BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Karşımda hareketsiz duruyordu!..

 “O gece korkumdan endişemden değişik ruh hâllerinden sabaha kadar uyuyamadım...”
 
Kendi kendime sakin olmak için, korkmamak için telkinlerde bulunarak büyük bir cesaret göstererek, koridorun sonundaki kapıya yaklaştım ve derin bir nefes alarak kapıyı açtım. Oh kimse yoktu… Şimdi dış kapı duruyordu karşımda… Birinci kapıyı açıp sonuç almanın verdiği rahatlıkla bu defa en dış kapıya geldim. Besmele çekerek o kapıyı da açtım.
Fakat ne gariptir ki karşımda kimseyi göremedim... Sokak lambalarının loş ışıkları altında kapının önü biraz olsun fark ediliyordu... Şöyle başımı dışarı uzatıp iki yana göz attım. Hayret! Kimsecikler yoktu... Daha da ileri gidemezdim. Bu kadar cesareti bile kendimde bulduğuma şaşıyordum.
İçim ürperdi. Kapıyı çekip tekrar daha dikkatli bir şekilde kilitleyerek koridorda geri yürümeye başladım. Sanki korku filmlerindeki gibi arkamdan biri sessiz sakin beni gözetliyormuş gibi bir his içimi ürpertiyordu ama bir o kadar da mantığımı kullanarak cesaret göstermeye çalışıyordum.
Ama anlam veremediğim şey iki üç defa duyduğum o sesti… Peki, kimseler yoksa bu ses nereden gelebilirdi? En dış kapıdan başlayıp koridoru geçerek kapıları birer birer kilitleyerek odama geldim... Ama içime bir sıkıntı girmişti.
Dışarı çıkarken çocuk rahatsız olmasın diye lambayı yakmak istemediğim hâlde, odamdan içeri girdiğimde lambayı yaktım...
Odanın içi aydınlanır aydınlanmaz, sanki bütün kanımın donduğunu hissettim... Aman Allahım! Hemen yatağımın başucunda, duvarda öylece hareketsiz duruyordu... Ömrümde o zamana kadar hiç görmediğim büyüklükte dev gibi bir akrepti bu!.. Ben başka bir şey beklerken karşımda böyle bir sürprizle karşılaşmış olmak tarifi mümkün olmayan bir şaşkınlığı ve korkuyu yaşatmıştı bana…
Bir an ne yapacağımı şaşırdım. Sakinleşmeye çalıştım… Ne yapabilirdim? Hiç hareket etmeden bir gözüm akrepte olarak bir gözüm sağa sola bakındı…
Sonra ani bir hareketle yattığım kanepeyi açığa doğru çektim… Ayakkabımı çıkartıp topuğuyla akrebe var gücümle vururken çığlık atmıştım…
Akrep yerdeki gazete parçasının üzerine cansız bir şekilde düşerken Allah’tan öğrenci olan çocuğun uykusu ağırmış ki hiç uyanmadı.
Büyük bir tehlikeyi tesadüfen görmüş ve atlatmıştım. O gece korkumdan endişemden değişik ruh hâllerinden sabaha kadar uyuyamadım. Ve gece boyu düşündüm… Beni o gece hangi ses uyandırmıştı da bu tehlikeden kurtulmuştum. Yoksa gece yatmadan önce okuduğum Âyet’el kürsîler mi?
         G. A.-Gaziantep
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
622432 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/unal-bolat/622432.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT