BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

İyi ki kayınvalidemi dinlemişim!

“Onu aileden bir büyük olarak sayıp ona özel bir bohça hazırlamış olmama çok sevinmiş...”
 
 
Yeni gelindim o zamanlar… Kayınvalidem  “Kamile Teyze’ne gideceğiz. Ona bir bohça hazırlayalım. Büyüklere götürülür” dedi. Açıkçası o yaşıma kadar böyle gelenekleri pek önemsemezdim. Bir de yaşlı ve hasta bir kadın benim hazırladığım bohçaya iltifat eder miydi ki? Yine de kayınvalidemin sözünü dinledim. Çeyizimden birkaç parça güzel eşyayı bohça yaptım; havlu, tülbent, patik vs. işte hazırladım elimden geldiği kadar.
O gün, arkadaşlarla ilk defa bulunuyordum Kamile Teyze’de. Hoşbeş vesaireden sonra hediyemi takdim ettim kendilerine. Bohçayı görünce gözleri aydınlandı. O kadar önem verdi ki o kadar memnun oldu ki içindekileri arkadaşlara da göstererek teker teker inceledi. Gözleri doldu, çok sevindi. Durup durup ilk defa teşekkür ediyor gibi defalarca teşekkür etti, dua etti.
O kadar mı mutlu olmuştu? Şaşırdım açıkçası… Bir bohçaya bu kadar önem vermesi beni hayrete düşürdü. Meğer duygulandığı şey onu aileden bir büyük olarak sayıp ona özel bir bohça hazırlamış olmammış… Bu önemli bir gelenekmiş meğerse ve herkese bohça hazırlanmazmış.
Tabii bütün bu yaşadıklarım benim de çok hoşuma gitti doğrusu… Bir Müslümanı, hele ki sıkıntıdaki bir Müslümanı sevindirmek çok büyük bir nimetti.
O duygu dolu ortamda baktım Kamile Teyze bir ablaya işaret etti. Onunla birlikte odasına gittiler. Biraz sonra döndüğünde Kamile Teyze’nin elinde bana hazırlattığı hediyeler vardı. Güzel insanların hediyeye misliyle karşılık verme âdeti imiş… Aman Allah’ım bunlar ne güzel âdet ne güzel gelenek görenekmiş böyle… 
Bana mor renkli ışıl ışıl parlayan, çok güzel bir tespih verdi. Hâlâ her namazdan sonra o tespihi kullanırım.
“Seyit Dayı’nın tespihi bu” dedi verirken gülümseyerek…
Şeffaf, güzel bir kesenin içinde o zamanlar epeyi kıymetli olan bir 50 liralık banknot vardı. Bir de şu anda hatırlayamadığım birkaç parça eşya…
Ben de çok duygulandım. Onun bana hediye vereceğini hiç düşünmemiştim. Hayret ettim ve kendimden biraz utandım.
Niye mi? “Böyle olacağını bilseydim, böyle sevineceğini tahmin etseydim, böyle karşılık vereceğini bilseydim bohça hazırlama işine daha bir özenirdim” dedim içimden. İnsan sevindiğinde onu sevindiren ondan daha fazla seviniyormuş bunu da ilk o gün anladım…  DEVAMI YARIN
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
626505 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/unal-bolat/626505.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT