BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Elazığ 1. Ekonomi Kurultayı -2-

Eğer Türkiye bölünmemişse bunda Elazığ'ın büyük payı vardır. Elazığ, doğuyla batı, güneyle kuzey arasında perçin görevi yaparak birliğimizin devamını temin etmiştir. Söz konusu olan yalnızca maddi teminat da değildir. Mânen de aynı ağırlıklı rol ifa edilmiştir. O şüphesiz ki hem bir vazife hem şerefti. Sadakat, ülke için kaçınılmaz bir borçtu. Ne var ki Elazığ, bir mukaddes borcu yerine getirirken kendisi ihmal edildi. Bugün Elazığlı, hak ettiği iktisadî seviyede olmadığını fark etmiştir. Bugün daha gerçekçidir. Artık tarihi ve kültürel sendromu da atlatmıştır. Elazığ Valiliği, Belediye Başkanlığı, Fırat Üniversitesi rektörlüğü, Elazığ Ticaret ve sanayi Odası başkanlığı, Fırat Havzası Gazeteciler cemiyeti, Müteşebbisler ve siyasi partiler, şimdi Elazığ'ın maddi kalkınması için dayanışma halindeler. 1-2 Haziran tarihlerinde Elazığ 1. Ekonomi Kurultayı toplanıyor. 2-10 Haziran günlerinde de Elazığ Ticaret ve Sanayi Fuarı açılmakta... Bunun için sektörler bazında iş bölümüne gidilmiş. Elazığ bir değişim yaşıyor. Düne kadar o bir aydın yetiştiren şehirdi. Öğretmenlik, yazarlık, subaylık, hukukçu, emniyet mensubu olmak... Elazığlının rağbet ettiği mesleklerdi. Bunda öteden beri gelen okumaya düşkünlüğün kültürel birikimi büyük pay sahibidir. Tüccar şehir değildi. Böyle bir alışkanlık yoktu. Şimdi aynı zamanda sanayi ve ticaret şehri olmak hedef alınmış durumda. Olmaması için hiçbir sebep de yok. Elazığ bir iç deniz vaziyetine bürünmüş olan Keban barajına sahiptir. 'iç deniz'in de devreye girmesi ile tarihi ve tabii zenginlikler bir kat daha güzelleşmiştir. Harput Kayabaşında çayını içen bir kimse deniz manzarası karşısında tarih ve tabiatla iç içe olmaktadır. Zaten öteden beri bir huzur beldesidir. Şiir akşamlarının bir gelenek halinde yaşandığı Sivrice manzaraları, Hazar gölü ve yeşili ile batıdaki emsaller ile boy ölçüşecek evsaftadır. Harput, Elazığ sayısız medeniyete beşik olmuştur. Bugün, o medeniyetlerin izine orada rastlamak mümkün. Üzüm, dut, badem ve kayısının en iyisi Elazığ'da yetişir. Dünyanın en güzel mermeri Elazığ'ındır. Buna rağmen Elazığ, DPT'nin belirlediği 2000 yılında metropolitan kent hedefine varamamıştır. Elazığlı'nın GSMH'dan aldığı pay layık olmadığı ölçüdedir. Elazığ'ın Havaalanı yetmemektedir. Bu sebeple bir havalimanına ihtiyacı vardır. Ayrıca doğalgaz ihraç eden ülkelere yakın olduğu halde bu nimetten mahrumdur. Bir teknik üniversite ihtiyacı vardır. Diğer üniversitelerde şu veya bu ölçüde kavga-gürültü yaşandığı halde Fırat Üniversitesi'nde sadece ilim yapılmıştır. Bu itibarla Elazığ, bir üniversite şehri olabilir. Bir kültür şehrinde bir Kültür Merkezi'nin olmaması ise anlaşılacak gibi değildir. En mühim ihtiyaçlardan biri ise yıldızlı otel eksikliğidir. Elazığ'a hizmet, Türkiye'ye hizmettir. Kuvvetli bir Elazığ'ın olduğu bölgede yıkıcı hareketler tutunamaz. Elazığ'da bir heyecan yaşanıyor. Nice zamandır haziran ayına hazırlanmaktalar. Şimdi dünyanın neresinde olursa olsun Elazığlı sanayici, tüccar, aydın, bürokrat ve siyasetçinin memleketine sahip çıkması gerekmekte. Satış mağazası açarak değil üreten fabrikalar kurarak hizmet yapılmalı. Bundan böyle kuru övünme, kuru kuruya 'gada alma' devri kapanacaktır. Elazığlı'ya ciddi mükellefiyetler düşüyor. Sevgi fedakârlık ister. Dün Harput'ta yetişenler İstanbul'dakilerle boy ölçüşüyordu. O halde bugün de dünya ile yarışmalı. Ay bile geçen yıl Harput'ta tutuldu. O tutulmayı bir baht açıklığına işaret sayamaz mıyız?
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
110193 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/rahim-er/110193.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT