Üç cephede çelik savaşı! AB kota getirdi, ABD vergiyi artırdı, Çin Türkiye’nin pazarlarına yöneldi
AB’nin yeni kota sistemi Türk çelik sektörünün Avrupa pazarındaki hareket alanını daraltırken, ABD’nin yüzde 50’lik çelik tarifesi ve Çin’in artan ihracatı küresel rekabeti sertleştiriyor. Türkiye ise Avrupa’daki ihracat kaybını alternatif pazarlara yönelerek dengelemeye çalışıyor.
Türkiye çelik sektörü, küresel ticarette artan korumacılık, Avrupa Birliği’nin yeni kota uygulaması, Çin’in ihracat politikaları ve yükselen üretim maliyetlerine rağmen ihracat gücünü korumaya çalışıyor. Avrupa Birliği’nde 1 Temmuz’da yürürlüğe giren kota sistemiyle ihracatı yüzde 50 azalan sektör, çözümü alternatif pazarlarda arıyor.
Türkiye’nin 2025 yılında yaklaşık 38 milyon ton ham çelik üretimi gerçekleştirdiğini belirten Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB) Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Dalbeler, Türkiye’nin Avrupa’nın en büyük ham çelik üreticisi, dünyanın ise Çin, Japonya, Güney Kore ve Almanya’nın ardından en büyük beşinci ham çelik ihracatçısı olduğunu bildirdi.
Sektörün 2026 yılının ilk yedi ayında 9,7 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini hatırlatan Dalbeler, Avrupa Birliği’nin Türkiye’nin en önemli pazarı olmayı sürdürdüğünü söyledi.
Dalbeler, “Ancak AB kendi üreticisini korumak amacıyla çelik ithalat kotasını 36,5 milyon tondan 18,5 milyon tona indirdi. Türkiye’ye ise yaklaşık 2,8 milyon tonluk bir kota ayırdı. İlave havuzla birlikte bu miktarın 3,1-3,2 milyon tona çıkmasını bekliyoruz. Kota sınırını aşan ihracat ise yüzde 50 gümrük vergisine tabi olacak. Türkiye 2022-2024 döneminde Avrupa Birliği’ne yıllık yaklaşık 5-5,5 milyon ton çelik ihraç ederken, 2025’te bu rakam 7 milyon tonun üzerine çıkmıştı. Yeni kota ise Türk üreticilerin Avrupa pazarındaki önceki ihracat performansını sürdürmesini zorlaştırıyor.” dedi.
AB’nin kota kararının yanı sıra ABD’nin çelik tarifelerini yüzde 50’ye yükseltmesi ticari açmazı derinleştirirken buna Çin de ekleniyor. Pandemi döneminde tedarik zincirlerinin kırılmasıyla Türkiye’nin yakın coğrafyaya yaptığı ihracatın arttığını hatırlatan Dalbeler, sonrasında ise Çin’in iç talebindeki yavaşlamanın küresel rekabeti sertleştirdiğini ifade etti.
İran sınırına çelik duvar!
“Çin eski büyüme hızını kaybedip içerideki tüketimde yavaşlamaya başlayınca ihracat tarafında agresif olmaya başladı.” diyen Dalbeler, Çin’in ihracatının 100-130 milyon ton seviyelerine kadar çıktığını ve bunun Türkiye açısından ciddi bir rekabet oluşturduğunu söyledi. Avrupa’ya ihracattaki gerileme şimdiden Türk üreticileri alternatif pazarlara yöneltiyor. İngiltere, Peru, Meksika, Mısır ve Avustralya gibi pazarlarda hareketlilik artarken, özellikle İngiltere dikkat çekiyor. Türkiye’nin İngiltere’ye çelik ihracatı 2026’da yaklaşık yüzde 90 artarak ülkeyi Türkiye’nin üçüncü büyük pazarı hâline getirdi. Dalbeler, “Daha önce ilk beşe dahi giremeyen İngiltere, bugün 2026 yılı itibarıyla en büyük üçüncü pazarımız konumunda. Avrupa ülkelerine olan ihracatımızın azalmasının ardından çelik ihracatçılarımız alternatif pazarlar geliştirebildiler. Daha uzak ve daha önce çok alışık olmadığımız pazarlara girmeyi başardılar. Ancak 19-20 milyon tonluk ihracat performansı bizim için yeterli değil.” dedi.
İŞÇİLİK MALİYETLERİ ÜÇ KAT ARTTI
Uğur Dalbeler, işçilik maliyetlerinin geçmişte yüzde 5’in altında olduğunu, bugün ise yüzde 15-20 bandına yükseldiğini söyledi. Dalbeler, “Avrupa ve Amerika ile kıyasladığımızda hâlâ düşük işçiliğimiz var. Ama bizim rakiplerimiz artık onlar değil. Hintlilerle, Mısırlılarla, Pakistanlılarla, Vietnamlılarla, Endonezyalılarla ve Çinlilerle rekabet ediyoruz. Böyle olunca pahalı kalmaya başladık.” dedi.
ÇELİK SEKTÖRÜNÜN DAVOS’U İSTANBUL’DA TOPLANIYOR
Çelik İhracatçıları Birliği, küresel çelik sektörünün önde gelen temsilcilerini İstanbul’da buluşturacak Steel Networking Summit için hazırlıklarını sürdürüyor. 25-27 Ekim 2026 tarihleri arasında düzenlenecek konferansa 80 ülkeden 400’ün üzerinde katılımcının yanı sıra 150 potansiyel alıcının gelmesi bekleniyor. Etkinliğin yalnızca bir konferans olmadığını, Türkiye’nin çelik sektöründeki küresel konumunu güçlendirecek bir platform olarak tasarlandığını belirten Dalbeler, “Türk çelik sektörünün dünya çelik sektöründeki gücünü ve Türkiye’nin coğrafi konumunu kullanarak tüm dünya çelik sektörünü Türkiye’de toplayacağımız, âdeta dünya çelik sektörünün Davos’unu yapabileceğimiz bir konferans organize ediyoruz.” dedi.

