BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Fatih Hoca’m biraz insaflı ol!..

Başkan’ı ve yönetimini ağır bir şekilde itham etmek sana yakıştı mı? Sana verilen desteği nasıl görmezden geldin?

Fatih Hoca, “Şampiyonluk yarışının son maçında, yarış 'averajla kaybedilince' doğrudan hedef (Başkan ve yönetim) tarif ederek” kendisine hiç yakışmayan ve “haklı da olmadığı” açıklamalar yaptı.
Dedi ki; “Yarışı en güzel şekilde götürdük. Herkese karşı… Çok kolay değil. Ben yalnızım dediğim zaman çok şey ifade ettim; ama anlamadılar. Maalesef öyle. Dolayısıyla dramatik bir kayıp oldu.”
Dedi ki; “TFF ve kurullarına göğsümüzü germişken, onlara teşekkür edenlerle bile karşılaşıyoruz. Basınla, televizyonla, hakemle, kurumlarla, Federasyon’la ayrı ayrı uğraştık. Bir de içeriyle uğraştık.”
Dedi ki; “Sezonu en sıkıntılı en alevli zamanında oyunculara, hocalara söylenen şeyler olacak iş midir? Sonradan bunu çok güzel pazarlayıp, 'Ben onları hırslandırmak için söyledim' laflarını geçelim… Bunlar ayıp şeyler. Biz bunların hepsini aştık. Hiç seslenmeden hem nezaketimiz hem terbiyemizle…
Güçlü olmazsanız size herkes dokunur. Galatasaray’ın güçlü olmaya ihtiyacı var. Dışarıdaki rakipler, aleyhimize çalışanlar... İçeridekiler daha tehlikeli. Galatasaray bunları aşmalı. Konuşacağımız çok şey olacak.”
Arşivler şahittir; “Belhanda gibi bir oyuncunun, 'Galatasaray Kulübü'nü temsil eden Başkan'a ve Yönetim Kuruluna izansızca ve insafsızca, arsızca, vicdansızca yaptığı hakaretten sonra ‘Sen ne diyorsun küstah adam’ diyerek 'ilk ve en ağır cezayı vereceğine' susup oturmandan önce her konuda "seni savunan, seni koruyan” bir “spor yazan” olan ben…
Bunca ekonomik kriz içinde, ellerinden gelen her şeyi yapıp, "Senin bir dediğini ikiletmeyen" ve de ocak transferinde "Galatasaray kadrosunu ligin en iyi kadrosu hâline getiren" bir Başkan ve yönetimine, ligin sonunda "bunları söyleyen" senin "Başkan'a karşı" niyetini "Belhanda'nın kovulma sürecinde sezmem ile birlikte" rotayı "tamamen değiştirdim!..
İnsaf et; "Altı maçta 13 puan kaybederek" mi, "Yarışı çok güzel götürüyordun?.."
Sergen ve Emre Hocalar "son maçlarda yaptığı hatalarla Galatasaray'ı yarışa dâhil etmeseler" söyler misin bana "Yarış nasıl 'en güzel' götürülüyordu?.."
Yarışın son kulvarında, "küme düşme adayı Rizespor'a, küme düşen Ankaragücü'ne bile 'kendi sahasında' yenilen" senin takımın değil miydi?
Evet, "Başkan "Belhanda'yı kapının önüne koyarak ve futbolculara 'Onurunuzla, şerefinizle oynayın" diyerek, sadece futbolcuları değil, tüm Florya'yı uyandırdı. Sekiz maçta yedi galibiyet ve bir beraberlik geldi; yalan mı?
Ama yarış, "Galip gelinmesine rağmen son iki maçta senin de ortak olduğun basit stratejik, taktik ve bireysel hatalarla" kaybedildi!..
Ve sen… Yönetimine bir "Allahaısmarladık" demeden "futbolcularla helalleşip gittiğin" maçtan sonra, "bütün söylediklerin hem de harfi harfine" Galatasaray WEB sitesine kondu. Hâlâ da duruyor; "Seni yalnız bırakan (!)" yönetime bak.
Ve de "Başkan dâhil" o yönetimin, "Yalnız bırakıldım" dediğin sezon içinde, TFF Disiplin Kurulundan "ne kadar ceza aldığını" da unutma!..
Dahası, hiç olmazsa "basına insafsızca davranmamalıydın"; her sezon olduğu gibi bu sezon da "basın desteğin", hem de "yaptığın onca hataya rağmen" inanılmazdı; daha ne istiyordun?..

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
618992 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/ocal-uluc/618992.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT