BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Yerli ve millî olmanın bedeli Mesut Özil

Mesut Özil Almanya’da doğmuş, Zonguldak/Devrekli bir ailenin evladı. Alman disiplini içerisinde büyümüş ve futbolunu geliştirmiş bir oyuncu. 
Zamanında Mesut’u, Özhan Canaydın başkanlığı döneminde Galatasaray’a önerirler. "Cılız" diye almazlar. Sonra Beşiktaş’a götürürler. Onlar da, “Bunda futbolcu tipi yok” diye almazlar. Bu iki cevaptan sonra Fenerbahçe’ye götürmeye cesaret edemezler. 
Schalke 04’le anlaşma imzalar. Orada yıldızı parlar. Schalke’de oynarken idmanlara Fenerbahçe formasıyla geldiği için uyarı alır. 2007-8 ara transfer döneminde Werder Bremen’e geçer. Sol ayağı, akıllı pasları ve zekâsıyla Alman Millî Takımı’na seçilir. 2010 Dünya Kupası’nda iyice yıldızı parlar. Artık en büyük kulüpler peşindedir... 
2010’da 15 milyon avro karşılığı Real Madrid’e transfer olur. İmzayı attığı gün, “Real Madrid'de forma giyecek ilk Türk olduğum için mutluyum. Takımda kaliteli oyuncular fazla, elimden geleni vereceğim. Tüm hayatım boyunca ailem ve arkadaşlarımdan büyük destek aldım. Kaka gibi bir oyuncuyla oynayacak olmaktan ve Mourinho ile çalışacak olmaktan dolayı mutluyum” açıklamasında bulunur. Real Madrid’de oynayan ilk Türk kökenli futbolcu olur. 
3 sezonun ardından 42 milyon sterlin karşılığı Arsenal’e transfer olur. Ancak yerli ve millî olmanın bir bedeli vardır! Mesut, Türklüğünü ve Müslümanlığını hiç saklamayan gerçek bir vatanseverdir. 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la 2018’de çektirdiği resim olay olur ve Almanya’da eleştiri sesleri yükselmeye başlar. Üstelik bunun hiçbir mantığı yoktur. Özil, Erdoğan'la buluşmasıyla ilgili, "Ne olursa olsun yine de o fotoğrafı çektirirdim" der. Kökenlerini asla unutmaz. Sonunda Alman Millî Takım kadrosundan çıkarılır. Buna gerekçe olarak 2018 Dünya Kupası’ndaki performans gösterilse bile gerçek başkadır! 
2018 FIFA Dünya Kupası'ndaki performansını medya eleştirmez. Özil, "Onlar sadece benim Türk köklerimi ve yetişme tarzımı eleştirdi. Gazeteler, Alman ulusunu bana karşı cepheleştirmeye çalıştı. Medya çifte standart yaparak beni üzdü. Mesela eski Almanya Millî Futbol Takımı Kaptanı Lothar Matthaus bir başka dünya lideriyle buluşmuştu. Fakat o neredeyse hiç eleştiri almadı. Türk olmam beni daha kolay bir hedef mi yapıyor?" açıklamasında bulunur. 
Lothar Matthaus’un bir başka dünya lideriyle çektirdiği resim konu olmaz ama Özil’in Erdoğan’la resmi olay olur. Daha sonra Arsenal’de de kadro dışı kalır. Niye kadro dışı kaldığını merak eder. Mesut Özil, Çin bölgesinde yaşayan Uygur Türklerine yönelik yapılan haksızlığa karşı sosyal medyasından itiraz eder. Çin ile ticari bağları olan Arsenal, Özil'i kadro dışı bırakır.
Arsenal’de kadro dışı kalmasını, “Sadakat bugünlerde zor bulunan bir şey" diye tanımlar. Ve nihayetinde haberlerde gördüğünüz gibi küçüklüğünden beri tuttuğu Fenerbahçe’ye transfer olur...
Aslında Mesut yerli ve millî olmanın bedelini ödemişti Avrupa’da. Şimdi öz vatanında. Giydiği forma şimdiden hayırlı olsun.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
617208 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/cem-kucuk/617208.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT