Hani nerde neredeler

 

Hani nerde neredeler

Dünya bir değirmendir

İnsanları öğütendir

Hani nerde neredeler

 

Nöbetçi Şair/Şahin Ertürk

 

 

SAĞLIK OLSUN

 

HAVUCU ISIRARAK YERSENİZ: Havucu ısırarak ve çiğneyerek yediğinizde bakın ne faydaları var?

Her bir ısırma ve çiğnemede beyne farklı mesaj var… Ön dişlerle koparırken farklı, azı dişlerde çiğnerken farklı… Örneğin ön dişlerle koparırken kalbe fayda sağlarken, yan dişlerle çiğnediğiniz zaman kalın bağırsakta fayda sağlıyor. Azı dişleriyle çiğnediğiniz zaman bel ağrılarına etki ediyor. İki taraflı çiğnediğiniz zaman komple sistemi düzenliyor. Ayrıca diş etleri güçleniyor. Diş minelerine temizlik sağlıyor. Diş kanamaları azalıyor. Ağızdaki Ph dengesini düzenliyor. Koku merkezleriniz gelişiyor. Tat merkezleriniz gelişiyor. Karaciğerimiz gelişiyor. Havuç çiğnendiğinde varis azalıyor. Hemoroit azalıyor. Bütün bunları dişinizdeki değişik akupunktur noktalarını uyararak yapmış oluyor.

Çiğnemeyle aslında besinler mide için öğütülürken aynı zamanda dişteki akupunktur noktalarıyla beyne de sürekli mesaj gönderilmiş oluyor. Havuç aynı zamanda akciğer kanserine karşı en etkili besinlerden birisidir. Menopoz sonrası dönemi kolay atlatmada en etkili besinlerden biridir. Havuç kalbin dostudur. Kolesterol düşürmede ilk akla gelmesi gereken besinlerdendir. İçindeki lif oranı sebebiyle sindirim sistemini düzenlemeye yardımcı olur. Sabah yorgunluklarına iyi gelir. Kabızlığa iyi gelir. Sindirimi kolaylaştırır. Gaz giderir. İdrar söktürür. Âdet günlerinde sancıyı azaltır. [Dr. İsmail Maraş]

ÖNE ÇIKANLAR