BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

“Çok iyi düşünmüşsünüz”

 “Yapıp teslim edeceğimiz dairelerin bulunduğu arsaya götürelim de sizi, bir görün...”
 
Dedem rahmetli emekli olduktan sonra ailecek başlarını sokabilecekleri bir daire bir ev hayaliyle arayışa giriyor… En çok da babaannem seviniyor.
Zavallının emekli ikramiyesi tek başına bir ev satın almıyor ama önemli miktarını ödeyip geri kalanını taksitle alacak şekilde bir imkân oluşuyor. Eh bu da onlara heves veriyor. Kim heveslenmez ki ev almak için…
Bu ümitle bir yapı kooperatifinin kampanya ilanını görüp gidiyorlar. Akıllarında hiç kötülük yok ki. Hiç kimseye bir kuruşluk hile yapmamış ki hayatında dedem… Kendisi kötü olmayınca herkesi kendisi gibi biliyor. Duygu ve düşüncelerini anlatıyor kooperatif yetkililerine. O sahtekârlar da dedemi dinledikten sonra diyorlar ki:
“Çok iyi düşünmüşsünüz. Size güzel bir daire yapıp teslim edeceğiz. Gelin sizi, yapıp teslim edeceğimiz dairelerin bulunduğu arsaya götürelim de bir görün...”
Gidiyorlar, arsayı görüyorlar. Hakikaten inşaatına başlanmış bile... Gönül huzuruyla “burada bir dairemiz olacak” hayaliyle emekli ikramiyesinin üçte ikisini yatırıp geri kalan borcu da, iki buçuk yılda ödeyecek şekilde düzenlenen senetleri birer birer imzalıyorlar… Senetler her sene, bir önceki senetlerin iki katı olarak doldurulmuş... O zamanın enflasyonuna göre düzenleniyormuş... Böylece senetlerin hepsine birer birer imza kondurup kooperatif yetkililerine teslim ediyorlar. Dairelerini en geç altı ay içerisinde teslim edeceklerinin de sözünü alıyorlar.
İlk altı ay günü geldikçe senetleri tam zamanında ödüyor dedem. Bu arada apartman da pırıl pırıl olup bitmiş neredeyse... Lakin ufak(!) bir aksilik çıkıyor. Altı ay dolduğu hâlde dedemlere apartman dairesini teslim etmiyorlar. Dedem zavallı, sebebini öğrenmek için büroya gidiyor.
Ne var ki büronun yerinde yeller esiyor... “Acaba başka yere mi taşınmışlar?” Bizimkileri alıyor bir telaş... Oraya bak, buraya sor yer yarılıp sanki yerin dibine geçmişler. Bir türlü bulamıyorlar ne firmayı ne de yetkililerini…
Çevreden insanlar üzüntü ile o firmanın iflas ettiğini ve sahiplerinin yok olduğunu söylüyorlar.
Dedem “peki onca paramız ne olacak?” diyor…
“Amca yanlış anlama ama seni dolandırmışlar” diyorlar.
Hem ödedikleri onca para buhar oluyor. Hem hayal kırıklığı yaşıyorlar. Meğer o daireleri çoktan peşin fiyatına başkalarına satmışlar kaçmadan önce…
Dedem bunu öğrenince kahroluyor. Üzüntüden inme iniyor. DEVAMI YARIN
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
621751 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/unal-bolat/621751.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT