BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Durduk yerde karakolluk olduk!..

“Sana iyilik eden bir çocuğu nasıl tokatlarsın? Bu çocuk yere düşen cüzdanını sana verdi!..”

 

Bundan yıllar önceydi. Eskişehir DSİ Müdürlüğü’ne tayin edilmiş genç bir mühendistim.

Bir öğleden sonraydı. Tenha bir caddede önümde bürokrat emeklisi gibi bir ihtiyar ilerliyordu. Üç-beş adım geride de 9-10 yaşlarında bir çocuk gidiyordu. O ara beklenmedik bir şey oldu. İhtiyarın cebinden, cüzdanı düştü. İhtiyar fark etmedi. Hemen ardındaki çocuk ihtiyarın cüzdanını alıp iki adımda yetişti:

-Amca cüzdanınız düştü, dedi.

İhtiyar “cüzdan” sözünü duyar duymaz, sanki çocuk, cüzdanı aşırmış da, kendisi onu yakalamış gibi elini kaldırıp çocuğun suratına bir tokat indirdi. Ben şoke oldum... Başka bir çocuk olsa, büyük bir ihtimalle o cüzdanı aldığı gibi tabana kuvvet kaçardı. İhtiyar fark etse bile yakalaması mümkün olmazdı. Böyle bir çocuk, ödül olarak şamar mı yiyecekti?!.

Öyle öfkelendim ki, kendimi tutamadım. Şamarı yiyince gözleri dolup gelen şaşkın çocuğun yüzüne baktıktan sonra, ben de ihtiyara bir tokat aşk ettim ettim ve bağırdım:

-Utanmıyor musun, sana iyilik eden bir çocuğu tokatlamaya! Bu çocuk yere düşen cüzdanını sana verdi!

Aslında yaptığım bu hareket çok yanlıştı. Ama kendimi tutamamıştım... Ben tokat atar atmaz, ihtiyar daha bir heyecanlandı. Sanki çocukla benim, anlaşmalı yankesici olduğumuzu zannedip, var gücüyle bağırmaya başladı...

İşte durup dururken bela gelip bulmuştu bir anda. Tenha caddeye, o kadar insan birden nasıl da gelivermişti hayret? İhtiyar, “İmdat! Paramı çalıyorlar!” diye avazı çıktığı kadar bağırıyordu... Kalabalık arasında, sözüne en güvenilir olan kişi, görünüşte o ihtiyardı... Bağırış çağırışı ilk duyan, hemen ona hak veriyordu. Biz kendimizi etrafa anlatmaya çalışsak da potansiyel suçlu görünmekten kendimizi kurtaramıyorduk...

Bu arada nasıl olduysa kim haber verdiyse olay yerine bir polis timi geldi… Çık işin içinden nasıl çıkarsan?

“Ne oluyor?” diye sorunca ihtiyar “Bu adamla çocuk paramı çalmaya kalkıştılar. Beni de darbettiler. Davacıyım” dedi.

Ben “yalan söylüyorsun!” filan desem de polis bizi karakola götürmek için polis aracına götürürken çocuk korkup ağlamaya başladı.

-Annem merak eder beni.

Çocuğun yaşlı gözlerine dayanamadım ama yapacak bir şey yoktu. Karakolda ifadelerimizi verdik. Komiser muavini, ihtiyarın cüzdanını alıp masaya koyduktan sonra sordu:

-Ne kadar paran vardı cüzdanında. DEVAMI YARIN

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
627312 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/unal-bolat/627312.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT