BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Aşk bir soylu hedeftir

“Değildim ben sana mail sen ettin aklımı zail
Beni ayıplayan gafil seni görse utanmaz mı?”
 
Bazı aşklar umumidir, bu nedenle pek fark edilmez. Mesela toprak ile insan arasında öyle büyük bir aşk vardır ki, vuslat kaçınılmazdır. Fakat her vuslat saadet getirmez. Benzeyenler ayrılamaz. Kuş, gökten; er, yerden ayrı düşünülemez. Hiç kimse havada yürüyemez.
İnsanı yere ram eden şüphesiz arzın cazibesidir. Şimdi ‘yer çekimi kanunu’ diyorlar.
Asıldan kopanın tek derdi kavuşmak olur. Benzeyenler birleşir, bu da ayrı bir kanun. Elinde değil, seven koşar, sevilen çekilir.
Zeliha Yusuf’u gördüğü gün aklı başından gitmişti. O anda aşkın cazibesi kanunu hükmünü icraya başladı. Sınırsız bir çekiliş ve çaresiz bir sürükleniş ile karşı karşıya kaldı. Âşık mazurdur. Elinde olsa, bu hâllere düşer miydi?
Zaman gelir kaçar insan, zaman gelir koşar. Zira gel diyen bir ses vardır, derinden derine. Beklenmektedir, gitmemek olmaz. Bazen dörtnala gider Kaf Dağlarına. Bulamaz aradığını. Koca dünya dar gelir, sığmaz olur evrene. Lakin zaman az, ömür kısadır. Ötelerin ötesinde bir bekleyen vardır. Gönül uçan kuş olsa da, insan kanatsızdır. Havadaki kuşa özenir, kanat takmak ister. Yol uzun, vuslat arzusu dayanılmazdır.
Göklerin de çekimi vardır, lakin yere benzemez. Göğe yükselmek için gönülce alçalmak gerekir. Göğün merdiveni, ayakların bastığı yoldadır. O yola baş koymadan yükseğe erilmez. Yükselmek için arınmak gerek. Gönül pak olmayınca sevgiliden ‘gel’ olmaz.
Zeliha sevgilinin cazibesine kapılıp bir kuru yaprak gibi savruldu. Savruldukça mesafeler uzadı. Vuslat için gönül mülkünün tertemiz olması gerekti. Ayrılık arttıkça, Zeliha yandı; yandıkça arındı. Hamdı Zeliha, yıllarca aşk ateşinde pişti. Zaman geldi sinesinde güller açtı. El ele, gül güle karşı yaraşır. Seven sevdiğine kavuştu.
Yerde gezmek için, var olmak kâfidir. Gönülde yürümek için ise var olmak yetmez, yar olmak gerekir. Maksat birini çekmek değil, birbirini çekmektir. Aşk bir soylu hedeftir, vuslat mecburiyettir.
İdris İspiroğlu
 
 
ŞİİR
 
Ramazanın ardından
 
“Yine geldi” diye şehri ramazan,
Şenlenmişti bekleyen gönüller,
İbadetle meşguldü durmadan.
Tövbe kapısında bekleyenler.
 
Uğurlandı hüzünle yine ramazan,
İmanlı gönüllere doldu bir hazan,
Hakk'ın yolunda olana her daim,
Bir davettir sonunda cennet yazan.
 
Gafletten uyan sen de ey Müslüman,
On bir ay uzak kalma zikirden, duadan.
Her gününe bir ramazan dolsun,
Kalplere huzur yok onu anmadan.
 
Hakkıyla ibadet edip Hakk'ı zikrettin.
Helali haramı bu ayda gözettin.
‘Sonra her şey serbest’ mi dedin,
Sen ramazanı bir ay mı bildin?
 
Günaha dönmezsen oruç bitince,
İbadete devam gücün yettikçe,
Emir ve yasaklar her gün ve gece,
Korku yoktur sana hesap gelince.
 
Nihat Ökmen
 
 
 
GÜZEL YURDUMUZ
 
ORDU- KORGAN: Ordu ilimizin ilçelerinden biridir. Yıldırım Beyazıt 1398‘te Ordu ve Samsun’u Osmanlı Devleti topraklarına dâhil etmiştir. Osmanlı idaresine geçen yöre, resmî kayıtlarda “Keşdere” olarak anılmaktadır. Korgan, Fatsa’nın bir bucağı olarak yıllarca varlığını devam ettirdikten sonra 1 Haziran 1958 tarihinde Belediye - 1 Nisan 1960 tarihinde de ilçe merkezi hâline getirilmiştir. Hızlı gelişim gösteren ve her geçen gün daha da hızlı büyüyen ilçe çevresinde kalabalık köylerin oluşması ile bir ticaret merkezi hâline gelmiş ve 1960 yılında Ordu iline bağlı ilçe hüviyetini kazanmıştır. İlçe nüfusu 32.400’dür. Her geçen gün yayla ve doğa turizmine olan ilgi ile yaylalar diyarı olan ilçede birçok doğal güzellik de gün yüzüne çıkmaktadır. Belediyesinin logosu da orman gülüdür. Özellikle mayıs ve haziran aylarında yaylalarımızı bir dantela gibi saran orman gülü görüntüsü ve kokusuyla görenleri kendine hayran bırakmaktadır. İlçe her noktasında dereler ve dereler üzerinde ahşap köprüler, alabalık çiftliklerinde enfes balıklar vb. ile ziyaretçilerini beklemektedir. [https://www.korgan.bel.tr/korgan-tarihi]
 
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
626589 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/yetenekli-kalemler/626589.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT