BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Yanlış hesap!

 
Türkiye’nin tarım ihracatı ocak-ağustos döneminde 17 milyar 953 milyon dolara ulaşarak tarihin en yüksek seviyesine ulaştı. Sevinelim mi üzülelim mi? Tarıma bağlı sektörler arasında en fazla ihracatı 5 milyar 580 milyon dolarla hububat bakliyat yağlı tohumlar ve mamullerinde gerçekleşti. Bu sektörü, 2 milyar 83 milyon dolarla su ürünleri ve hayvansal mamuller, 1 milyar 786 milyon dolarla yaş meyve ve sebze, 1 milyar 282 milyon dolarla fındık ve mamulleri, 1 milyar 268 milyon dolarla meyve sebze mamulleri, 871 milyon dolarla kuru meyve ve mamulleri, izlemiş...
İyi güzel de ağustos ayında gıda fiyatları %29 artışla 28 yılın zirvesine çıktı, buna ne demeli? Bakar mısınız, şeftali %70,14, salatalık %56,30, kabak %43,85, limon %36,14, taze fasulye %32,79, karpuz %21,74 artmış. Bunların hepsi yaz sebze ve meyveleri. Şu anda tarladan sofraya gelen ürünler. Yani çok ucuz olmaları gerekirken, fiyatları görülmemiş ölçüde artıyor...
Tamam, ihracat geliri elde ediyoruz, dövize ihtiyacımız var. Fakat gıda enflasyonunu para politikasıyla birlikte düşünmek yanlış. Bazı bölgelerde kuraklık dolayısıyla meyve ve sebze üretimi azaldı, fiyat artışlarında bunun payı var. Ama ağırlıklı olarak ürünler ihraç edilince yurt içinde tüketime ayrılan pay azalıyor. Buna karşılık pandemi sonrası büyük bir talep artışı yaşanıyor... Aracılar da fırsattan istifade yangına körükle gidiyor, etiketleri şişiriyor. Herkes şokta. Ben çocukluğumdan beri yaz mevsiminde şeftalinin kilosunun 15 liradan, kayısının 25 liradan satıldığını görmedim. Olur şey değil! 
Bakın, ağustosta manşet enflasyon 19,25’e tırmandı, ama enerji ve gıda hariç çekirdek enflasyon 16,76’ya düştü... Bütün hesapları gıda bozdu. Amaç neydi? Yılın son çeyreğinde enflasyondaki düşüşe bağlı olarak faizler aşağı çekilecekti. Görülüyor ki, sebze ve meyve fiyatları sürekli zamlanacak, bütün planlar bozulacak... Politika faizi şimdiden enflasyonun gerisinde. Merkez Bankası bu durumda faizi arttırabilecek mi?
Peki ne yapmalı? Ticaret Bakanlığı acilen gıda ihracatını kısıtlayıcı tedbirleri devreye sokmalı. Sebze meyve fiyatları mevsim normaline inmeli. Hiç merak etmeyin. Biz dövizdeki o gelir azalmasını başka alanlardan fazlasıyla kat kat çıkarırız. Vatandaş nefes almalı. Size en canlı örnek. Aynı tabloyu inşaat sektöründe yaşadık. Yılbaşında torbası 300 lira olan çimento, ihracattaki büyük artış dolayısıyla 500 liraya yükselince müteahhitler 9 Eylül’e kadar işi bıraktı. Ticaret Bakanlığı da, çimento üreticilerinin çimento ve klinker ihracatını kayda alma zorunluluğu getirdi... Şimdi çimento ihracatı kısılarak, piyasada çimento arzı artacak, dolayısıyla fiyatlar düşecek...
İşte aynı operasyonu gıdada da hayata geçirmek gerekiyor. Ticarette dengeyi sağlayamazsanız, bir çuval incir berbat olur. Muhalefetin eline de koz geçer. En fazla tarım ürünü ihracatını Rusya’ya yapıyoruz. Onlar işlerine gelmeyince nasıl ürün almayı durdurduk deyip kestirip atıyorsa biz de yurt içi talebi karşılamak için ihracatı azalttık diyerek noktayı koymalıyız...
Beyler, Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan oluyoruz!..
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
620513 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/necmettin-batirel/620513.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT