Ted Turner, Jerry Lewis, Sylvester Stallone, Christophe Lambert ve George Soros gibi şaibeli isimler büyük araziler aldılar. Benetton Grubu 900 bin hektar (Buenos Aires’in 40 katı, 900 bin futbol sahası kadar) ile Patagonya’daki en büyük toprak sahibi konumunda.
Bazı bölgeler uzaktır, kuraktır, soğuk ya da sıcaktır, tayinin çıkar canını sıkar.
Ama devlete amir memur lazım, hekim muallim lazım. Hükûmet, pürüz olanları, yokuş yapanları, aykırıları ayıklar, oraya yollar. İş yapıp yapmaması mühim değildir merkezden uzak tutar.
Hapis olunmaktan, küreğe vurulmaktan, kalebentlikten iyidir, hiç değilse evin eşiğin olur, kaynar gidersin arada.
Anadolu’da sürgün dendi mi Çemişkezek gelir akla.
Hâlbuki ben gittim gördüm; bağlık bahçelik bir yer dut ceviz serapa. Halkı da olgun uygun, fevkalade yaşanır orada. Uzak mı? Eh işte, zormuş zamanında.
Ama Fizan daha da uzak, Sibirya ona keza, Patagonya ise taaa dünyanın öbür ucunda…
HAYAL Mİ GERÇEK Mİ?
Laf arasında sık kullanılır “Aabi bu kadarı Patagonya’da bile olmaz!”
Ama çıkıp da sorsan 10 kişiden dokuzu “Yok öyle bir yer” der geçer Peyami Safa’nın Simeranya’sı gibi hayal ülkesi sanırlar.
Hayır efendim Patagonya diye bir yer var, üstelik toprakları Anadolu’dan iki misli fazla (1 milyon 60 bin 631 km²) Nüfusu 2,4 milyon, kilometrekareye 2,27 kişi düşer ortalama. Bazı bölgeler tamamen ıssızdır hatta.
Hem Şili hem Arjantin hudutları içinde. Sınırlar hayal meyal, dikenli tel, mayınlı arazi, karakol, kale, kule arama.
Açın haritayı bakın güney Amerika’yı buldunuz Çerliston biber gibi Antartika’ya doğru uzar ya. İşte en ucu Patagonya.
Sonrası buluşan okyanuslar ve buzullar. Rüzgâr rüzgâr rüzgâr…
Patagonya; Makedonya, Kaledonya, Polonya, Japonya, Saksonya, Letonya, gibi sonu onya ile biten memleketlerden biri. Bizde de var: Konya ile Tonya.
Peki Pata? Bu ismi hangi patavatsız koymuş acaba?
Rivayete göre Ferdinand ismini bağışladığı Macellan Boğazı’ndan geçerken guanako postlarına bürünmüş yüzü boyalı yerliler görür. Ayaklarında koca koca çarıklar. Patagon’a (İspanyol masalında geçen bir canavar) benzetir. Adı kalır Patagonya.
DEVLER ÜLKESİ
Stefen Zweig’in anlattığına göre: Macellan yalnız bitki ve maden örnekleri değil, bir iki yerli de getirmelidir. Ama iri yarıdırlar tehlikeli olabilir. Kibarca yaklaşır kucaklarına allı morlu hediyeler bırakırlar. Garipler sevinir, dur sana şu şıngırdayan bilezik ve halhalı da takalım derler, kabul eder. Hâlbuki biri kelepçedir öbürü bukağı, zavallıyı orada paketlerler.”
Macellan’ın sözde tarihçisi Antonio Pigafetta zikrolunan yerlilerin iki insan boyunda olduklarını yazar, havaliyi Regio Gigantum (Devler Ülkesi) diye geçer kayda. Sonrasını biliyorsunuz koca ayak efsaneleri filan. Duy da inanma.
Öyle birileri yok efendim mezarlıklarda da o cesamette ceset çıkmadı daha. Eski seyyahların huyudur abartır, kabartır kendileri de inanırlar sonunda. Salla gitsin, kim gezip de mülaki olacak ki. Şu anda bile 40 saat 30 dakika.
Patagonya rüzgârı sert eser, bırakın serpuşu şemsiyeyi, adamın mintanını alır sırtından. Birkaç rüzgârgülü diken gece gündüz elektrik üretir, para basar.
Esinti yüzünden ağaçlar bodur kalır, uzayanlar kırılırlar.
DÜNYANIN SONU
Patagonya’nın en ünlü şehri bir zamanlar İngiliz hâkimiyetinde kalan sürgün ve mahpushanesi ile tanınan Uşuaya. Şimdi “dünyanın sonu” diye bir dümen tutturmuşlar, satıyorlar meraklısına. Turistlerin üçte biri kruvaziyer yolcusu.
Yani cüzdanı kalınlar.
Uşuaya’dan iki sigara içimi uzakta Tierra del Fuego Millî Parkı var. Macellan yerlileri eli meşaleli görmüş bu yüzden “ateş toprakları” buyurmuş buraya. Parkta ördek, kunduz, tilki, lama görüyorsunuz, bilmem değer mi onca masrafa.
Bizde kış iken orada yaz. Ocak şubat sıcağında ilikleri ısınıyor biraz.
Moreno Buzulu’nun gölden yüksekliği 60 metre, boyu 30 kilometre. Her gün yaklaşık iki metre ilerliyor.
Pampas denilen stepler sakin ötesi, dağlar cam kırığı gibi sivri sivri, aşmak ne mümkün duvara tosluyorsunuz âdeta. Yerliler dikey limit filmine gülüp geçiyor, yani ne var ki onda?
İki adım ötesi Güney Kutbu (Antartika) buz mavisini öğreniyorsunuz sonunda.
KONDORLARIN YURDUNDA
Kuştan yana zengin, milyonlarca penguen birbirine sokuluyor. Flamingo, nandu ve kondorlar poz veriyor meraklısına.
Sanırım son ikisini anlatmam icap edecek. Nandu (rhea) bir nevi devekuşu, nesilleri tehlike altında. Bunların dişilerine güven olmuyor, yumurtayı saftorik babaya tokalayıp kaçıyor, sürtüyor sağda solda. Hatta daha sonra peydahladıklarını da çakıyor adama. Garibin ömrü kuluçkayla geçiyor ve civciv bakımıyla.
Kondor ise bir tür akbaba. Kanatlarını açtı mı üç metre oluyor, yelkenli gibi süzülüyor havada. Uzun ömrüyle tanınıyor neticede baba, akbaba!
Okyanus kayalıklarında deniz aslanları keyf yapıyor, ne zaman baksanız uykudalar bilmem bunlar ne zaman avlanıyor?
Mara dedikleri yabani tavşanlar da fink atıyor ortalıkta.
Şansınız varsa San Jose Körfezi’nde balinalara rastlayabilirsiniz. (Antoine de Saint-Exupéry, Küçük Prens’i orayı görünce yazmış güya.)
Tarihî eser yok, cazip bir ürün de arama. Zaten bir şey olmadığı için turist çekiyor, zenginler patikalara düşüyor, üşüyor, iki göl üç buzul görenin ağzı kulaklarına varıyor. Bırakın mutlu olsunlar küfeyle para harcadılar sonunda.
YÜNÜN MÜ VAR DERDİN VAR
Sürüler hâlinde dolaşan guanakoların yünü pek kıymetli. Kilosu 90 dolar, ılıcık, sıcacık, yumuşacık ancak koca hayvandan yılda sadece 300 gram tüy çıkıyor.
Arjantin eskiden beri koyun yetiştirir, yapağı satar. Patagonya soğuk ya lifleri daha uzun olur, tekstilciler arar bilhassa. Gelgelelim yetmişli yıllarda Batılı firmalar kasten yün almaz, mal ellerinde patlar. Fiyatlar görülmemiş şekilde düşer, çiftlikleri elden çıkarırlar.
Tapular beynelmilel firmaların eline geçince yün fiyatları yedi misli artar, “Tüh ya” diyen diyene, meğerki geçmiş ola.
Carlos Menem ise devlet arazilerini de yabancılara açar, kapan kapana.
Köylü bin pişman şimdi telin ediyorlar protestolarla. Akılları yeni geldi başlarına.
Yol boyunca sıralanan ‘estancia’larda (çiftlik) on binlerce koyun. Bunlar Falkland menşeli hayvanlar. 400 mala bir çoban köpeği takar, başlarına gaucho’lar (kovboy) koyarlar.
SEN MİSİN BEĞENMEYEN?
Patagonya Bozkırı, Arjantin’in en büyük çölü (dünyada yedinci) 673.000 kilometrekarelik alana yayılır kabaca.
Amerika’yı keşfedenler Patagonya’da parlak bir istikbal görmez, dudak büker yerleşmeye gerek duymazlar
Güneyin fethi sırasında Şili, yerli kabileleri (Mapuche’ler vb.) ezer geçer. Zavallılar ölülerini bile bırakıp dağların öte tarafına kaçar. Orada da Arjantin ordusuyla karşılaşırlar. Yine kan gözyaşı katliam. Bunları niye yolladınız? Yok biz yollamadık derken Şili ile Arjantin birbirine girer bu defa.
Yerlilerin kıymetiharbiyesi yok, iki tarafta da itilir kakılır horlanırlar.
Evet hâlâ.
İspanyollar güzelim meralara çöker, koyun besleyerek servet sahibi olurlar.
SİYONİSTLERİN YEDEK ÜLKESİ, EĞER FİLİSTİN’DE BARINAMAZLARSA...
Uzaylılarla yatıp kalkanların Patagonya’ya aşırı alakası var, bütün dünya işgal edildiğinde kaçıp burada yaşayacaklar.
Siyonistler de yatırım yapıyor eğer bir gün Filistin’den kovulurlarsa gelip sığınacaklar. Demek ki o korku içlerinde hâlâ.
Çin ise çoktan el atmış sessiz sedasız ABD’yi kuşatmış, Trump su dövüyor havanda.
Bir zamanlar havalide Mapuche halkı yaşar. Ki yüz asırdır oradalar. Son 500 yıl sürekli istila, imha ve toprak gasplarına maruz kalırlar. ‘La Conquista del Desierto’ (Çölün Fethi) adlı soykırım da İngiliz göçmenler için sürülüp kırılırlar.
1990’larda küreselleşme yanlısı Carlos Menem 41 milyon hektarlık araziyi Batılılara açar 8.000 kilometrekarelik parseller hazırlar. Ted Turner, Jerry Lewis, Sylvester Stallone, Christophe Lambert, George Soros, Carlo ve Luciano Benetton gibi isimler büyük sahalar kapatırlar.
Mapuche’ler sürülür sarp ve soğuk kuytulara.
BATAN GEMİNİN MALLARI
Ecnebiler en güzel vadilere el koyar, çitle çevirir, silahlı bekçi besler, halkı sokmazlar. Eskiden Chubut Nehri’ne koşarak gidenler şimdi 60 kilometre dolaşmak zorundalar. Hatta sırf şoseye ulaşmak için 90 kilometre yürüyenler var.
Benetton Grubu 900 bin hektar (Buenos Aires’in 40 katı 900 bin futbol sahası) ile Patagonya’daki en büyük toprak sahibi. Ki bu Patagonya’nın verimli arazilerinin yüzde dokuzuna tekabül ediyor. Burada yüzbinlerce koyun besliyor, binlerce ton yün elde ediyorlar.
Bir zamanlar halk yapağısını başkente trenle taşırmış, Leleque’deki yükleme durağı Benetton’un arazisi içinde kalınca kapatılır (1992) dönerler katırlara...
Batılıların iştahı kesilesi değil, ABD Meksika’dan New Mexico, Nevada, Arizona ve Kaliforniya eyaletlerini koparıp alır (1 370 104 km2 İki Türkiye) 15 milyon dolar sadaka bırakır. Şili’ye müdahale eder Allande’yi yıktırır, Arjantin, Uruguay, Paraguay, Panama, Bolivya ve Brezilya’yı karıştırır.
Bırakın ABD hükûmetini, United Fruit Company UFCO (Şimdi Chiquita) Guatemala ve Honduras’ta hükûmetleri devirir, 98 yıl evvel tam bu günlerde Kolombiya’da grevcileri kırdırır. İki bin işçi ölür, karıları dul, çocukları yetim kalır (Matanza/ Masacre de las bananeras - Muz Katliamı- 5-6 Aralık 1928)

