BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Yüksek Divan Kuruluna iki sorum var!

Ali Koç beyin ters sorulara sadece birkaç kelime ile cevap verdiği gibi gözüküp hiç cevap vermediği Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu toplantısına ben de haricen bir soru sormak isterim... Kulübün kuruluşunun 50. yılında Dr. Rüştü Dağlaroğlu'nun yazdığı tek ve doğruların olduğu Fenerbahçe tarihi kitabı neden müzede yok ki? Devamla; Ali Bey’le, Aziz Yıldırım beyi buluşturmaya çalışıyorlar. Bir kere, hem de kol kola zamanın Habertük TV patronu, şimdi rahmetli olan, Ufuk Güldemir'in evine gitmişlerdi. Acaba neden? Hadi bakalım delikanlı olan cevap versin! Cevabı bende saklı. Şayet bir cevap gelmezse  haftaya yazarım sebebini...

Beşiktaş'ın kadrosu...
Cezalı ve sakatlar ordusu ancak bu on biri çıkardı ve değişiklikler de hepsi hepsi iki adet olabildi. Gerisi mi? Vallahi ben isimlerini yeni duydum. Maçın sonucu mu? Kartal 3-1'le nefes aldı. Haaaa penaltı mı? Yok canım, Ljajic attı... Doğru bir tanedir, önemli olan onu bulabilmektir. Bu maçın bana göre asıl mesajı ne mi? Eh kulübe zayıf olduğundan ancak iki değişiklik yapılabildi. Bu da takımın ahengini korumasına yardımcı oldu. Yani çorba olmaktan kurtulundu.  

Emre'nin dikkatine!
F.Bahçe, Kasımpaşa karşısında 3-1 önde iken, yani orta boy rahatlamış iken, Emre Belözoğlu 73’te Ozan, Mert Hakan ve Valencia'yı oyundan alıp yerlerine Gustavo, Sinan ve Thiam'ı atıyor. Yani diyor ki, "Bu maçı kazanmak istemiyorum..." Sonra mı? Hem emekli Fırat Aydınus hem de Ali Koç'un haşladığı VAR, golü ve net Kasımpaşa penaltılarını es geçince her şey iyiye ulaşıyor... Pardon bitmedi! Hani şu “Kiralık” yeni teknik direktör Şenol Çorlu nerede idi yahu? Raporlu imiş be... 

Daha nice 51. yıllara!
Gazetem Türkiye'nin 51. kuruluş yılı kutlandı geçtiğimiz hafta... Tabii ki önce rahmetli kurucumuz, çok değerli insan Enver Ağabeyi andık. Gerçekten de Enver Ağabey günümüz patronlarının çok ötesinde çalışanın ağabeyi idi. Şimdi de mahdumu aynı ruh, aynı dostlukla emanete sahip çıkıyor. Bize de daha nice yıllara demek ve destek olmak kalıyor... Ve çok önemli bir not daha... Sadece eskilerin Tercüman'ı ile hâlâ yaşayan Türkiye girdikleri yoldan sapmayan, savunduklarının arkasından duran, her türlü darbede, girişiminde yüreği ve bilgisi ile hareket eden gazetelerdir. Bu nedenle rahmetli Enver Ağabeyi bir kere daha saygı ve hürmetle anıyorum...

Çaylaklar duvarlara çakıldı ama...
Galatasaray'ın Kerem, Halil ve Emre Kılınç'tan kurulu forveti Ersun Yanal hocanın derin alan bırakmama üzerine kurulu duvarlarına tosladı durdu. Savunmadan, orta alandan pas zenginliği ile çıkan Galatasaray sadece iki bekinin saldırılarında ses getirdi. Ne zaman ki Arda oyunu sol kanada oturttu, Atletico'da  olduğu gibi... Mustafa ortaya girip rakip stoperlere şaşırtma verdi işte o zaman tabela heyecanladı. Ve Podolski gibi bir yıldız kendini attırdı ve Şener'e yol açıldı, işte o zaman maç bitti. 

Bunlardan hiç güzel kadın gördünüz mü?
Otomobil kullanmasını öğrenmedim. İyi ki de öğrenmemişim. Trafiğin hâline baksanıza! Bu sebeple de toplu taşımayı kullanırım veya piyadeyim... Neyse, ana muhalefet partisinin İstanbul İl Başkanı kadın tutmuş, illet olduğum sosyal medyadan 128 milyar dolar yalanına yanaşırken cesedi kıyıya vuran gariban bir bebeğin fotoğrafını kullanmış. Millet feryat figan... Ben mi? Normal buldum tabii ki... Sen en iyisi Hulki Cevizoğlu'na sor bakalım bu 128 milyar palavrasını kim aşılamış senin partine... Bunlar yollara dökülürler, sokaklarda nara atarak yürürler... Bunlardan Ayşenur Arslan da delikanlı (!) konuğu ile salı günü tuz biber ekti. Pardon unutmadan; Barçın Yinanç da var... Peki bunun arkasındaki gerçek ne? Şöyle bir fotoğraflara bakınız anlarsınız. Benden bu kadar!

Maç saatleri saçmalığı!
Tamam Ramazan ayındayız. Ama hem Beşiktaş'ı hem de G.Saray’ı niye bize aynı saatte izletiyorsunuz? Birini alsaydınız ya 16.00'ya falan... “Efendim yarış var” diye cevap vermeyiniz sakın ha! O zaman sorarlar adama F.Bahçe neden bir gün sonra diye? Yoksa F.Bahçe yarışta yok mu? Ne federasyon ama! Zavallı özerklik!

Harca harca bitmez!
Ben saymadım ama, Kayserispor giden gelen de dahil yedi teknik adam kullanmış bugüne kadar... Bir teknik adam ikiden fazla takım çalıştıramaz kuralına eyvallah da, peki kulüplere bir sınırlama gelmeyecek mi? TFF acilen bunun da sınırını belirlemelidir. 

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
618700 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/kemal-belgin/618700.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT