BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Yabancı kuralı mı?

Başlıktaki soruya cevabımı merak ediyorsunuzdur. İlk bakışta ülke futbolcusunun lehine bir karar alınmış. Ama kuşkum odur ki, yarın kulüplerin çoğu “olmaz” diye haykırır ise başka bir şekle dönüşür. Neden mi? Eh düne kadar böyle olunmadı mı? Şayet değişiklik yaşarsa önümüzdeki sezon ilk on birde üç yerli olacak... İşte size altyapı kullanımı için büyük fırsat... Bunun yanı sıra ne oldukları bilinmeyen, özellikle de malum renkli futbolculardan kurtulmuş olacağız. Tabii ki ekonomi de ayağa kalkabilecek... Bekliyorum... Bakalım özerk federasyon bir kere daha teslim mi olacak, yoksa sizi ben yönetirim mi diyecek?

Yerli film faciası
Bir de baktım ki alt yazıda "Beklenen şarkı" filmi başlayacak. Hemen heyecanlandım. Çünkü bu filmi Zeki Müren çevirmiş, kimler kimler oynamamıştı ki... Ve filmin adını taşıyan şarkı işte o zaman bestelenmiş idi. Neyse, film başladı, baktım yepyeni yıldızlarım oynuyor. Yani yenilerle tekrarı umudu ile izlemeye devam ettim. Ama fonda o muhteşem şarkının melodisi vardı sadece... Filmin konusu mu? Eskisi ile uzaktan yakından ilgili değil. Yapmayın yahu! Hiç olmaz ise bundan böyle unutulmaz anılara saygılı olunuz... Hayatta olmayanların da kemiklerini sızlatmayın!

Çıka çıka İspanyol çıktı
Ali Koç Başkan, basın toplantısının bir yerinde yeni teknik adamın Portekizli veya Alman olacağı haberini vermişti. Hatta bir ihtimal de İtalyan demişti. Ben de aSpor ekranından "Ne alaka! Birbiriyle zıt iki ülkeden birini seçmek büyük yanlış" yorumunu yapmıştım. Geçtiğimiz cumartesi baktım bu defa ortaya bir İspanyol ismi çıktı. Rafael Benitez geldi gelecek gibi diyorlar... Diyelim öyle oldu. O zaman biz Ali Bey’in sözlerine nasıl inanalım... Acaba çok eleştirdiği spor medyası ne der ki? Zaten bitmedi... Her gün yeni yeni isimler çıkıyor ortaya... Geniş ufuklu olmak buna denir işte! Ben mi? Emre Kardeş yeniden başa geçerse ben şaşmam da, siz de öyle yapınız!

Voleybol süper de, Guidetti'ye soru
Gerek erkek millî takımımız, gerekse kadın millîlerimiz uluslararası maçlarda başarılı sonuçlar alıyorlar. Hem de hangi ülkelerin takımlarını yenerek... Demek ki federasyondan başlayan doğrular kulüplere de geçiyor. Burası çok önemli... Bu arada bir de yakınmam olacak tabii ki... Guidetti Hoca molalarda oyuncularına İngilizce hitap ediyor. Taktik veriyor, yanlışları söylüyor... Tamam da benim sorum şu; Bir Türk voleybolcu kadınla evli olan ve ekranlardaki bazı söyleşilerde anlaşılır bir Türkçe kullanan bu hoca neden İngilizce paralıyor? Oysa kadın millî takımında hiç yabancı yok ki!

Basketbolu böyle bileceksin!
Evet, Fenerbahçe'nin basketbol sorumlu yönetim kurulu üyesi Anadolu Efes'e kaybedilen ikinci maçtan sonra dakikalarca konuştu. Neler mi söyledi? Tabii ki yenilgilerin baş sorumlusu olarak federasyonu ve onun hakemlerini gösterdi. Zaten bizde en kolayı budur. Acaba koç hiç hata yaptı mı? Örneğin yabancı kontenjanını belirlerken... Rakip Eurolig kazanmış bir ekip... Acaba onlar bu farklı galibiyetleri hak etmediler mi? Eh, bozacının şahidi şıracı olurmuş. Eskiler öyle derler de... Pardon bitirmeden; bu şişman gibi görünen yönetici acaba üç maçta toplam 90 sayı fark yemiş olmanın sebebini nasıl açıklar? Ben mi? Bu son maçta da hakemler yedi adet üçlük attılar... Yersen!

Kaptanlık bu kadar kolay mı?
Bakıyorum da Anadolu Efes'te Doğuş Balbay, Fenerbahçe'de Melih Mahmutoğlu, Galatasaray'da Göksenin Köksal takım kaptanı... Eskiye dönelim de sizler yorumu daha sağlıklı yapabilesiniz. Fenerbahçe'de Hikmet Vardar vardı... Galatasaray'da Yalçın Granit ismi semboldü... Anadolu Efes'te Tamer Oyguç, Koraç Kupası'nın kaldıran adamdı... Ne dersiniz? kaptanlık bu kadar ucuzladı der misiniz? Ya da kaptan kelimesinin önemi, bir takımdaki varlığı bu kadar mı ucuzladı?

Haydi çocuklar!
A Millî Takım yarın İtalya karşısına çıkacak. Nasıl bir kadro mu bekliyorum... Son Moldova maçının ilk on birini diyebilirim. Tek farkla Cengiz, Kenan'ın yerine kadroda olabilir. Şenol Güneş Hoca nasıl bir oyun planı ile dizer takımı? Sakın ola ki, "Haydi aslanlarım... Korkmayınız. Açılın ve gidin.." der mi, yoksa toplu bir yarım saha savunması temelli çabuk çıkan bir takım hücumu mu tezgâhlar? Önemli olan ne mi? Bu bir resmî oyun... Tabela hepsinden önemlidir dostlar!

Sergen mi, yoksa yönetim mi?
Tekrar edeyim; Beşiktaş, şayet Sergen Hoca ile devam etme isteğinde ise, salı akşamı kazanılan kupanın ardından çarşamba günü törenle sözleşme imzalamalı idi... Şimdi? Suyu çıkmış bir iş değil mi?

Trabzonspor için yepyeni bir anlayış
Trabzonspor transfer dönemi resmen bugün başlayacak olmadan imza üstüne imza attırdı. Helal olsun! Abdullah Avcı'nın rolü büyüktür bu anlayışta... Tabii ki Başkan Ağaoğlu için de aynı görüşteyim. O zaman İstanbul'a ciddi bir mesaj olmadı mı?

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
619299 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/kemal-belgin/619299.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT