BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Sevmek ne demektir?

Günümüzde en çok ihtiyacımız olan ve bir o kadar da üzeri örtülen bir mefhumdan bahsetmek istiyorum.
Sevmek demek ne demektir?
Bunu etraflıca analiz edip hissetmemiz gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bu söz ile bazı insanların, özellikle de bazı genç kız arkadaşlarımızın dünyaları kararıyor...
Sevgi bir insanın hayatını nasıl karartabilir? Sevgi kadar masum olan bir söz nasıl insanların felaketine sebep olabilir? Sevgi, sevmek, sevilmek kötü bir şey mi?
Aslında böyle düşünüyorsanız haklısınız ve vicdanlı olduğunuzun bir göstergesi. Hâlbuki günümüzde "sevgi" insan tüccarlarının muhatabını aldatmak için söylenen bir söz...
Ailesinden yeterince sevgi göremeyen kimi çocuklar, gençler ve geleceğin anne adayları kendilerini âdeta bir köle pazarında imiş gibi hissediyorlar. Sevgisizlik gözlerini ve aklını örtmüş durumda. Çoğu genç kendini sevme sonra da sevdirme derdinde... Ama bu çoğunluk birkaç haftalık hevesten ileri gidemiyor maalesef.
Gençler kendilerine söylenen iki çift süslü sevgi sözlerine kanarak, zihinleri ve kalpleri katran olanların oyuncağı oluyorlar. Aslında onlara insan müsveddeleri demek daha doğru olur.
Bu çocukların bu hâle gelmesinde en büyük hata üzülerek söylüyorum ki çocuklarına sevgisini merhametini göstermeyen, hissettiremeyen anne ve babalara ait…
Bir babanın çocuğunu yanına alıp biraz dolaşması, onunla biraz vakit geçirmesi kadar değerli bir şey var mıdır? Bir annenin, kızına karşı; "Canım kızım, seni çok seviyorum seninle konuşmak varsa bir duygu ve düşüncen paylaşmak isterim” demesi de bir o kadar değerlidir ve hiç de zor olmasa gerek...
Ve siz anne ve babalara sesleniyorum: Eğer çocuklarınızı seviyorsanız, onlara sevgilerinizi göstermeye çalışın. Büyük, şatafatlı, pahalı, gösterişli şeyler istemiyoruz. Bir içten, şefkat dolu bakışınız bile yeter. Yukarıda da dediğim gibi, çocuklarınızı kaybetmek istemiyorsanız ve çocuklarınızın huzurunu temin etmek istiyorsanız lütfen can parçalarınızın sevgiyi dışarıda aramalarına ve elinizden kopup gitmelerine müsaade etmeyin...
           Mert Ali E.-İzmir
 
 
 
ŞİİR
 
 
               DİYORUM
 
Can kuşum kafesten uçmadan önce,
“Gelip de kapıyı çalsan” diyorum.
Kış bitip de mevsim yaza dönünce,
“Benim de kışımı alsan” diyorum.
 
Gelirken yürüyüp parmak ucunda,
Bir beyaz lale olsun avucunda,
Birlikte bozulan "aşk orucu"nda,
Benimle hülyaya dalsan diyorum.
 
Ekmeği bölelim gel mutfağımda,
Ateşi kısıp da kavur yağımda,
Yavaşça eriyip de damağımda,
Buruk bir tat gibi kalsan diyorum.
 
Ansızın gelsen de bölünse uykum,
Kalbin bana olsa, ben sana mahkûm.
Herkes bellese de zehirli zakkum,
Sinan’ın dilinde balsan diyorum.
 
          Mustafa Sinan Ay-Isparta
 
 
SAĞLIK OLSUN
 
BAĞIRSAKLARDA GAZ-ŞİŞKİNLİK
İnsan her ne kadar mükemmel bir makine ise de sadece parçalardan oluşan bir robot değildir. Elimize bir iğne battığında vücudumuzun tamamı zonklar. Dolayısıyla, içinde yaşadığı ortamda da insanı ve vücudun sistemlerini etkileyen birçok faktör vardır... Rahatsızlıklar ele alınırken bu faktörler de dikkate alınmalıdır. Duruş oturuş bozuklukları, hareketsizlik, iç sıkıntısı, stres, yorgunluk, yetersiz beslenme, kuru gıda alımı, sebze meyveden uzak durmak, su içmemek, gazlı içeceklere ağırlık vermek, tuvalet alışkanlığının olmayışı, temiz olmayan genel tuvaletler sebebiyle tuvaletini geciktirme veya eve saklama alışkanlığı vb. hep sindirim sisteminin dengesini bozan sebeplerdendir...
Sindirim sisteminin düzenli çalışmayışı zamanla bağırsaklarda kabızlık, gaz, şişkinlik gibi rahatsızlıklara yol açar. Bağırsaklardaki bu düzensizlik aynı zamanda vücudun tüm organlarını da etkiler. Karaciğer enzimlerinin salgılanmasını, pankreası, midenin ince bağırsağın kan oksijen alışverişini, beyne oksijen gidişini, tansiyonu vb. hep olumsuz etkiler...
Dr. İsmail Maraş
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
617538 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/yetenekli-kalemler/617538.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT