BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Mars maceramız -2-

 
Akşama doğru Mars’a indik... Fakat akşam olduğu için uyuduk. Sabah saat 07.00’de kalkıp uzay kıyafetlerimizi giydik. Bu kıyafetler nefes almamıza ve oradaki şartlara uyum sağlamamıza yarıyorlardı.
İlk olarak oradaki araçların bakımını yaptık. Üç tane daha yeni araç getirmiştik. Bunlardan biri drone'du, biri kara aracı, diğeri de kazı aracıydı. Bunlar sayesinde Mars hakkında daha fazla bilgi edinebilecektik. Drone elde ettiği görüntüleri kara aracına gönderecekti.  Kara aracı da elde edilen görüntüleri, araştırma ve analiz sonuçlarını Dünyaya gönderecekti. Kazı aracı ise toprak analizi için kazı yapacaktı.
Ertesi gün ilk iş olarak toprak analizi yaptık. Analizlerin sonuçlarını aldığımızda çok şaşırdık. İndiğimiz kraterde kurşun, cıva, kadminyum gibi ağır metaller yoktu. Bu durumda toprakta en az on çeşit yenilebilir bitki yetiştirilebilirdi. Mars’ta çok az miktarda da olsa oksijen ve karbondioksit vardı. Bu sonuçları görünce gemideki bitki tohumlarından bir kısmını buraya ekerek küçük bir bahçe yaptık. Su problemi için hidrojen ile oksijeni karıştırarak su elde eden makineyi damlama sistemine bağladık. Biz yokken de bahçenin su ihtiyacını bu şekilde karşılayacaktı. Bizden istenen tüm görevleri başarıyla yerine getirmiştik. Böylece Mars’taki görevimiz bitmişti.
Dünyaya geri dönmek için yola çıktık. Dünyaya ulaşmaya iki saat kala Uluslararası Uzay İstasyonu’nun yanından geçtik. Dünyaya indik.  On dört gün karantinada kalıp sonra cennet vatanımız Türkiye’ye büyük bir onurla ve gururla döndük.
Mars’ta yaşadıklarımız ben ve arkadaşım Ahmet Emin için unutulmaz bir maceraydı. Yurda döndüğümüzde bizi gazeteciler, bilim insanları ve ailelerimiz karşılamıştı. Dünyaya ve ülkemize büyük bir hizmet ettiğimiz için çok mutluyduk. Artık tarih sayfaları bizi de yazacaktı.
           Mehmet Emin YILMAZ - Yusuf Hakiki Baba Ortaokulu- Merkez/AKSARAY
 
 
 
ŞİİR
 
           Cömert ol!..
 
Hayatı anlamak çok zor değilmiş,
Verirken almak hep şart değilmiş,
Verenin gönlü her daim genişmiş,
Bize vermeyi nasip et Allah’ım.
 
Sanma ki verirsen bişeyler eksilir,
Eksilmez korkma yenisi verilir,
Sen yeter ki ver önüne serilir
Bize vermeyi nasip et Allah’ım.
 
Komşu aç iken tok yatmayalım,
Darda kalana sırtın dönmeyelim,
Gönülden verip gönlün alalım,
Bize vermeyi nasip et Allah’ım.
 
Kim bilir belki düşeriz biz de,
Elimiz uzatır dost ararız özde,
O vakit dokunur bir dost el bize,
Bize vermeyi nasip et Allah’ım.
 
Salgın mı olmuş kardeşin darda,
Sen uzat elini ver bi hoş sada,
Şimdi verirsen alırsın çok dua,
Bize vermeyi nasip et Allah’ım.
 
             Ümit İpeksoy
 
 
UNUTULMAZ MEKÂNLAR
 
PASİNLER OVASI: Erzurum’un Pasinler kazasındaki tarihî, mümbit, verimli ova. Kuzey ve güneydeki dağlık arazi arasında kalan çöküntü alanın zamanla alüvyonla dolması sonucu meydana gelmiştir. Ova verimli topraklara sâhip olduğundan, ziraat için önemlidir. Yukarı Pasin Ovası ile Aşağı Pasin Ovası geniş vadi tabanı düzlükleriyle birbirine bağlıdır. İkisine birden “Pasinler Ovası” denir. Ovaların bütünüyle yüzölçümü 700 km2ye yakındır. Denizden yüksekliği 1650 metredir. En geniş yeri 16 km olup, uzunluğu 40 km’yi bulur. Eskiden bu verimli ovaya Pasin Âbâd denirdi. Ovayı Masat ve Posi dereleri sulamaktadır. Ovada kış, Erzurum’a göre daha hafif geçer. Ovanın her tarafı tarla ve otlaktır. Pasinler Ovasında en çok tahıl ekilir. Yetişen buğdayı iyi kalitelidir. Sebze olarak kışlıkların hepsi, yazlık sebzelerin de bir kısmı yetiştirilir. Pancarı, patatesi boldur. Pasinler Ovasındaki geniş otlaklarda sığır, koyun ve az sayıda keçi beslenir. Ovadan demir yolu ile Erzurum-Kars kara yolu ve Erzurum-Ağrı-İran kara yolu geçer.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
613659 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/yetenekli-kalemler/613659.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT