BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Polemikler ve devlet aklı

Kişilerin ne kadar zeki, akıllı bilgili olursa olsun, herhangi bir konuyu devlet aklı kadar anlaması, kavraması, yönetmesi, sürdürebilmesi mümkün değildir. Günübirlik heyecanları bir kenara bırakırsak devletin kontrolündeki hiçbir konuda fevri karar, aceleci tutum ve davranış olmaz olamaz…
Bu açıklamadan sonra şunu peşin söylemek gerekir ki dünyanın hiçbir yerinde, hiç kimse keyfinden mülteci olmaz. Kimse de mültecilere keyifle ev sahipliği yapmaz. Bunun tek istisnası efendiler efendisinin kutlu hicretleridir. Hicreti vuslat yapanlar, yalnızca kutlu Nebiyi (aleyhisselam) ve onun şanlı Eshabını bağrına basan Medineli Müslümanlardır. Muhaceret mecburiyetten, hatta zaruretten kaynaklanır. Muhacir, mülteci, mazlum durumundadır. Mazluma sahip çıkmak da Müslümanlığın, hatta insanlığın icabıdır.
Tarih boyunca kötüler, iyilere; zalimler, mazlumlara saldırmışlardır. "Kabiller" de, "Habiller" de her zaman olmuştur. Savaşların dışında büyük afetler nedeniyle de kavimler göç etmek zorunda kalmışlardır. Bugün Arakan’da, Suriye’de, Afganistan’da, Afrika’da, Ukrayna’da yaşanan kan ve gözyaşı mazlumların suçu olmasa gerektir.
Türk edebiyatının en önemli şairlerinden olan Ahmet Haşim, Bağdatlı olup hayatı boyunca en çok üzüldüğü konu, kendisinin bu anlamda dışlanmasıydı. Suret-i Hak’tan gözüken bazı sözüm ona uzmanlara göre Balkan göçmenleriyle, Suriyeli göçmenleri mukayese etmek de çok yanlıştır.
Rahmetli dedem Alaybeğ, askerliğini Yemen’de, kardeşi Süleyman ise, Balkanlarda yaptı. En zor zamanlarında bağrımıza bastığımız, ekmeğimizi bölüştüğümüz, yıllarca barındırdığımız Suriyeli kardeşlerimiz, bu insanlar yarın iki halkın çimentosu, iki devletin sarsılmaz köprüleri olacaktır. Vatanlarından, ailelerinden zulümle koparılmış bu insanları incitmeden, ülkelerindeki şartları düzelterek, öz yurtlarına, yuvalarına kavuşturmalıyız. Günümüzde nice polemiklerle kamuoyu oluşturulmasına ve toplumun aklıselimden uzaklaştırılmasına yönelik karşıt görüşlere, kim haklı kim haksız muhabbetlerine girmeden bu süreci devlet aklı ile yönetmeliyiz.
        İdris İspiroğlu
 
 
 
ŞİİR
 
          Cambaza bak oyunu
 
Dünya cambaza bak oyununu seyrediyor.
Olan Ukrayna halkına ve Türk milletine oluyor.
Olan, her zamanki gibi çimlere oluyor.
Amerika yönetmen.
Rusya başrol oyuncusu.
Avrupa seyirci.
Hedef Çin.
Aslında, Çin’in arkasındaki güç, İngiltere.
Amerika, Çin üzerinden, İngiltere’yi hizaya getirmek istiyor.
İngiltere’ye, ‘Rusya’ya dokunma, o benimdir’ diyor.
Çin’e, ‘İngiltere’ye güvenme, seni yarı yolda bırakır’ diyor.
İngiltere, görünürde, Rusya’ya karşı,
Ama arka planda, Amerika’ya bileniyor.
Ve yönetmen, CAMBAZA BAK OYUNUNU sahneye koyuyor.
Öcü gösterilen Rusya.
Korkutulan Avrupa halkı, güya.
Asıl maksat ise, dünya hâkimiyeti.
Amerika, tek başına, ‘dünyayı ben yönetirim’ diyor.
İngiltere, ‘sen daha dünkü çocuksun.
Dünyayı yönetmek benim hakkım.
Osmanlı’yı kim yıktı? Ben.
Hindistan’ı kim parçaladı? Ben.
Enerji kaynaklarının gerçek sahibi kim? Ben’ diyor.
Sonuç, Amerika ile İngiltere, Ukrayna üzerinde, bilek güreşinde.
Dünya seyrediyor.
Çin elden gidiyor. Uyan insanlık.
Türkiye’ye gelince.
Senin gerçekten, senden başka dostun yok.
Artık bu gerçeği kabullen.
Kavgayı bırak, ilmi siyasete sarıl.
Bu oyunda, ayakta kal, yeter.
Siz ne dersiniz?
               Ahmet Fehim
 
 
 
KISA KISA… KISA KISA…
 
Çocuklar arasında kıskançlık
 
Bütün çocuklar kardeşlerini az ya da çok kıskanır… Bunu tamamen ortadan kaldıramasanız da dikkatli davranarak kıskançlıkları azaltabilirsiniz. Bu duygudan en çok etkilenenler genellikle ilk çocuklardır. Çünkü kardeşi gelene kadar o, tek sevgi ve ilgi odağı olmuştur. Aslında çocukların kardeşlerine besledikleri duygu iki yönlüdür. Onları hem severler hem de kıskanırlar. Çocuğunuz kardeşini severken birdenbire “bunu artık hastaneye geri yollayalım” derse hiç şaşırmayın. Çocuklar duygularını değişik şekillerde gösterebilirler. Bazısı kıskançlığı açık belli eder, bazısı ise içine kapanır. Bazısı annesine öfkelenir. Çocuğunuz kardeşine düşmanca davranıyorsa öfkelenmeyin, öfkelenmekle yangına körükle gitmiş olursunuz. Kardeşi yüzünden dayak yiyen azarlanan çocuk, hem daha saldırgan olur hem de kendisini daha yalnız ve sevgisiz hisseder. Bu duygularını saklamaya çalışır. Öz güveni sarsılabilir. Böyle durumlarda ona sarılarak, ona biraz daha yakınlık göstererek onu rahatlatabilirsiniz...
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
627177 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/yetenekli-kalemler/627177.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT