Kaydet
a- | +A

Sükût kelimesi Arapçadan dilimize geçmiştir. Kelime olarak “sessizlik, susma, konuşamama durumu” gibi manalara gelir.

Peki sessizlik her zaman boşluk mudur?

Sessizlik bazen duvarları izletir, saatlerce akreple yelkovanın birbirini kovalamasını seyrettirir… Bazen insana sadece boşluk gibi gelir oysa boşluğun çok ötesindedir…

Birine bir şey söylediğinde onun derin bir sessizliğe gömülmesine sebep olabilirsin, bunun pek çok nedeni vardır. Sükût aslında çok şey anlatır!

Anlayabilene, söylenmeyen söylenemeyen, bazen söylemeye cesaret edilemeyen cümlelerin iletilme yöntemidir. Gönül bağı güçlüyse bu mümkün olabilir. Kalpler o kadar yakındır ki birbirine, anlaşmak için kelimelere ihtiyaç yoktur; zaten konuşuyordur gözlerin…

Veyahut anlatacaklarını anlayacak kimse olmadığını hissettiğinde sessizliğin arkasına saklanmanın bir yöntemidir… Belki söylenecek çok söz, anlatılacak çok konu vardır fakat anlayacak kimse olabilirse…

Fuzuli’nin “Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil” mısraını iliklerine kadar hissedersin… O zaman söylenir “lisan-ı hâl lisan-ı kalden entaktır” diye...

Beden dili konuşma dilinden üstündür anlamındadır... Bir hüzün dolu bakış, bir buğulu göz bazen saatlerce konuşmaktan daha anlamlı gelir karşıdakine... Sessizliğin gücü vardır. “Söz gümüşse sükût altındır” derler... “Biliyorsan söyle ibret alsınlar bilmiyorsan sus da adam sansınlar” sözü de sükûtun önemini anlatan güzel sözlerdendir...

Kimi zaman hüzündür sükût, konuşmaya bile takatin olmadığı zamanlarda büründüğün kimliktir. Kimi zaman da mutluluktan dilin tutulduğunda oluşan sessizliğin, mutluluk gözyaşlarıyla buluşmasının ardından tebessüme dönüştüğü andır.

Unutmayın: Sessizliğin arkasında söylenmemiş kelimeler vardır.

Zehra Derin

ŞİİR

Biçare

Kanar gönül durmaz, bulmaz bir çare,

Şaşar felek tek çare ol biçare,

Akar çare nehri gelmez bir çare,

Yanar bağır akıl kalır biçare,

Çarem ellerde ben hâlâ biçare,

Dostluk dillerde ben ey dost biçare,

Sevda kalplerde sen âşık biçare,

Canım serde bahtsız canım biçare,

Uçsuzdur yollar, çıkmayan biçare,

Yolda koyan dostlar ar da biçare,

Çare HÜDAVENDİ'de kalmaz biçare,

Allah yolunda, bırakmaz biçare

"HÜDAVENDİ" Kahap Mert Demirbaş

***

Hasret

Haftalar günler oldu göremedim sevdiğim...

Yolunu gözlerim, geçtiğin yerlerde beklerim...

Hasretine düştüm gelsene artık sevdiğim...

Sanki dağlar arkasında uzaksın sevdiğim...

Akşam oldu yine sanki garip bir hâldeyim...

Geceler uykusuz, resmine bakar ah çekerim...

İşte böyle özleminle hep hayal âlemindeyim...

Gönlüm sensiz sessiz, sessiz bekleyişteyim...

Nice zamanlar aylar oldu göremedim...

Farklı duygular içinde sevdam ile baş başayım

Sevdiğime özlem dolu gezdiğimiz yerdeyim...

Biliyorum geleceksin canım can sevdiğim...

Rumuz "Gülbahçem"

BİTKİLERİN DİLİ

DEREOTU: Taze yaprakları birçok mutfak hazırlığında kullanılır. Sağlıklı ve aromatik bir yönü vardır. A ve C vitaminleri ile kalsiyum, magnezyum, demir, potasyum gibi minerallere ev sahipliği yapar. Ayrıca flavonoidler ve uçucu yağlar vardır. Kalorisi ise yüksek değildir. Dereotu sindirim şikâyetlerinden olan gaz şişkinlik ve diğer mide rahatsızlıklarını hafifletir. Uçucu yağın bağırsak hareketlerini düzenlemede vücuda faydası çoktur. Dereotu aynı zamanda iyi bir antioksidan bitkidir anti enflamatuar özelliği de vardır. Bunlar hücrelerin hasarını gidermeye tamir bakım ve onarım yapmaya yardımcı olur. Kronik hastalıklara karşı doğal iltihap gidermede akla gelen destek besinlerden biridir. Dereotu kan şekerini dengelemeye yardımcı olur. Âdet ağrılarını hafifletmede destek etkisi gösterebilmektedir. Dereotu ayrıca iyi bir müsekkindir. Uçucu yağlar sinirleri rahatlatabilir. Ödem çözücü özelliği de vardır. Kemik sağlığına da iyi gelen dereotu çiğnendiğinde ağız kokusunu da giderir... Sağlığınız için doktorunuza danışınız.

Yetenekli Kalemler'de önceki yazılar...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.