BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Peygamberimizin yanında ondört kişi kalmıştı...

Uhud’da müşrik İbni Kamîa, hazret-i Mus’ab'ı şehîd etti.
Efendimizi öldürdüğünü sandı.
Zîrâ Ona çok benziyordu.
Sevinçle koştu müşriklere.
Ve seslendi ki:
"Ben Muhammed'i öldürdüm!"
Kâfir, bas bas bağırıyordu.
Müşrikler sevinç içindeydiler.
Müslümanlarsa kan ağlıyordu!
Kimi üzüntüden cengi bıraktı.
Kimi de çöküp öylece kaldı.
Sevgili Peygamberimizin yanında ondört kişi kalmıştı.
Yedisi Muhâcirlerdendi.
Yedisi de Ensâr’dan.
Biri de, Ebû Dücâne idi.
Bu sahâbî, Resûlullahın yanından hiç ayrılmamak üzere söz verip bîat eden, üçü Muhâcir, beşi de Ensârdan olan sekiz sahâbîden biriydi.
Bunlar çok çarpıştılar.
Canlarını hiçe saydılar!
Yine de şehîd olmadılar.
Çünkü bunlara, Sevgili Peygamberimiz duâ etmişti.
O ara müşrikler toplandılar.
Efendimizi ok yağmuruna tuttular.
Biri de, Mâlik bin Züheyr idi.
Efendimizi nişan alıp, bir ok attı.
Hazret-i Talha bunu gördü.
Ok tam Resûlullaha çarpacaktı.
O, sür’atle bir elini kaldırdı.
Ve o gelen oka karşı tuttu.
Ok, eline çarptı ve parçaladı.
Parmakları koptu!
Hazret-i Talha, Uhud'da altmış altı yerinden yara almıştı...
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
620651 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/abdullatif-uyan/620651.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT