Köksüz bir ağaç olamayacağı gibi, geçmişle bağları koparılan bir insanın asude bir hayat yaşaması mümkün müdür?
Nasıl ki fizyolojik ve biyolojik özelliklerimizin taşınması DNA molekülleriyle sağlanıyorsa; maneviyatımızın geleceğe taşınması da fen ve din ilimlerinin öğrenilmesi ve öğretilmesi ile beraber; örf, âdet ve geleneklerimizin nesilden nesile aktarılmasıyla mümkündür.
Bu aktarım ise ancak ailedeki temel eğitimden sonra; ilminde mütehassıs, rehber şahsiyetlerin vereceği eğitimle ve onların doğru kaynaklardan süzülerek hazırladıkları eserleri ve dahi onların insanlığa numune olan hayatları sayesinde mümkün olabilir.
İyi insanların nesebinden ve ruh yapısından gelen asaletinde bunları fark etmek çok da zor olmasa gerek. Zira "Her şey aslına rücu eder" düsturu, bu hakikatin en güçlü delilidir.
Geçtiğimiz asra kadar önce aileden, sonrasında ise aklıselim ve ilim sahibi rehberlerden aldığımız eğitim sayesinde toplum olarak çok daha rahat, mutlu ve huzurluyduk.
O dönemin insanlarının; eğitmek, yetiştirmek ve sahip çıkmak gibi eşsiz faziletleri, bu uğurda sergilediği emsalsiz fedakârlıkları vardı. Yetiştirdikleri güzide talebeler, o rehberlerin büyüklüğünü anlamaya kâfi gelirdi.
Ne yazık ki bugün genel anlamda ne ailede, okulda ne hayatta o eski tutum ve davranışlar, o güzellikler neredeyse hiç kalmadı.
Gösteriş budalası aileler ve diplomalı cahiller çoğaldıkça; vatanına, milletine, dinine ve değerlerine bağlı, devletine faydalı örnek insanlar yetişmesi şöyle dursun maalesef ki iyi insan yetişmesi bile hayal oldu!
Meşhur "Rehbersiz kemâlin zevalî vardır" sözü bugün acı bir şekilde karşılık bulmaktadır.
Nam-ı diğer Madenci
ŞİİR
Duruş
İnançsızlık ilk etap, merhale...
Ahlâk erozyona uğradığında,
Salıver gitsin.
Utanma olmadığında her şey "doğal,
Olağan, sıradan"
Her adım planlı, programlı,
Sırasıyla, sıradan.
Adı bile belli "yap boz"
Yap bak değil, yap gör değil, boz.
Ne tufa ama. Ne tuzak.
Batılılaş... Uçsuz bucaksız...
Adını sen koy:
"Toplum Mühendisliği", "çağdaşlaşma"
Örf, âdet, gelenek çöpe...
Kır zincirlerini.
Yallah özgürlüğe(!) alabildiğince,
Sınırsız, gittiği yere kadar.
Bilimsellikten söz ediyor, yola çıkıyoruz.
5000 yıllık genoma sırtımızı dönüp,
200 yıllık "hızlı çeken vurur"
Basitliğine yöneliyor, kutsuyor,
Hayatımızı altüst ediyor,
Kurtlara, kuşlara yem oluyoruz.
Nerede bizim asil duruşumuz.
Akıl nerede?
Hulki Toprak
ESKİMEZ KELİMELER
SUHULET: 1. Kolaylık 2. Yumuşaklık, naziklik, nezaket.
MUTAT: 1. Alışkanlık hâline gelmiş, âdet edinilmiş, alışılmış, her zamanki 2. Alışılmış, âdet edinilmiş şey, alışkanlık, âdet.
TABÂBET: Tıp ilmi, (aslı tibabet)
ŞUARA: Şairler...
TEZKERE: 1. Küçük mektup, pusula. 2. Bir iş için izin verildiğini bildiren veya bir hususu ispata yarayan resmî belge. 3. Askerlik görevinin bittiğini bildiren belge. 4. Aynı şehirde resmî daireler arasındaki yazışma pusulası, makamlar arasında gidip gelen kısa yazı. 5. Belli bir konuya ait bilgileri içine alan kitapçık. 6. Belli bir meslekteki tanınmış kimselerin, bilhassa şairlerin hayatlarından, eserlerinden söz eden kitap. Tezkere almak: Askerlik görevini tamamlamak ve bunu bildiren belgeyi almak. [lugatim.com]

