BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Vikipedi skandalı ve FB komedisi!

Şu Vikipedi var ya her şeyi bilen, işte ona bir tıklayayım dedim geçen gün... Fenerbahçe'nin efsanelerinden K. Fikret’i, yani “Fikret Kırcan’ı araştırayım” dedim. Hay demez olaydım. O sözüm ona tanıtımda diyor ki, “K. Fikret yani Fikret Kırcan, yani Kefal Fikret...” Destur beyler! O Kefal Fikret, B. Fikret'in yani Fikret Arıcan'ın lakabıdır. İşinizi bilerek yapın! Devamla, FB TV'de de bir komedi... Tarihte bugün denen programda, yani 23 Şubat'ta Fenerbahçe'nin bir maçında golleri atanları sıralamışlar. Şöyle ki, Fikret Kırcan, Cemil ve Yaşar... Destur be! Rahmetli Fikret Abi bu iki diğer golcüden 20 küsur yıl önce futbolu bıraktı be! Ne atıcı oldunuz yahu!

Burak Elmas olun siz de...

G.Saray'ın genç başkanı geçenlerde menajerlere akıtılan paraları açıklamış. Bravo! Bence diğer kulüpler de, tabii ki başta da F.Bahçe ve Beşiktaş başkanları veya yetkili kıldıkları bu sokağa atılan paraları açıklamalılar. Ligin totali de belli olsa ne iyi... Böylece son yıllarda kulüplerin neden borç batağına sürüklendiğini görürüz. Haa bu arada hangi menajer ne kadar aldı, o da belli olsa... Olsa da artacak paranın başkalarına da indirildiği belli olsun!

F.Bahçe'nin asıl foyası ne?

İsmail Kartal'ın ve sözcülerinin maç öncesi Prag'dan tur ile dönmelerinin boş söz olduğu ortaya çıktı. Sarı lacivertli takım üç gol de deplasmanda yedi bu takımdan... Hep yazdım, hep söyledim, bu takımın savunması fasa fiso... En öndekiler de öyle... Benim anlı şanlı spor medyasındaki yorumcular da o savunma elemanlarına tonla avro fiyat biçmezler mi? O zaman kaleci ile orta alan ne yapsın ki! 

Avcı'nın kadro macerası!

Trabzonspor yönetimi ve teknik adamı öyle transferler yapıyorlar ki, sahaya çıkan kadro, kenardaki yedekler ve hatta o maçta arızası olanlarla ne hata yapılırsa yapılsın maç kazanılıyor. Kayserispor ki son haftaların takımı, maçı nerede ise kazanırken indirildi. Avcı Hoca orta alanı nerede ise tamamen savunma zaaflı kadro ile sahaya sürdü. Ama sonrasında sahaya sürdüklerine bakınız. Denswil, Djaniny, Yusuf Erdoğan, Berat ve Koita oyuna girdiler... Eh bence bu gitmiş maçın geri gelmesi, şampiyonluğun ilanı demektir.

Volkan ile Emre karşı karşıya...

Çok eski değil nerede ise daha bir yıl ya geçti, ya geçmedi. Emre Belözoğlu ile Volkan Demirel daha dün Fenerbahçe'nin kenar yönetiminde idiler. Bugün ise Başakşehir ve Karagümrük eşofmanları ile rakip oldular. Ve Volkan, Emre’nin takımını deplasmanda yeniverdi. Acaba diyorum bu ikili henüz doğru dürüst lisansları bile yok iken Fenerbahçe’yi ayakta tutmuşlardı ya, bugün de zamanında giydikleri bu formayı yine yüceltirler miydi? Hani mesela! Ama büyük hoca Pereira Brezilya’da işe başlamış ya... Efsane eski yazarlar... Hadi neyse yeter bu kadar... 

Penaltısaray diyorlar...

Bizim Kadıköy'de özellikle UEFA ve Süper kupalar geldikten sonra Galatasaraylı sayısı çok ciddi artış gösterdi. İşte buradan hareketle şu son Ç. Rizespor maçından sonra çarşıda kulağıma çok ilgi çekici bir isim gelmeye başladı. Bu isim “Penaltısaray...” Bu ne yahu dedim arkadaşlara... “Abi, her maç iki penaltı çalınıp duruyor. Nasıl olmasın da bu ismi takmayalım” dediler. Bu arada aynı ismi takanların tamamı rakip değil haaa... İçlerinde koyu Cimbomlu diye tanıdıklarım da var. Neyse, şimdi Torrent’i nerelere çıkarır acaba şu eski kalemşorlar?

Önder Hoca ve Atiba...

Bizim gazetenin pazar günkü spor sayfasında bir manşet vardı. Diyordu ki, “39 yaşında 11,75 km koştu...” Bu mesafeyi bir doksan dakika içinde yapan 39 yaşındaki Atiba idi... Vay ki vay! Bizde ne oyuncular var, yerli ve yabancı... Götürdükleri para çuvala sığmaz... Koştukları ise bunun yarısı belki de... Haa bir de yararlı koşmak var tabii ki... Kim bulup getirdi ise bu Atiba'yı ben olsam Beşiktaş'ın yerinde bir madalya da ona takarım... Sonra mı? Bizim yerli malı Önder Hoca, Sivasspor'un etkili oyunu karşısında yine ancak üç oyuncu değiştirdi. Diyeceksiniz ki, kenarda kim vardı ki? Bizde ne hocalar var be, kenardan kimleri oyunu almıyorlar ki... Önder Hoca gibi yapınca da takımın ritmi, dengesi, ezberi bozulmuyor tabii ki...

İsmail Hoca’ya hatırlatın!

F.Bahçe'de ikinci defa göreve gelen İsmail Hoca da acaba başka hocalar gibi oyuncu değiştirme hakkını son adama kadar kullanmayı mı âdet edindi? Nedir o Hoca’m; Zajc'ın son dakikada oyundan alınıp yerine Valencia'nın atılışı? Ne oldu sonra? Valencia sakata çıktı. Peki sahada yürüyen İrfan Can için neden 81 dakika bekledin? Tekrar bir düşünüp dönsen iyi olur bence... Maçı kazandın, tamam... Ama şu savunmanın beceriksiz rakibine sunduğu hataları da bir gözden geçir. Bence kaleci Altay'ı sağlığına kavuşturan doktorlara sen ve yönetim ödül vermelisiniz.

Bizim basketbol bitti!

Yunan takımına üç gün içinde iki defa yenildik. Son derece doğal bence... Çünkü rakibimizde nereden bakarsanız bakınız en az dört uluslararası yıldız var. Bende? Biraz Melih, çokça Larkin... Gerisi mi? Olsalar da olur, olmasalar da... Allah kenardaki hocalarımıza sabır versin... Yahu beyler; benim millî takımım dünya ikincisi olmuş idi... Hem de finalde ABD'ye yenilerek... Şöyle şapkanızı önünüze koyup düşünün, taşının!  

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
623988 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/kemal-belgin/623988.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT