BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Yürek burkan hatıralar...

Ünal Bolat
Facebook
Yüksek katlar arasında neredeyse kaybolmuş müstakil evlerini bulduğunda bir hoş oldu…
 
 
Tarık’ın yıllar sonra zor bulduğu baba evinde yaşadığı duyguları anlatmaya devam ediyoruz...
En son ne zaman bir ezan sesine kulak verdiğini düşündü. Sonra çocukluğunda ezberlediği dualar geldi hatırına. Tekrar etmeye çalıştı, hiçbirisi tam olarak aklında yoktu... Zaman içinde birçok yeni bilgiler edinmiş, mesleğinde zirveye ulaşmış hâlâ dünyadaki gelişim ve değişimleri yakından takip ediyor bilgilerine bilgi ekliyordu. Belli ki zihni ne kadar genç olsa da tekrar etmediği bilgileri unutuyordu.
Bunları düşünürken göğsü daraldı. En son boşanma davasında yaşadığı hissi tekrar yaşadı. Kendisinden yaşça küçük asistanı ile evlenmiş bir yıl geçmeden kadın başka birine ilgi duyduğunu utanmadan söyleyerek ayrılmak istediğini yüzüne karşı haykırmıştı.
Ayrılığın etkisinden kendisini işine vererek kolayca çıkmayı denemiş ama içinde büyüyen boşluğa çare bulamamıştı…
Düşünceler zihninde uzarken önünde yükselen eski minareyi ardından çocukluğunun mabedi camiyi fark etti…
Camiyi merkez alarak evinin bulunduğunu tahmin ettiği sokağa daldı. İlk defa 8 yaşında iken annesi onu kursa göndermişti yalnız “büyüdün artık kendin gidebilirsin” diyerek.
İlk ferdî hareketiydi bu… Büyük adamım hissine kapılmıştı. O güne kadarki diğer büyük olayı da karşıdaki bakkaldan ekmek almak olan Tarık bu önemli gününü tatlı bir tebessümle hatırladı. Yüksek katlar arasında neredeyse kaybolmuş müstakil evlerini bulduğunda bir hoş oldu…
Kapıda yıllar önce annesi ile karşılaştığında sevindiği gibi sevindi.
Sonra hatıralar yüreğini burktu… Annesi ile kurdukları iki kişilik dünyasında ne çok mutlulardı. Gurbette olan babası senede bir hafta gelir Tarık daha babasına doyamadan geri dönerdi Almanya’ya. Tarık’ın “gitme baba” yalvarışlarına karşı “bu son” der ama bu son gidişler hiç bitmezdi.
Bahçenin demir kapısından içeri girdiğinde çiçeklerin yerini otlar basmış buldu. O güzelim bahçe tanınmaz hâle gelmişti. Ta 25 yıl öncesine gitti. Annesini çiçekleri sularken onları tek tek okşarken hayal etti…
Annesinin şefkatini hep hissederdi, kendisini okşarken de çiçekleri sularken de. Kapıyı açıp içeri girdiğinde huzurun kokusu vurdu yüzüne.
Mutfaktan fırından yeni çıkmış bir kek kokusu gelir gibi oldu burnuna çekti havayı. Şimdiki evinde İtalyan bir aşçı çalışıyordu ve enfes yemekler yapıyordu ama buradaki bu koku gönlünü de doyuruyordu. DEVAMI YARIN
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
617438 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/unal-bolat/617438.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT