Son bir asırdır milletçe çekilen sıkıntılardan sonra yaşadığımız günlerin mükâfat olduğuna inananlardanım. İki dünya savaşı, nice darbe gören, ekmeğin karneyle verildiği, yoklukların dibinin görüldüğü, şeker, yağ, tüp gaz ve benzin kuyruklarında saatlerce beklendiği yılları hatırlayanlarınız vardır. Hastanelerin kifayetsizliğinin, içindeki eczanelerde ilaç kuyruklarında bekleme çilelerinin çekildiği, parasızlıktan hastaların rehin, doktorların yetersiz kaldığı günleri hatırlayın. Cuma namazına bile gitmenin şikâyet konusu yapıldığı, inanan insana kafayı takmış bir zihniyetin zulmünün milletçe yaşandığı bir yüzyıl sonrası bu dertlerin ödülü, rahat ve huzurlu günlerimizi yaşıyoruz elhamdülillah…
Her ne kadar ülkemizdeki bazı medya tarafından, zaman zaman insanların psikolojisini bozacak haberler yapılsa da ve “en iyi haber, kötü haberdir!” anlayışını yaşatmaya devam etseler de çok şükür artık “huzur veren gazete Türkiye” örneğinde olduğu gibi doğru haber kaynaklarına kavuştuğumuzu söyleyebiliriz.
Tabii ki istisnaları olabilir ama bir dönem insanımıza, maneviyatımıza, hürriyetimize, hatta ekonomimize verdirdikleri zararlar artık yok!.. İşte insan, kendisine verilecek olan hediyenin, acı, keder ya da hüzün paketiyle verileceğini unutmazsa, kıymetini çok daha iyi anlıyor.
Bunların aynı zamanda veya arka arkaya gelmesi de insanın imtihanıdır... İstisnalar hariç zaten hiçbir mükafat dertle aynı anda gelmez. Yoksa kıymeti anlaşılmazdı...
Büyüklerimiz; “Dert ne kadar büyükse mükafatı da o kadar büyük olur” ve “En büyük derdi ahiretini kazanmak olan, gelen sıkıntılara, belalara sabreden, Allah'a ve Resulüne iman eden insana Cenab-ı Hak, mükâfatı ve ihsanı olarak, hiçbir sıkıntının olmayacağı, sonsuz nimetlerin yeri olan Cennetini vereceğini vadediyor” diyorlar. Değmez mi biraz dert çekmeye?..
Ender Kandeniz (Madenci)
ŞİİR
Evler geniş gönüller dar
Evde varsa eğer sabi ve civan,
Neşelidir herkes bacı ve ihvan,
Başköşede otursalar da piran,
Bereketle olmaz bu evler viran.
Dedeler nineler evin ziyneti,
Kıymetini bilip hürmet etmeli,
Onlar büyük nimet yaşadığı an
Onlara hizmet bize büyük şan
Şimalde esti de soğuk bir rüzgâr
Bize hoş göründü ağyarda nigâr
Kalmadı ne çocuk ne de ihtiyar
Evler geniş oldu, gönül oldu dar
Ecnebi hoyratı ki bizi haşladı,
Taze fidanlara şer aşıladı.
Ana baba yad ellere yolladı
Evlerde kedi köpekler çoğaldı
Orhan birkaç kelamı karaladı,
Bu gidiş yüreğini yaraladı,
Geniş hanelerde insan azaldı,
Hayatın da tadı tuzu kalmadı.
Orhan Yavuz Ejder/Akhisar-Manisa
ARA SIRA- ARA SIRA
“Birisinin gözünde ne kadar değerli olduğunuz, onun size değil sizin ona işiniz düştüğünde belli olur.”
***
“İnsanlarda yükseklik korkusu olduğu kadar alçaklık korkusu da olsa ne güzel olurdu.”
***
“En önemli miras genetik mirastır. Ömür boyu kullanır sonra çocuklarınıza bırakırsınız.”
***
“Çirkin ile güzel hep yan yanadır, ikisi de birbirini fark ettirir.”
Rumuz: Ara sıra yazar

