BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

“Bana ne oldu böyle?”

Bütün köy âdeta Mehmetgilin evindeydi. Necati’ye “geçmiş olsun” demeye gelmişlerdi.
 
Mehmet ve babası Necati’nin tarlaya patates sökmeye gittikleri hikâyeyi anlatmaya bugün de devam ediyoruz...
Saniye’nin çığlık seslerine yandaki tarladan komşular yetişti. Herkeste bir telaş vardı. Mehmet korkudan hüngür hüngür babasına ağlıyordu. Halası da çığlıkları duyup tarlaya geldi, Mehmet’i sakinleştirmeye çalışsa da onun da aklı kardeşindeydi.
-Hala babama ne oldu, babam iyileşecek mi?
-İnşallah iyileşecek, korkma iyileşecek oğlum…
Necati’nin arkadaşı Selahattin hemen köyde tek minibüsü olan Bayram’ı aradı. Durumu anlattı. Hemen Necati’yi şehre hastaneye götürdüler.
Yolda Saniye çok derin düşüncelere daldı. Eşine ne olmuştu? Ya ona bir şey olursa oğlu ile ne yapacaklardı? Sürekli dua ediyor, eşini kendisine bağışlaması için Allah’a yakarıyordu...
Hastaneye varıldığında Necati’yi sedyeyle içeri aldılar. Doktorlar acilde müdahale ettiler… Biraz sonra Doktor Saniye’ye bilgi verdi:
-Eşinizi çok kapsamlı büyük bir hastaneye sevk ediyoruz. Oraya götürün.
İlk müdahalenin ardından Necati de yavaş yavaş kendine gelmeye başlamıştı. Uyandığında kendini hastanede gören Necati şaşkın bir hâlde eşine sordu:
“Bana ne oldu böyle?”
Saniye eşine pek belli etmemeye çalışıyordu. Gözleri dolmuştu ama gülmeye çalışarak:
-Patatesleri hızlı yedin galiba boğazında kalmış, nefes darlığından dolayı baygınlık geçirdin.
-Canım korkma, dedi fersiz sesiyle Necati, “Allah’ın izniyle bir şey olmaz.”
Akşam güneş batmak üzereyken köyün minibüsüyle eve geri geldiler. Köyde Necati’nin hastalanmasını herkes duymuştu. Bütün köy âdeta Mehmetgilin evindeydi. Necati’ye “geçmiş olsun” demeye gelmişlerdi. Köyün kadınları Saniye’ye ve Mehmet’e teselli veriyorlardı.
Köyün muhtarı:
-Ben biliyorum Necati’yi, o dağ gibi adamdır, ona bir şey olmaz. İnşallah atlatır bu hastalığı, diyordu tok sesiyle. Mehmet’in arkadaşı Yavuz da Mehmet’i teselli ediyordu:
-Senin baban aslan gibidir, o kolay kolay yıkılmaz Mehmet.
Mehmet kendisinin yanında olan arkadaşına çok teşekkür etti.
Vakit geç olunca evleri de yavaş yavaş boşalmaya başladı. Saniye yatakları sererken eşine doktorun anlattıklarını söyledi. Necati üzgün bir şekilde,

- Ne diyelim hanım, ölümlü dünya Allah ömrümüzü hayırlı kılsın, her derdin vardır devası. Allah büyüktür, kısa zamanda İstanbul’daki hısımlarla görüşüp gidelim. DEVAMI YARIN

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
619941 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/unal-bolat/619941.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT