Kaydet
a- | +A

IŞİD hamlesinin, Maliki'nin oyunu olduğunu daha ilk gün yazmıştım hatırlarsanız...

Türkiye Gazetesi dünkü manşetinde detaylandırmış...

* Linkini yazının sonuna ekledim. Açıp okumanızı öneririm...

Fakat IŞİD'i anlatırken "Suriye'de Esad'a çalıştı" dediğim için birileri çok kızmış.

Bizim memlekette herkes, her konuda uzman ya...

Hizbullah'la birlikte Esad'ı kurtarma mücadelesi verdiklerini söylemem daha bir öfkelendirmiş bunları...

Ekmeğini yediği topraklara ihanet edip, "IŞİD terörünü Türkiye besledi" yalanına çanak tutanlar...

Çıplak gözle bile görülen gerçeği dillendirince çılgına dönmüş...

Oysa bu bilgileri IŞİD'in ÖSO'ya silah doğrulttuğu daha ilk günlerde Dışişlerimizin en tepe isimlerinden birinden bizzat dinlemiştim...

Oyun en başından belliydi anlayacağınız...

Sonrasındaki gelişmeler doğruluğunu teyid etti zaten...

Ben devletimin verdiği bilgiye güvenirim...

Pekiii !

Siz kime güvenirsiniz?

Türk Dışişleri'nin beyanlarını kaale almazsınız, bilirim...

O zaman inanacağınız merci neresi?

Moskova?

Londra?

Tahran?

Washington?

Pensilvanya?

Arkadaş, benim derdim vatanım...

Seninki Türkiye değilse...

Sam Amca'n adına yazan çok var...

Git, onlara takıl...

***

Bu coğrafya karanlıklar bölgesi...

Öyle maalesef...

Sistem bir asır önce böyle kurulmuş çünkü...

Türkiye de bu döngünün içinde...

Hatta en önemli parçası...

Yarım asır sonra, Adnan Menderes'le ilk uyanma denemesini yapmışız.

Ama olmamış...

Kesintisiz algı operasyonu yapılmış hepimize...

Hiçbir şeyi sorgulamamıza izin vermemişler...

Mesela; "Çanakkale'de düşmana geçit vermedik diye gururlanırken, daha sonra nasıl oldu da İngiliz gemileri boğaza demirleyip İstanbul işgal edildi?" sorusu doğru düzgün tartışılmamış bile...

Ve neyin karşılığında gittiler?

Lozan'dan kahraman, Başbakan'ın asıldığı darbeden "devrim" çıkarmışız.

Kimse sorgulamamış, "Hadi Başbakan'a düşmandınız da; Dışişleri Bakanı'nı, Maliye Bakanı'nı niye astınız?" diye...

Varsa yoksa resmi geçitler, kutlamalar yapmışız...

***

Ve hep korkutmuşlar...

Darbesi, terörü, kaçakçısı, mafyası...

Ne varsa musallat etmişler başımıza...

Devletin imkanları, sadece batılı sermayeye ve onlarla işbirliği yapan sistemin adamlarına açılmış.

Adı konulmamış bir kast sistemi kurulmuş, kafasını kaldırmaya çalışanın hemen icabına bakılmış.

***

Şimdi hipnozun etkisi tekrar kalkıyor üzerimizden...

Yavaş yavaş uyanıyoruz.

Etrafımıza bakıyoruz, bize ne yapmışlar, yeni yeni algılıyoruz.

İşte bugün başımıza gelenler bu yüzden...

Daha önce başarılı oldukları taktiklerle, her taraftan saldırıya uğruyoruz.

İstiyorlar ki yine sinelim, korkalım, "En iyisi görmemek" deyip tekrar uykuya dalalım.

***

Hiçbir zulüm, bir asırdan fazla sürmezmiş...

Dilerim ki bölgemiz için de sonu gelmiş olsun.

Burada en büyük umut Türkiye...

O yüzden bize karşı mücadele çetin...

Ama ne attıkları manşetler, ne sokaktaki eylemler, ne algı operasyonları, ne tehditleri işe yarıyor.

Dahası Avrupa yerlerde sürünürken, Türkiye büyük bir hızla büyümeye devam ediyor.

Ekonomide bu yılın ilk çeyrek rakamları neydi mesela?

4.3...

İkinci çeyrekte ne bekleniyor?

5'in üstü...

Türkiye Cumhuriyeti, derdin ne olduğunu bildiği için "Dur" tehditlerine kulak asmıyor.

O yüzden şimdi en fazla ihracatımızın olduğu Irak'ın kuzeyinden sıkboğaz etme derdindeler...

Bak, IŞİD Musul'a girdi...

Buraları elimizden alana kadar bize kök söktüren İngilizler'den bir tek açıklama gelmedi.

Esad'a hava operasyonunu da İngilizler engellemişti hatırlarsanız.

Bu kararın faturası n'oldu?

Türkiye'nin Suriye politikası ters köşe oldu, itibarı zayıfladı.

Zaten tuzak da buydu...

Yani, ağabeylik fiyakamız fena halde bozuldu.

O gün daha serinkanlı davranmadığımız için kumpasa düştük.

Şimdi aynısını Musul'da görüyoruz.

Ama bu defa temkinliyiz.

Çünkü IŞİD'i finanse edenin Suudi Arabistan olduğunu cümle alem biliyor artık.

Osmanlı'yı bertaraf edip, Suudi Arabistan'daki mevcut Vehhabi rejimini kim kurmuştu?

İngilizler...

IŞİD'i asıl destekleyen kim oluyor bu durumda?

Şimdi gel de, IŞİD diye bir örgütün bir anda çok değerli petrol yataklarının bulunduğu Musul'a elini kolunu sallaya sallaya girebildiğine inan...

***

Bu bölgeye İsrail Devleti'ni kurdurabilen tek güç İngiltere'dir..

Şimdi yeni dizayn çalışması var.

Önümüzdeki sahnede dönen tiyatro, yalan-dolan...

Gerçekte neyin ne olduğunu bilen, yine devletimizin istihbarat ve güvenlik kurumlarıdır.

Suriye politikasında kızsak da, bu kör dövüşünde yapılacak en iyi şey; devletine güvenmektir.

Ama olanlara bakınca anlaşılıyor ki İngilizler arkalarında sadece bir yönetim bırakmamışlar...

'Böl-parçala-yönet'le kendi menfaatlerine harika bir iş çıkarmışlar.

Önceliği ülkesinin menfaatleri değil, ideolojisi olan kitlelerle sistemlerini güvenceye almışlar.

Yani 'o'cu, 'bu'cu olanlar, İngilizlere çalışmış farkında olmadan...

Benden uyarması...

Karar sizin arkadaşlar...

(*) Maliki'nin sinsi oyunu! Sünni ayaklanmaya karşı Işid'i kullandı