BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Veni Vidi Occidi | Geldim gördüm katlettim

İrfan Özfatura
Facebook

İngilizler 16 yaşını aşanları toplama kamplarına kapatır, köylerini ve mahsullerini yakar, hayvanlarına el koyarlar. Verimli toprakları üzerinde şehir büyüklüğünde çiftlikler kurarlar

Afrika kapısı denen şehirler vardır, kuzeyde İskenderiye, güneyde Capetown, batıda Dakar... Doğuda ise Mombasa.  
Mombasa’dan giren sadece Kenya’ya değil Uganda, Tanzanya, Somali, Sudan ve Habeşistan’a ulaşabilir rahatlıkla.
Kenya asrısaadeti müteakip İslam’la tanışır. Önce Ummanlılar gelir, yerli halkla evlenip çoğalırlar. Bir Arap Afrika karışımı olan Svahili medeniyeti doğar. Kendilerine has lisanları, kıyafetleri, mimarileri vardır, cami ve medreseler açarlar.  
O yıllarda iç kesimler ormanlıktır, kabileler dünyaya kapalı yaşar. Mombasa, Kilva, Lamu, Malindi gibi İslam şehirleri sahil şeridine yayılırlar.
Yıl 1498. Vasco da Gama Mombasa’ya demir atar. Yerli halk onu dostça karşılar, Vasco deniz yolu ile Hindistan’a gidebileceğini orada anlar. Kâşifler gider katiller gelir, halka musallat olurlar. Portekizliler Cezire Kilwa’ya (Kilwa adası) çöreklenir, güzelim Mombasa’yı yakar yıkarlar. Hâlen ayakta olan Fort Jesus Kalesi Hazreti İsa’nın adını taşısa da Felluce’yi aratmaz.

PAPA ARKALARINDA
Zamanla Hindistan yolu üzerindeki adaları ve şehirleri işgal eder, yağmaya başlarlar. Gemicileri tacirleri tehdit eder, hadsiz vergi alırlar. En önemli gelir kaynakları esir ticaretidir. Mağaralara kapatılan insancıklar aç susuz akıbetlerini bekler, kendilerine bir yudum su verilmediği için zemini eşip rutubeti solurlar.
Shimoni Mağarası büyük sayılmaz ama bin kişi tıkılır kör karanlığa. Kaçmaya yelteneni duvara çakar, bağırta bağırta canını çıkarırlar. Köleler daha ziyade Brezilya’ya götürülür, tabii 2 ay süren yolculuktan sağ çıkarlarsa.
Halk dehşet içindedir, gün geçmesin ki bir katliam haberi duymasınlar.
Osmanlı, kardeşlerimize sahip çıkar, Donanmayı Hümayun, Hint Okyanusu’nda Portekizlilerle mücadele eder, sükûneti sağlar. Havalinin ve ahalinin himayesi Ummanlılardan (Zengibar Sultanlığı) sorulur ilerleyen yıllarda. Bilahare Yarubi ve Said hanedanlığı idareyi ele alır Svahili kültürü tekrar geçer hayata.

BUYURUN YAĞMAYA
Yıl 1888. Sömürgeci Almanlar Witu Sultanlığını himayelerine (!) alırlar.
Britanya Doğu Afrika Şirketi de faaliyete (!) başlar Kenya’da. Almanlar bölgeyi babalarının malı gibi İngilizlere devreder (1898) başka bir alana kayarlar. İngilizler Mombasa Kampala arasında bir demir yolu kurar, Uganda’ya da el atar. Rayları döşerken Hintlileri kullanır, işi bitenlere “kalın burada” buyururlar. Gözleri elmas ve altındadır, kürkmüş keresteymiş gerisi teferruat. Madenci Rosterman sadece Kakamega ocağından yüzlerce ton altın çıkarır, dibini kazır âdeta. Avrupalılar kristal kulelerde yaşar, Hintiler ve Araplardan çekinir ama siyahileri muhatap almazlar. Hasılı 1900’lere kadar İslam ülkesi sayılan Kenya işgale uğrar. Sanayii devrimini müteakip ırgata ameleye ihtiyaç kalmaz, buhar gücü insandan ucuzdur zira. Peki halkı serbest mi bırakırlar?
Yooo ne gezer, silah altına alır, dikerler Almanların karşısına.

TÜFEEEK OMZA
Afrikalılar kendileri hiiiç ilgilendirmeyen Cihan Harbi’nde hayli kayıp verir. Malum bir kısmı da Çanakkale’ye getirilir. Harbi umumi sonrası (1920’ler) Londra Kenya’yı bırakmaz, resmen Kraliyet kolonisi yapar, insan öğütmeye devam. Bu arada misyonerler sıkı çalışır, bilhassa Nairobi merkezli East African Association her yolu dener propaganda adına. Kendilerine yaklaşanları memur yapar, maaşa bağlarlar. Hristiyan sayısı arttıkça Britanyalı rahatlar. Yoksa zencinin dini kimin umurunda? Avrupalıların hesap gününe inandığı da şüpheli, inansalar bu zulmü yapamazlar. İslam düşmanlıkları da paradan kaynaklanır, tekerlerine çomak sokacak tek güç Müslümanlardır zira. Fildişi, yılan derisi, leopar postu, çay, kahve, meyve, kauçuk, baharat ve insan... İyi de çal çal nereye kadar? Gün gelir sabırları taşar. Önce Kikuyular, bilahare Hint asıllılar taleplerini haykırırlar. İngilizler isyancı liderlerden Thuku’yu sürgüne yollar. Güney Afrika’dakine benzer bir baskı politikası (Apartheid) kurar, adım attırmazlar halka.

YETER ARTIK
Neden sonra Yasama Meclisinde beş Hintli ile bir Arap üyenin temsiline razı olurlar. Tabii ekseriyet Avrupalılarda olmak şartıyla. Sağda solda çıkan küçük isyanları acımasızca bastırır, hayvanlarına el koyar, köyleri ve mahsulleri yakarlar. Verimli toprakları üzerinde şehir büyüklüğünde çiftlikler kurarlar (White Highlands) Nandiler, Masailer, Kikuyular ve Girimalar toplama kamplarına (reserves) kapatılır. Başlarına yerli despotlar (tabii ki başka kabileden) koyarlar. 16 yaşına gelen her Afrikalı kayıt altına alınır, nefes alabilmesi için yüksek vergiler ödemek zorundadır. Boyunlarına metal levhalar asar, borcunu aksatanı sorguya alırlar.
1952 Ekim’inde Mau Mau isyanı başlar, militanlar beyaz yerleşimcilere ve yandaş Afrikalılara karşı silah kullanırlar. Hareketin liderlerinden Dedan Kimathi yakalanır. İdam!..  İngilizler Mau Mau ile alakası olsun olmasın liderlik yapabilecek insanları toplar. Bir milyondan fazla Kikuyu mensubunu kamplara kapatırlar. II. Cihan Harbi ile muhalifler güçlenir, parti kurar, siyasete ısınırlar. Zemin mzungunun (kötü beyaz adam) altından kaymaya başlamıştır. Bakarlar deniz bitecek, arazileri paraya çevirir, dönerler Britanya’ya.

11 ARALIK 1963
Kenya 1963 Aralık’ında hürriyetine kavuşsa da örfünü, ananesini, alfabesini kaybeder bu arada. Trafik soldan işler, ölçü birimleri inch. food, yarda... Resmî lisan gavurca... İngiliz sinsidir, girdiği yerden elini eteğini çekmez, bir sürü münakaşalı mevzu bırakır ardında. Asırlık mülkünüzü elinizden almış, satmıştır ona buna. Başkasının oğlu, babanızın toprağını işler, iş karakolda biter sonunda.
Hürriyet mücadelesinde Müslümanların payı büyüktür, “kadılık makamı” gibi bir imtiyaz tanınır onlara. Kendi aralarındaki davalara (miras evlenme boşanma) fakihler bakar. 1988 ABD Büyükelçiliğine yapılan saldırı ve 11 Eylül vakası kardeşlerimizi sıkıntıya sokar. Suudların yemlediği Selefi örgütler (El-Kaide ve Eş-Şebap) kanlı eylemler yapar, samimi müminleri töhmet altında bırakırlar. Yankiler, alakası olmayanları da toplar, götürürler Guantanamo’ya. Şu an Kenya’da Çin çok faal. Türkiye eskiden “var ama yoktu” artık elçiliklerimiz, yardım kuruluşlarımız güzel işler yapıyor. Henüz istenilen seviyede olmasa da mallarımız itibar görüyor piyasada.

GEZ DÜNYAYI GÖR KENYA’YI
Kenya yeşil bir ülke, düşünün Rize gibi çay yetişiyor. Güçlü nehirleri, şelaleleri var. Hem Hint sahillerinde hem de Nil Nehri’ne kaynak olan Ukereve Gölü’nde (Victoria demiyoruz) balıkçılık yapıyorlar. Afrika’nın avcı ve savaşçı çocukları Masai Maralar ve büyük kedilere mekân olan Serengeti millî parkı seyyahları çekiyor. Zenginler beş büyükleri (aslan, leopar, fil, gergedan ve yabani manda) görebilmek için safarilere katılıyor, iyi de döviz bırakıyorlar. Çakal, sırtlan, maymun, zebra, zürafa mebzul miktarda… Çitalar kedi gibi, jipinizin üstüne çıkıp bakınıyor etrafa.
Başkent Nairobi yakınlarında da bir millî park var, “Kifaru ark” Şehir merkezine bir sigara içimlik mesafede ve yırtıcılar dolanıyor ortalıkta.
Sokak lezzetleri iştah çekici, çapat (yağda hamur), ugali (mısır pilavı) ve sukuma wiki (bir nevi sebze) yiyebilirsiniz, yeter ki tek kullanımlık tabağınız olsun yanınızda.
Çay kahve elbette içeceksiniz, bence kendi bardağınızı uzatın esnafa.
Sadece meyve alsanız kâfi, Afrikalılar karpuz, kavun, muz, mango, portakal doğramaya meraklı. Koca bir tas meyve salatası kuruşlu paralara.

KARLI DAĞLAR
Ülkeye adını veren 5.200 metrelik Kenya Dağı’nın (Kere-Nyaga: Beyaz tepe) Klimanjora’dan kalır yanı yok, doruktaki buzullar fotoğrafa geliyor. 2018 sayımına göre nüfus 48.397.527. Yazılmayan da vardır mutlaka. Halkın %58,64’ü 0-24 yaş aralığında.
Okuma yazma oranı düşük sayılmaz, mekteplerde Harambee (katkı payı) kaldırıldıktan sonra eğitim yayılmış kuytulara. Hristiyan vakıflarının 20 üniversitesi var, Müslümanların bir tane bile yok. Gençler en az 3 lisan biliyor, turistlerle konuşabiliyor rahatlıkla. Temiz su kaynaklarına ulaşma imkânı komşularından daha fazla. Tifo, sıtma, humma ve kuduz mevcut, Hepatit ve AIDS’e de dikkat gerekiyor. Ha bu arada selam verin (Selamün aleyküm) haberi (n’aber) deyin, teşekkür edin (şükran, asante) birkaç kelime Svahili konuşursanız, memnun olacaklar.

 

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
621877 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/irfan-ozfatura/621877.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT