Kaydet
a- | +A

Kıymetli okur, bugün çağımızın vazgeçilmezi hâline gelen internet kullanımından bahsedelim seninle. Zamanımızın en çok kullanılan iletişim aracı olan internet, alışkanlıklarımızı ve hatta hayatımızı baştan sona değiştirdi. Bu yenilikler bir yandan hayatımızı kolaylaştırırken, bir yandan da kul olarak imtihanımızı zorlaştırıyor zannımca. Bilhassa adına “sosyal medya” denilen paylaşım ortamları, dünyanın dört bucağında iyi-kötü ne varsa, elimizdeki küçük aletin ekranına getiriveriyor kolayca. Büyük, küçük demeden genciyle yaşlısıyla hepimiz teknolojinin esiri hâline geldik. Elbette birçok işimizi kolaylaştıran bu teknolojinin bize sunduğu yararların yanında zararları da mevcut… Peki biz kendimizi yahut da masumiyet dolu çocuklarımızı ne kadar koruyabiliyoruz sosyal medyanın kirliliğinden? Vaktimizin çoğunu bu sanal âlemde heba ederken, ne kadar yerine getirebiliyoruz kulluk vazifemizi? Ne yazık ki, ne kendimizi, ne de masum yavrularımızı sosyal medyanın kirliliğinden korumak pek de mümkün değil. Bu sanal camiada birkaç saniye içinde yanlış bir tıklamayla yahut aniden karşınızda beliren uygunsuz reklamlarla zihinler kirlenebilir.

"Ne zararı varmış bu kadar?" diyenlere kısaca izah edelim. Öncelikle sosyal medya, insanlarla iletişiminizi olumsuz yönde etkileyebilir. Samimi arkadaşlıkların yanında uzaktan tanıdığınız hatta tanımadığınız insanların ne yediği, ne giydiği, nerede gezdiğine kadar gereksiz bilgilere maruz kalabilirsiniz. İnsanların sanal dünyada sunduğu sahte mutluluklar sizi depresyona kadar sürükleyebilir. Zira sosyal medyada ne kadar arkadaş edinirseniz edinin sizi toplumdan izole edebilir. Bunların yanı sıra en önemlisi de güvenliğinizi tehdit edebilir. Paylaştığınız fotoğraflar, kişisel bilgileriniz ileride başınıza dert açabilir. Tüm bunların yanında insanlar size kendilerini olduğundan farklı tanıtabilir ve siz özellikle de çocuklar sanal saldırganlıklara maruz kalabilirsiniz. Nitekim son zamanlarda gözlemlediğim kadarıyla insanların yaşadığı iletişim sorunlarından tutun da, evlilikleri bile yıkabilir hâle geldi bu sosyal medya. Bilinçsiz bir kullanımla... O hâlde ne yapalım?..

           Kübra Can

ŞİİR

Saatlerim günlerim içinde...

Kaybolan umutlardı

Giden gözlerin içinde

Kayboldu bedenim

Yokluğun içinde

Aklımda kalandı sevmelerim

Düşünür düşünür ağlar gecelerim

Karanlıklar içinde

Kayboldu mevsimlerim

Düşüncesiz giden bir benim

Uzaklarda aklım fikrim

Hastalanmış saatlerin sızısını çekerim

“Yazma!”, “Arama!” diyen kişiliklerin

Anısı kalmış belki içimde

“Neyse” diye geçer

Saatlerim günlerim içinde

Ruhum ıstıraplı bir biçimde

             İsmail Esiner

ESKİMEZ KELİMELER

FERAĞ: Ferağ kelimesi Arapça kökenli isimdir. Birkaç anlamı vardır: 1. Vazgeçme, bırakıp terk etme anlamındadır. 2. Hukuk dilinde bir mülkün tasarruf, sahip olma hakkını başkasına terk etme anlamındadır. 3. Halk arasında sık kullanılan şekliyle istirahat etme, dinlenme, iyileşme anlamındadır. Ve son olarak da 4. hiç bir işle meşgul olmama, rahat etme gibi anlamları vardır. Halk arasında yarası iyileşmiş, iyi olmuş anlamında “ferâmış” gibi söylenen kelime aslında “ferağ” kelimesinin ifadesidir. Yaranın ferağ olması iyileşmesi, hastanın ferağ olması da dinlenmesi anlamındadır.

Ferâğ-ı bal: gönül rahatı. Kûşe-i ferağ: rahatlık köşesi gibi tamlamalarda da kullanılmıştır.