BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

ASLI UYGUR akupunktur

İrfan Özfatura
Facebook

Doktor Nimetullah Reşidi yarım asrını mesleğe vermiş bir hekim, 30 yıldır Türkiye’de akupunktur tedavisi yapıyor. Kendisi Sincan asıllı, Kaşgar’a bağlı Atiş İshak’da doğup büyüyor. Babası 1927 Galataray Lisesi mezunu, eşraftan Musa Bay okusun diye yollamış zamanında.
Dr. Nimetullah “Evet Türkiye’de başarılı hekimler var ama Uygur (ya da Çin) tababetinin dili mantığı çok başka” diyor. “Batı tıbbı bedenimizin maddi tarafı ile ilgilenir, protein, hücre, doku, organ, sistem sıralamasına uyar. Uygur tabipleri ise vücudun bütününe bakar, hat-ağlar (meridyenler) öz, can, kan ve beden sıvıları üzerinden yol alırlar. İnsanı tabiatın parçası kabul eder, hastalığı ya muhayyel değişimlerde (coşku, öfke, endişe, üzüntü, kuruntu, korku, ürkme) ya da dış illetlerde (rüzgâr, soğuk, nem, sıcak, kurak, ateş) ararlar.
Batı tıbbı insana makine gibi yaklaşır, arızalı parçayla uğraşır. Doğu tıbbı ise vücuda bütün olarak bakar.
Malum madde sadece kütlesi olan parça değil sıkıştırılmış enerjidir. Her organın farklı frekansları vardır. Uygur hekimleri nabız alırken birçok bilgiye ulaşırlar. Damar cidarına gelen basıncın yanısıra can taşıyan dalgalardan, iç - dış, yoksun - taşkın, soğuk - sıcak, eksi-artı dengelerinden haberdar olurlar.

AYRI DÜNYALAR
Akupunkturda dokular 7 delik ile ( iki kulak, iki burun, iki göz ve ağız) bağlantılıdır. Kalbin, böbreğin, dalağın dil üzerinde tesiri vardır.
Bizim tedavimiz de değişiktir, meselâ karaciğer soğutularak gözdeki yanmalar, kanlanmalar giderilebilir. Böbrek takviyesi ile saç dökülmesi ve sağırlık önlenebilir.
Hava ısınınca ter bezleri çalışır, soğuyunca gözenekler kapanır. Nabız bahar ve yaz aylarında inişli çıkışlıdır, kışın dalgalanmalar azalır. Yani kan ve can dolaşımı da mevsimlerin farkındadır. Gün de mevsimler gibi dörde ayrılır, fizyolojik faaliyetler zaman ve zeminle alakalıdır.
Akupunktur tedavisinde genelde “ana yuvaya takviye” “yavru yuvaya tahliye” yapılır, güçlüden alınıp güçsüze dağıtılır.
Türkiye’de bize umumiyetle “kilo verdiriyor musunuz”, “sigara bıraktırıyor musunuz” gibi fantezi şeyler soruluyor. Hâlbuki akupunktur kan can dolaşımı ile ilgili bir ayar usulüdür, ki yüzlerce vakada kullanılır.
Bunca tecrübeden sonra Batı Tıbbı ile Geleneksel Uygur tababeti arasında köprü olmak ve yeni bir anlayışa kapı aralamak istiyorum.

BELGELER ORTADA
Prof. Abdüşşukür Muhammed Emin, Garbi Yurt Taşkemir Senedi adlı eserinde Karaşehir Hotan istikametindeki Kroran harabelerinde aşina olduğumuz semboller bulur ki akupunkturu işaret etmektedir açıkça. İhsaü’l Ulum kitabında enasır-ı erbaa’dan bahs açar: Ateş - hava - su - toprak. Ayrıca dört tesir, dört vaziyet, dört mizaç ve dört akıcıdan (kan, balgam, safra ve sevda) söz eder, Uygur tabipleri gibi yaklaşır mevzuya.
Çin kaynakları da Uygur tababetine methiyeler yağdırır. Qing ve Han sülaleleri devrinde kaleme alınan Huang Di Nei Jing adlı eserde müellif Su Wen uzun uzun bizi anlatır. (Bilhassa bağışıklık kazandırma hususunda).
Türkistan’da kullanılan 202 nebati deva Çin Halk Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı tarafından tasdik edildi, piyasada satılıyor. Hekim Sultan Eli’nin Uygurca Destur-il İlaç’ı kitabı ellerinden düşmüyor.
En eski akupunktur iğnesinin fotoğrafını ünlü Arkeolog Kurban Veli’ye (ABD’de yaşar) gösterdim üzerindeki motiflerden Uygur yapımı olduğunu tespit etti. Zaten ilk akupunktur atlası da Uygur elinden çıkma.
Dünya Akupunktur Federasyonunun düzenlediği konferanslarda da bunları anlatıyorum, Çin tarafından tek itiraz gelmedi daha.

NİYE LATİNCE?
Dr. Nimetullah “Beni üzen bir başka mevzu, tıp alanında hâkim dilin Latince olması” diyor. “Buradan kurtulmak için, kendi kelimelerimizi kazıyarak ortaya çıkarmalıyız. Kaşgarlı Mahmud’un Divan-ı lügat-it Türk’ünde tebabetle ilgili hayli tabir var. Yusuf Has Hacib’in Kutadgu Bilig’inde dört tat bozukluğunun sağlığa nasıl tesir ettiği yazıyor. Prof. Dr. Rahmet-i Arat İdikut Uygur Devleti’ne ait reçeteleri okuyup yayınladı ayrıca. Türkiye’deki uzmanlar akupunkturu Avrupa’dan öğrendikleri için İngilizce ya da Almanca terimler kullanıyor ve işin özünden uzaklaşıyorlar. Mesela biyolojik saat usulünde kavranması gereken Tiangan ve Dizhi tabirleri Gök-Sap, Yer-Dal şeklinde sunulacakken Heavenly Stems ve Earthly Branches şeklinde veriliyor, mevzudan uzaklaştırıyor. Akupunkturda buna benzer 336 terim var, vakıf olmadan yol alınamaz” diye devam ediyor.
Dr. Nimetullah üzerine düşeni yapmış. Latince antijene zıtlık, antikora zıtçi diyor. Reseptör = sezgüci, indiktör = hisalğu, efektör = cevapçi, astım = zıkka, divertikül = yanhalta, polip = monek, kardiya = üssüngüç, pilor = assıngüç, prostat = mezebez, sendrom = hasıla, endikasyon = layaket, kontrendikasyon = meniyet, hayat çizgisi = cantomur, arter = şahtomur, ven = şuktomur, perifer = kıltomur, meridyen = yoltomur, impuls = çaçkun, varis = türülüş, immunite = saklaniş, protein = aksil, lökore = akhun, kar körlüğü = karkor, renk körlüğü = renkkor, katarakt = ak basma, nörotransmiter = taşuk, bant = himsürüp, bandaj = kollap gibi.
Öyle ya, iki Türk hekim bir vaka üzerinde niye başkasının lisanıyla konuşsunlar?

VAKİT KAYBI
Bir zamanlar Mehmed Rahim isimli bir Uygur talebe anatomiyi latince okumaktan bıkmış ve “Tempele’si kolaymış peyda oldu şakakta, maksillayı ararken çenem kaldı batakta…” diye matrak bir şiir yazmıştı. Gidip kendisini tebrik etmiştim hatta.
1969 Kaşgar Tıp Fakültesi mezunuyum, 1985’de Türkiye’ye göçtüm, vatandaş oldum. İcra-ı sanatıma müsaade için beni imtihana aldılar, 84 puanla kazandım. Lakin konsültasyonda tutuldum kaldım.
Döndüler “Anlamadın mı yoksa?”
-Bunlar Latince hocam.
-Ama bütün dünya Latince okuyor.
-Hayır hocam Çin’de eğitim dili Çincedir, Uygurca karşılıkları da var, mahkûm değiliz onlara.
Çıkardım Uygurca Çince İngilizce Tıp lügatini gösterdim hak verdiler, bana.

TÜRKİYE'YE MİNNETTARIZ
Ne yazık ki Uygurlar özleri ve kökleri hakkında konuşamıyor, geçmişini bilmiyorlar. Eğer Türkiye’ye gelmesem Türkistan davasından haberim bile olmayacaktı.
Türkiye bize sahip çıktı, ecdadımızla tanıştırdı, minnettarım onlara.

 

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
611372 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/irfan-ozfatura/611372.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT