BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Müthiş bir dayanışma örneği!..

"Çocuklar, yine bu tahtaya yazdıklarıma sıra gelmeyecek galiba. Aklıma başka bir hikâye geldi."
 
Teneffüs olur olmaz çocukların büyük çoğunluğu, köyden henüz gelmiş ve ilk defa tanımaya çalıştıkları bu köylü talebenin başına üşüştü. Kimi “hoş geldin” diyor, kimi memleketini soruyor, kimi oturdukları mahalleyi…
Onu sırasına kabul etmeyen Yılmaz, elindeki kocaman çikolatayı ısırarak şımarık bir vaziyette kalabalığın arasına karıştı. Bir taraftan şapur şupur yiyor, diğer taraftan da talebeleri itekleyerek araya girmeye çalışıyordu ki tökezlendi, yüzüstü sıraların arasına kapaklandı. Karizması fena çizilmişti. Kendine kuvvet toplayacakmış gibi gözlerini kısarak bakmaya çalıştı. Düşmesi sınıftakilerin umurunda değildi. Ali, “insanlık ölmedi” diyerek kollarından tuttu, ayağa kaldırdı, üstünü başını sildi, temizledi. “Geçmiş olsun, olur böyle şeyler aldırma” dedi, moral verdi, destek oldu, sıraya oturttu…
 
Teşekkürden sonra baharın çabuk geldiğini ama kendisinin geç kaldığını, hiç gelmeseydi daha iyi olacağını anlattı bir çırpıda. Onu sırasına kabul etmeyene yardım eden bu kara kuru, zayıf köylüye babasının ne iş yaptığını ve ismini sordu. İnşaat işçisi olduğunu anlayınca da sanki o yere düşen, defalarca “teşekkür eden” çocuk gitmiş başka biri oraya gelmişti. Kibrinden ve hırsından âdeta burnundan soluyordu. Belli ki sınıftaki diğer çocuklar da bizardı. Onu gören Ali’nin yanından uzaklaşıyordu. Öyle oldu ki Ali ile Yılmaz kaldı baş başa. Bir taraftan çikolatasını ısırıyor, beri taraftan da kahkahalar atarak niçin çamurlu geldiğini sorguluyor, küçük düşürüyordu. Sınıfta bu konuşmalara gülenler olduğu gibi Yılmaz’ın yaptığına kızanlar da vardı. Tam bu esnada Nuri öğretmen içeri girdi. Birçok şeyi duymuş olmalı ki yüzü dönüktü.
 
- Çocuklar, yine bu tahtaya yazdıklarıma sıra gelmeyecek galiba. Aklıma başka bir hikâye geldi. Bizim Müslüman Türk kültüründe bunun en âlâ örnekleri var ama bugün küçümsediğimiz, dünyanın en geri kalmış kıtasından bir dayanışma örneğini anlatacağım. En geri kalmış kıta neresi dersiniz?
- Afrika…
- Ha işte o "kara kıta"nın pek beğenmediğimiz insanlarının birbirlerine olan muhabbetinden, yardımlaşmalarından bahseden bir hikâye… İster misiniz?
- İsteriz! Anlatın öğretmenim.
- O zaman, herkes dinleme durumuna geçsin. Hazır mısınız?
- Hazırız.
- Dikkatle dinleyin çocuklar, tekrar etmem!..
Bir antropolog, işi icabı Afrika’da çalışmaya gidiyor.
- Antropolog da ne demek öğretmenim?
- Antropoloji, en geniş manasıyla, "insan ilmi" demek. İnsanların köklerini, gelişmesini, biyolojik hususiyetlerini, içtimai yani sosyal ve harsi yani kültür yönlerini inceleyen bir ilim dalı. DEVAMI YARIN
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
619717 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/ragip-karadayi/619717.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT