BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

İyilikten vazgeçme!

“Şimdi her şey yolunda birbirilerimizle görüşüyoruz, sadece Hacı Halis abimiz vefat etti...”
 
 
“İyilik yap denize at demişler balık bilmezse, Halik bilir” demişler.
Evvelden tanığımız ama fazla samimiyetimiz olmayan Kosovalı, Hacı Salim ve Hacı Halis adında iki abimiz vardı. Yaklaşık 75-80 yaşlarındaydı. Orada hâli vakti yerinde insanlardı. Hac dönüşü aktarmalı olarak İstanbul’dan Kosova’ya gidecekleri zaman o dönem savaş çıkınca gidemediler. İstanbul’da kaldılar. Bize durum bildirilince babam bu amcaları yazlığımıza yerleştirdi.
Orada yaklaşık üç ay kadar üzüntü ve endişe içinde çocuklarından eşlerinden haber alamadan kaldılar. O yıllarda böyle iletişim kolay değildi.
Ara ara gidip yemek götürdüğümüz olurdu sevinirlerdi. Biz de bu arada Makedonya’dan göç eden evlad-ı fatihan olarak, Makedonya’da akrabamız olan yani amcaların Hacı Halis amcanın oğlunun ailesiyle Makedonya’ya geçiş yaptıklarını ama çok mağdur olarak kampta kaldıkları öğrenince onu da oraya yönlendirdik.
Derken kampın birinde buluşmuşlar. Bizden geldiklerini söyleyip selamı iletince sevinmişler. Akrabamız da onları evine davet edip bayağı bir süre misafir etmiş. Çok memnun kalmışlar.
Hacı Halis abimiz de çok heyecanlanmış buluşup kavuşacakları için. Mutlaka yanlarına gitmek istedi. Biz de ona uçak bileti ayarlayıp Makedonya’ya gönderdik. Nasıl sevinçliydi bir görseniz. Orda buluşunca dünyalar onun oldu ve kısa süre sonra Türkiye’nin araya girmesiyle savaş bitip her şey düzelince Hacı Salim abimiz de Türkiye’den Kosova’ya yurduna gitti.
Onlar da Makedonya’dan Kosova’ya döndüler. Çok şükür kayıpsız ailelerine kavuştular. Aileleri hâlen ziyaretimize gelirler sağ olsunlar. Şimdi asıl sırlı olaya geçeceğim. Daha sonraki yıllarda Makedonya’da maalesef Balkanlar hep köpürtülür orada çok özbeöz Türkler yaşar. Bir karışıklık çıktı. Halis Abinin oğlu da kendi kamplardaki sıkıntıyı bilen kişi olarak Makedonya’dan Kosova’ya geçenlere evini açmak için misafir aradı. Oralarda genelde bahçeli müstakil evler olur. Bir arkadaşı da “birileri var onları getireyim zordalar” deyince ailece kapıda beklemeye başladılar. İnsan düşününce ürperiyor iki başka ülke… Evet gelenlere bakınca gözlerine inanamadılar. Evet, onları Makedonya’da misafir edenlerdi karşısındakiler. Müthiş tesadüf… Herkes şaşkınlığını üzerinden atamadan birbirlerine sevinç ve gözyaşı ile sarılıyorlar. Onlar da orada durum düzelinceye kadar misafir kalıyorlar...
          Rumuz: “Sesse”
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
620897 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/unal-bolat/620897.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT