BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

İsraf eden iflas eder

Gıda krizi korkusu tartışıma programlarına sıçrayınca etrafa daha sorgulayıcı bakmaya başladık. Merdiven altları, duvar dipleri, çöp kutularında giderek büyüyen atık yığınları iyi haberler vermiyor.

Dünya yakın gelecekte başına musallat olmasından korktuğu “Gıda Krizini” konuşurken biz hâlen kendine yeterli ülke olduğumuz güvencesi ve iyimserliği içindeyiz. Bize “aslanın ağzında” diye öğretilen dallarda asılı ekmek poşetleri farklı şeyler söylüyor. Nitekim farklı kaynaklardan gelen seslerde geleceğin çok farklı olabileceği ikazında bulunuyor.

Geçtiğimiz ay sonu "Yaklaşan gıda felaketi" başlığıyla gıda krizine dikkat çeken Londra merkezli The Economist dergisi "Vladimir Putin, Ukrayna'yı işgal ederek, savaş alanından çok daha uzakta yaşayan insanların da hayatını mahvedecek, hatta buna kendi de pişman olacak" ifadeleri kullandı. 

Çare olarak "Putin gıdayı silah olarak kullanmamalı" diyen The Economist dergisi kapak resmi olarak da başakların yerine kuru kafaları koyduğu bir resim kullanmış.

Yorumlar içeride de çok farklı değil, tartışma programlarında uzmanlar “Önümüzdeki 10 yıl çok sancılı. Dünya genelinde dehşet bir enflasyon geliyor. Gıda fiyatları patlayacak” ifadelerini kullanıyor.

Çare olarak, “İnsanımıza diyorum, bir karış toprağınız varsa ekim yapın. Binaya değil, toprağa yatırım yapın. Millî olan her şeyi hayata geçirmemiz lazım. Acil olarak bunu yapmalıyız" tavsiyesinde bulunuyorlar…

Bilindiği gibi buğdayda yerli üretim kadar Ukrayna ve Rusya’dan ithalat yapıp makarna ve benzeri ürünler imal edip dışarıya satıyoruz. İthalatın kısılması durumunda ya içeride daralma olacak ya dışarıya satışta.

Ama dış alımlarda gıda ithalatının aksamasını tehdit olmaktan çıkaracak, kendi üretimini yeterli kılacak farklı bir çözüm daha var. O da tarladan sofraya gelirken yolda başlayan israfın önlenmesi. İnsanların ihtiyaçlarına uygun olarak gıda alışverişi yapmaması, fazla ve kullanılmayan gıdaların çöpe gitmesi veya çürümeye bırakması ile ortaya çıkan “Gıda israfının” önlenmesi…

İsrafın miktarı canımızı yakıyor. 2021 BM Gıda İsrafı Raporu'na göre dünya genelinde her yıl toplam 931 milyon ton gıda israf ediliyor. Dünya genelinde en fazla gıdanın israf edildiği ülkeler arasında yer alan Türkiye'de her yıl 7,7 milyon tondan fazla gıda israf ediliyor, kişi başına 93 kilogram yiyecek çöpe atılıyor.

Hesap ettiğimizde Gıda İsrafının ekonomik olarak değeri çok yüksek. Türkiye İsrafı Önleme Vakfı'nın 2020 yılı raporuna göre Türkiye'nin yıllık gıda israfının parasal karşılığı ortalama 4 milyar avroya denk geliyor

Kayıpların önünde yürüyen ekmek israfını önlemedeki en etkin yöntem ihtiyaç kadar üretilip bayatlamadan tüketilmesidir. Bunu bilmeyen mi var? Ama bilmek farklı bildiğini hayatta uygulamak farklı.

Doğru ambalajlama, arz ve talep dengesini gözeterek ekmek üretmek, İstenmediği ve dikkat edildiği hâlde bayatlamış ekmeklerin de çöpe atılmadan değerlendirilmesi mümkün. Bu çok yazılıp çizilen bir konu ama uygulamada yetmediği ortada daha fazla ve farklı tedbirler gerekli. 

Tehlike şudur, kabul edelim ki israf bir toplumsal hastalık ve sadece gıda maddeleri ile sınırlı değil. “İsraf Pazarında” ekmek tek başına gezmiyor. “gereksiz yere harcanan her türlü değer, lüzumsuz harcanan para, boşa geçen zaman, değerlendirilmeyen emek, kullanılmayan bilgi” varlıklarımızı kıyısından köşesinden götüren en ciddi kemirgenleridir…

Ekmek yokluğu durumunda hemen fark edildiği ve can yakıcı olduğu için çok fazla konuşuluyor ama arkasındaki takipçileri hemen fark edilmiyor. “Elektrik, su, akaryakıt, kâğıt, elbise, doğalgaz, zaman ve emek israfı” aynı savurganlığa kurban gidiyor. Tabii bunlardaki zayiatı atık olarak çöp tenekelerine atamadığımız için fark edilmiyor.

Dalda ikaz lambası gibi sallanan ekmeğe dikkat!.. İsraf, “Fakirlik ve Yoksulluk” ile kardeştir, önce gelen diğerlerini davet eder...

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
627894 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/hikmet-koksal/627894.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT