BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Araç muayene istasyonunda uygulanan aşırı gecikme faizi

Anlat Derdini Feridun Ağabeye
Anlat Derdini Feridun Ağabey'e
Facebook
Feridun Ağabey, 3 yaşında ve hiçbir kusuru olmayan, garantisi devam eden otomobilin ilk teknik muayenesi ve egzoz emisyonu ölçümünü 1 ay gecikmeli olarak yaptırdım. 5-6 dakikalık sürede yapılan iş için toplam 480 TL yerine 519 TL aldılar. 1 aylık gecikme "faizi" yüzde 7-8. Pes... Üstelik pandemi döneminde ve insanların hayatı kısıtlı bir süreç yaşanırken gecikme için uygulanan bu kadar yüksek faize gerçekten pes diyorum.
Garantisi devam eden, periyodik bakımları nizami olarak yaptırılan bir taşıttan bu kadar para alınması bence hukuka, ticaret ahlakına, etik değerlere aykırıdır. Türkiye'de 20 milyondan fazla taşıt var. Muayene ücretleri ve gecikme faizleri makul olmaktan uzaktır. Bu konuyu umarım yetkililer tekrar gözden geçirir ve ülkenin gerçeklerine ve yaşanan pandemi sürecine göre uygun bir seviyeye çekilir.
        Ali Özdemir
 
 
RTÜK’e çağrı:
Ekranlar 'cinnet mustatili'ne dönüyor!
 
Feridun Ağabey, dünyada olduğu gibi ülkemizde de pandemi sebebiyle insanların hayatları ister istemez kısıtlandı. “Hayat Eve Sığar” denilerek insanları evlerine tıkış tıkış tıkadılar. Sokağa çıkma mecburiyetinde de maskeler insanların ağzına kilit oldu… Her ne sebeple olursa olsun insanların özgürlükleri kısıtlandığında ister istemez psikolojik bunalıma itildiler. Birileri sanki bu sıkıntılı süreçte şahtı şahbaz olsun diye veya üstüne tuz biber olsun diye eve tıkılan insanların izlemeye mecbur kaldıkları televizyonlardan aileyi hedef aldı… Necip Fazıl Üstad'ın literatüre kazandırdığı “cinnet mustatili” türünden diziler baş göstermeye başladı… Cinnet mustatili yani 'cinnet dikdörtgeni' de denilebilecek bu dizilerde aile içi şiddet, şizofren yapılı sorunlu aile fertleri gibi psikoloji üzerine ama izleyenin kafayı yiyeceği, stresten strese gireceği ruh hâlinin bozulacağı türden konular yayınlanmaya başlandı… Bir de anonsuna 'yaşanmış hayattan alınmıştır' dediler mi tamam… Yaşanmış hayattan alınması bu sorunlu tiplerin normal aile ortamına dayatılmasını masum mu kılıyor? Evde ana babasıyla bunları izleyen 7 yaş üzeri çocuklar “bunlar film, beni etkilemez” diye mi seyrediyor? Yoksa ekrandan gözünü alamayıp bir kenara büzüşerek ve tırnaklarını yiyerek izlerken aslında ruh dünyası allak bullak mı olmaktadır?
Buradan sizin aracılığınızla RTÜK’e seslenmek istiyorum… Ekranda sigara dumanı karatması ile uğraşan kurallarınızı yeniden gözden geçirin lütfen… İnsanların dimağları karartılıyor beyefendiler… Kötü ve sorunlu tiplere din adına gelenek ve görenekler adına temsilcilikler veriliyor. Örnek olarak evde çocuğuna inanılmaz zulmeden anne rolündeki bir kadın sokağa çıkarken çocuğuna besmele çekmeyi emrediyor. Bu ne müşkülpesent bir ruh hâlidir? Çocuklar bu tür sorunlu aile dizilerini izlerken ailelerinden ana babalarından rol model olarak tedirgin olmaya başlıyor… Kendisine besmele çekmesini isteyen kendi anne babasına sanki şuur altında bir soru işareti oluşması isteniyor. Ekranlar bağırış çağırış, şiddet saçma sapan rollerden ve dinî umdeleri tahkir eden söylem ve eylemlerden geçilmiyor. Hangi kanalı açsanız bir başka dizi ama hangi kanalı açsanız içinde vurma kırma kesme öldürme sahneleri akıyor…
Yeter artık… Bu ülkenin evdeki milyonlarına insanlığı ve insanca yaşamayı öğretecek bir şeyler yapılmayacak mı? Yoksa amaç gerçekten aile yapısını psikolojik olarak da göçertmek mi?
           Rumuz “Ekran şiddetine son”
 
 
Prof. Dr. Murat Yalçıntaş’a tebrik
 
Ülkemizin güzide ve mümtaz şahsiyetlerinden, değerli bilim adamı, iş adamı, akademisyen, İstanbul Ticaret Odası başkanlarından, mütevazı dünya insanı; merhum hocaların hocası Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş büyüğümüzün kıymetli mahdumu; Başkanımız, mesai arkadaşımız, gönül dostu, aziz kardeşim, İstanbul beyefendisi Sayın Murat Yalçıntaş; sabır, üstün çalışma, azim ve kararlılığıyla sürdürmüş olduğu bilimsel çalışmaların neticesi olarak profesörlük unvanını kazanmıştır. Yeni unvanıyla birlikte bilimsel anlamda ülkemize çok değerli hizmetler katacağına yürekten inanıyorum.
Bu vesile ile Prof. Dr. Murat Yalçıntaş Hocamızın yeni akademik unvanının ülkemize/bilim camiasına, akademik eğitimimize ve üniversitelerimize büyük bir katkı vereceğine inancım tamdır. Hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyor; bu üstün gayretleri ve başarılarından ötürü kendilerini yürekten kutluyorum. Başarılarının devamını diliyorum. Bu açıklamayı yapmaktan da ülkemizin güzel insanları adına kıvanç duyuyorum.
        Hüseyin Akarçeşme-İTO 81. Doğal ve İşlenmiş Katı Yakıt Meslek Komitesi Meclis Üyesi
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
619275 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/anlat-derdini-feridun-agabey-e/619275.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT