BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Olimpiyat şehri İstanbul

2008 Olimpiyatları artık İstanbul'un hakkı. İstanbul, Olimpiyat Oyunları'nın kendisinde yapılması için Uluslararası Olimpiyat Komitesi'ne ilk defa 1992'de müracaat etti. Hatta Türkiye, o yıl, bu mevzuda bir de kanun yaptı. Oysa diğer aday ülkelerin kanunları yok, UOK değerlendirme Komisyonu onların da kanun yapmalarını rica etmekte. Biz, kanunla aynı zamanda kaynak tahsisi de yapmışız. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi'ne Milli Piyango İdaresi ile Toplu Konut Fonu"ndan para aktarılmakta. 2008 Olimpiyatları için 5 finalist kent var. İstanbul, Pekin, Paris, Toronto, Osoka. İbrenin Pekin'den yana olduğu söyleniyor ama bu aynı zamanda bir propaganda, bir kulis faaliyeti de olabilir. Henüz her aday, işin başında ve her aday, teftiş geçirmekte. Uluslararası Komite'ye bağlı 17 kişilik değerlendirme komitesi 4 günlük bir incelemeden sonra İstanbul hakkında rapor verecek. Herkes, kriz derdinde iken İstanbul sessiz-sedasız görücüye çıktı. Kriz de olsa hayat durmuyor. AB'ye Ulusal Belge veriliyor. İstanbul'a not. Bu not ne anlama gelir? Eğer eksiler fazla olursa 13 Temmuz 2001'de Moskova'da açıklanacak sonuçlarda şansımız nerede ise kalmaz. Aksi halde eşitlerarası mücadeleye katılmış oluruz. Rapor bu kadar mühim. Şimdi nasıl hayıflanmazsınız sıkıntılı bir ortamda olduğumuza. Daha evvel iki kere, tesis noksanlığı ve tecrübe eksikliğinden kaybettik. İnşallah bu kez de genel hava ayağımıza bağ olmaz. Olimpiyatların İstanbul'da yapılması o kadar önemli mi? Hem de nasıl!.. Olimpiyat Oyunlarının yapıldığı ülkeye 10 milyar dolar para girecek. Bir hatırlayınız lütfen. Türkiye 6.5 milyar dolar yabancı sermaye dışarıya kaçtı diye iktisadi buhrana sürüklendi. 2008'e daha çok var demek gibi bir lükse kimse sahip değil. Milletlerin hayatında 7 yıl çok kısa bir zaman dilimidir. İstanbul Belediyesi'nin işi sıkı tuttuğunu görüyoruz. Milli Olimpiyat Komitesi de tam şuurunda. Komite Başkanı Sinan Erdem'in yorumu dikkat çekici. "2008 İstanbul'un kurtuluşu olacak" diyor. Türkiye'nin bundan sonraki en büyük imkânı turizmden. Bu büyük, tanıtım, turizm, hamle ve küresel harekette inşallah, belediye, merkezi hükümet ve olimpiyat komitesi mutlak bir işbirliği içinde çalışırlar. Şayet yoksa koordinasyon için de de bir ekip teşkil edilebilir. Mesele, sadece bir mahalli idare veya, komite işi değil, devletin. 21. asra "Türk asrı" denecekti. Öyle vaad ediliyordu. Olmadı, bilakis, kötü başlangıç yapıldı... Zamanında akıllı ve uyumlu tedbirler alınırsa her şey kötü de gitmez. İstanbul, bütün o şehirlerden daha fazla bu şerefe layık. Şair Nedim'in "bir sengine yekpâre acem mülkü fedadır" dediği İstanbul'a olimpiyat oyunları yakışmaz mı? Dünyanın incisine ne yakışmaz ki... Halka da çok gayret düşüyor. Evlere ve iş yerlerine olimpiyat bayrakları asılması istenmekte. Bunu televizyonlar, internetler, gazeteler, hava yolu şirketlerimiz, spor kulüplerimiz de yapabilir. Muazzam bir gayret ve şevkle ne yapıp-ederek birinciliği yakalamalıyız. Kararların açıklanacağı güne kadar herkes seferber olmalı. Bakınız Sultan'üş Şuara Necip Fazıl ne diyor: "İstanbul benim canım/Vatanım da vatanım"... Minareler, kubbeler ve olimpik stadların siluet verdiği İstanbul. Olimpiyatların İstanbul'da yapılması aynı anda Asya ve Avrupa'da yapılması demektir. İyi anlatmalı...
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
102740 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/rahim-er/102740.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT