BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Mülteci Türkmen gençler nasıl Erdoğan düşmanı yapıldı?

Fuat Uğur
Facebook

 

Türkiye’de pek çok mülteci kampı var. Buralarda ağırlıklı olarak Suriye’den gelen Türkmenler, Araplar barınıyor. Tabii aralarında çocuklarla gençler de mevcut ve onların eğitimine özen gösteriliyor.
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) Birleşmiş Milletler ve Unicef’in da katkısıyla TÖMER aracılığıyla mülteci çocuklara ve gençlere Türkçe eğitimi verdiriyor. Bu amaçla genellikle devlet üniversiteleriyle çalışıp onlardan eğitim danışmanlığı alıyor.
Bu kamplardan biri Osmaniye’de. YTB, buradaki gençlerin eğitimi için Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi ile iş birliği yapıyor. YTB tarafından görevlendirilen eğitim danışmanlarından biri ise, A.S adlı Üniversite Akademik Danışmanı sıfatlı bir kişi.
A.S, Suriye’den gelen Türkmen gençleri eğitmek üzere çalışmaya başlıyor. Fakat bir süre sonra bu gençlerde bir takım tuhaf değişiklikler göze çarpıyor. Facebook sayfalarında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Türkiye aleyhinde ileri geri konuşmalarla yazıp çiziyorlar. Hakaretler ve iftiralar gırla. Hatta Muhsin Yazıcıoğlu’nun AK Parti iktidarı tarafından öldürtüldüğüne varıncaya dek pek çok paylaşım.
Bir gazeteci dostum haberdar olunca gençlerin Facebook sayfalarına girip onlarla tartışıyor. Sonra öğreniyor ki bunları gençlere öğreten başlarındaki A.S. adlı eğitmenleri. Zaten birlikte çektirdikleri fotoğraflar pek çok şeyi anlatıyor.
Ancak eğitmen A.S. onlardan daha pervasız ve sayfasında alenen şöyle yazabiliyor:
“Ne zaman Türkmenler ilerledi, durdurdular. O dağları boşalttılar, Türkmenleri ağıllara doldurdular. Gardaşım dedi el etti, elini bıraktılar. Hatırını soran nerde, derdine derman yok. Rus iti gelir dalar Türk yurdundan ses yok. Çocuk bezi göndermekle vatan kurtarılmaz. İnanmamış adamla dava yaşatılmaz. Stratejik dengeniz yerin dibine batsınEcnebiden tırsan kansızlar.”
Tarih 24 Ocak 2016. Yani 15 Temmuz darbesinden yaklaşık altı ay önce.
Sonra şikâyetler başlıyor. AFAD kamp müdürü A.S’yi birkaç kez sözlü olarak “Yapma kardeşim, Cumhurbaşkanımızı karalama” diye uyarıyor. Fayda etmeyince bir kere de resmî uyarıda bulunuyor. Öğretmenler de durumu YTB’ye bildiriyorlar. Ama YTB sürekli olarak şikâyetlerin üstünü kapatıyor.
YTB sessiz kaldıkça A.S. iyice özgüven patlaması yaşıyor ve kendine REİS dedirtiyor çocuklara.
Gazeteci dostum bu olayı YTB yetkilileriyle haftalarca konuşuyor, yazışıyor ama ona söyledikleri iki şey var: “Kim şikâyet etti” ve “Aman haber yapmayın”.
Olayın vahameti onları zerre kadar ilgilendirmiyor.
Peki, haber yapmayalım da siz gereğini yapacak mısınız?
Sonuçta “Tamam, araştırma başlattık, ilişiğini keseceğiz” diyorlar.
Ancak hiçbir sonuç çıkmıyor verdikleri sözlerden.
Olan bitenden işte bu gazeteci dostumun verdiği bilgiyle haberdar olunca hemen YTB’nin başındaki ismi; Mehmet Köse’yi aradım. Ona söylediğim şuydu:
“Mülteci çocuklara ve gençlere verilen eğitim çok önemli. Bu kuruma zarar gelmesini istemem. Amacım bu konuyu yazmak değil ama A.S. adlı bu eğitmen hakkında bir işlem yapacak mısınız? Öğrenmek istediğim bu.”
Mehmet Köse bilmiyorum kaçıncı defa, hemen işlem yapılacağını söyledi, ben de kapattım konuyu.
Ancak aradan birkaç gün geçince o gazeteci dostum beni “Şimdi de ne yaptıklarını biliyor musun?” diye aradı. Ne olduğunu sordum, anlattı.
YTB Basın Müşaviri Nedim Aslan, Türkmen öğrencileri “eğiten” A.S’yi şikâyet ettiğini düşündüğü öğretmenleri teker teker arayarak “Eğer şikâyetinizi geri almazsanız bu çalışmayı tamamen iptal ederiz, hepiniz işsiz kalırsınız” diye tehdit etmiş. Arkasından da bazılarının yıllardır devam eden ek derslerini iptal ettirmiş.
Tebrikler, kamu görevlisi dediğin bunu yapar! Sorumluyu aramak yerine şikâyetçiyi cezalandırır.
A.S. ise bu durumdan çok hoşnut kalmış olmalı ki Facebook hesabından hemen döktürmüş. Ne münafık kalmış, ne soysuz ve it soyu. Ama arkasından da eklemiş o malum Cumhurbaşkanı düşmanlığını:
“Ben hesabı sizin gibi kula biat eden kula vermem. Ben hesabı Allah’a veririm”
Şu konuda anlaşalım. Bir kamu görevlisi, sadece bu ülkenin Cumhurbaşkanı olduğu için değil, aynı zamanda Suriyeli mülteciler için gövdesini taşın altına koyması nedeniyle Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı korumak ve kollamak zorunda. Erdoğan’a aşağılayıcı sözlerle saldıran, hakaret edip, ettiren, iftira atan bir adamı hadi oraya tayin ettin ama gerçeği görünce onu derhal görevden alman gerekmez mi?
Hangi siyasi görüşten olursan ol bunu teslim etmelisin.
Nedim Aslan 1 Kasım seçimleri öncesinde görevinden istifa etmiş ve SAADET PARTİSİ’nden aday adayı olmuş. Kazanamayınca da geri dönmüş.
Ancak “davası” başka olsa da Cumhurbaşkanı’na hakaret ettirmeyecek.
YTB özellikle 15 Temmuz darbesinden sonra Türkiye’nin dokunulmayan kurumlarından biri. Bu “dokunulmaz” olduğu anlamına gelmiyordur sanırım.
 
 
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
599701 http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/fuat-ugur/599701.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
KAPAT