BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

“Arkadaş kurbanı gençlik”

Son zamanlarda yaşanan olayları izlediğimizde özellikle gençlerimizin arkadaş (!) kurbanı olduklarını üzülerek görüyoruz, dinliyoruz. “Arkadaş seçimi” uzun yıllar devam edecek güzel dostluklar demektir aynı zamanda. Ama menfaat üzerine kurulacak bir arkadaşlığın hem kısa süreceği hem de zararlı olacağı da ortada. Özellikle sosyal medya arkadaşlığı maalesef bu konuda çok tehlikeli boyuta ulaştı.
Sonu kötü biten arkadaşlık ilişkilerinin ne yazık ki önemli bir kısmının ‘sosyal medya’ üzerinden gelen sözde arkadaşlıklar olduğunu görüyoruz. Tabii ki isteyen istediği ile arkadaş olur, muhabbet eder. Ancak daha tam anlamı ile tanımadığın bir insanla, özellikle gençlerimizin mahremiyet derecesinde buluşmaları, internet ortamından muhabbetleri, art niyetli insanların bu durumdan farklı şekillerde istifade etmelerine yol açabiliyor. Sonuçta bu iletişim hataları nice hayatın kararmasına nice ailenin perişan olmasına sebep oluyor.
Bizim medeniyetimizde çocuklar hangi yaşta olursa olsun usulüne uygun olarak uyarılırdı.
Hatta “Mümin 24 saat ikaza muhtaçtır” denilirdi. Ama günümüzde bize öğretilmiş bir söz var… “Onlar genç canım” veya “Gençlikte biz yapmadık bari onlar yapsın” veya “Hangi zamanda yaşıyoruz” vb. türü ifadeler aslında gençlerin tuzaklara kolay düşmelerini sağlayan gayri millî referanslar olarak duruyor. Unutmayalım ki nasıl bir gelecek istiyorsak gençlerimizi o istikamette yetiştirmek, onlarla o kadar alakadar olmak mecburiyetindeyiz.
“İstediği gibi yaşasın dediğiniz” çocuğumuz, gencimiz istemediğimiz sonuçlarla önümüze gelebilirler. Hazreti Ali “kerremallahü vecheh” Efendimizin bir güzel sözü vardır:
“Çocuklarınızı, içerisinde yaşadığınız zamana göre değil, onların yaşayacakları zamana göre yetiştirin” Bu cümleden olarak sözümüzü bilge mimar merhum Turgut Cansever’in şu ikazı ile bitirelim: “Şehri imar ederken nesli ihya etmeyi ihmal ederseniz, ihmal ettiğiniz nesil imar ettiğiniz şehri tahrip eder”
Ahmet Tunahan - Eğitimci
 
 
 
ŞİİR
 
 
EYVÂH
 
Yaldızla setredilmiş zehir zemberek sözler,
Dinlemek için binler bölük bölük üşüştü!
Yalanını gizlerken bin maharetle gözler,
Bilmeyenler mest oldu, bilenlere âh düştü.
 
Kırk dereden kırk suyu getirip kurdu bağı,
Dilinden dökülenler söz değil sanki ağu!
Aldananın gönlünde gevşerken iman bağı,
Dilimizden çaresiz bir kuru eyvah düştü.
 
Acep cehlinden midir, yoksa bir kastı mı var?
Bilenlerden utanıp biraz eylemez mi ar?
İnsanları ifsada ne mecburiyeti var?
Yüzündeki pis maske gâh kapandı gâh düştü!
 
Fatma Macit
 
 
UNUTULMAZ TÖRELER
 
GÖRÜCÜLÜĞE GİTME: Isparta yöresinden bir derleme. Yörede evlenmelerde özellikle yaş, sosyal ve ekonomik denklikler gözetilir. Kız ve erkeğin seçiminde soy ve sülalenin araştırılmasına özen gösterilir. "Anasına bak kızını al, kenarına bak bezini al" , "Kız anadan öğrenir bohça düzmeyi, oğul babadan öğrenir sohbet gezmeyi" sözleri bunun belirtisidir.
Görücülüğü gitmek ve kız seçimi töresi. Öğrenilen ve tespit edilen kızın evine görücüler, kendi aralarında kararlaştırdıkları bir günde haber vererek giderler. Gelen misafirlerin ziyaret sebeplerini anlayan ev sahibi misafirlerine gereken saygıyı gösterirse de, kızlarını birdenbire verecek izlenimini oluşturacak davranışlardan kaçarlar. Eve dönen görücüler görebildiklerini konuşurlar ve kız ile ailesi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karara varırlar. Kız oğlana gösterildikten sonra kesin bir sonuca varılır. [Kültür ve Turizm Bakanlığı - Isparta İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü - https://isparta.ktb.gov.tr]
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
620257 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/yetenekli-kalemler/620257.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT