Yeni bin yılı fiyatlarını artırarak karşılayan büyük gazeteler, toptan ekonomik seferberlik içerisinde derlenip toparlanmaya da başladılar. Bu konudaki ilk ortak tasarruflardan birisi, haftalık televizyon ilavelerinin kaldırılması oldu. Doğan ve Bilgin grupları tv ilavelerini aynı anda kaldırdılar. Sırada başka tasarruf tedbirlerinin de olduğu belirtiliyor. (Hürriyet buna rağmen yeni bir televizyon ilavesi vereceğini duyurdu ve ortak tasarruf bozuldu).
Doğan Grubu, televizyon ilavelerini kaldırdı derken, yapılan bir araştırmada, özellikle Milliyet Gazetesinin, münderecatı itibariyle kadın okuyuculara, ziyadesi ile uzak kaldığı belirlenince, Duygu Asena liderliğinde, kadına dönük yayın üretilmesi için 48 kişilik bir ekip oluşturuldu. Asena, aynı zamanda Milliyet''in yan yayınlarından da sorumlu olacak.
İkitelli''ye veda Bir dönem ardarda Cağaloğlu''ndan ayrılarak İkitelli medyasını oluşturan gazeteler, yavaş yavaş İkitelli''yi de terketmeye başlıyorlar. Bilgin Grubu''nda Takvim Gazetesi ile Sabah İstanbul ilavesi tekrar Sirkeci''ye taşındılar. Sabah Gazetesi de Nışantaşı''na gidiyor. Mevcut binanın ne şekilde değerlendirileceği ise belli değil.
Uluç''un unuttuğu! Sabah yazarı Hıncal Uluç "Bana sorarsanız, Sinan Şamil Sam, bireysel sporlarda en büyük başarıya ulaşmış Türk''tür. "Yılın Sporcusu" anketlerini silip götürmediyse, bunun ayıbı Sinan''a değil, bu kadar büyük bir başarının farkında olmayan ve seyircisini, okuyucusunu bilinçlendirmeyen Türk spor medyasına aittir" diye yazmış. Aslında Uluç''un dediklerine katılmamak mümkün değil. Hele hele yeterince sahip çıkılamayan şampiyonumuzun, onuru içinde yaşayabilmek için Almanya''ya dönmek zorunda kaldığını düşününce... Ama Uluç bir hakkı teslimde haksızlık etmiş. Türkiye Gazetesininn yılın sporcusu anketinde "Yılın Sporcusu" ünvanının Sam''a layık görüldüğünü atlamış. Böylece hem bizim spor servisimize, hem de gazetemizin okuyucularına ayıp etmiş.Yine de, söylediklerine katıldığımızı ve bu konuda spor camiasındaki duyarsızlıktan bizim de üzüntü duyduğumuzu tekrarlayalım..
İhlas Haber Ajansı 7 yaşında Bir Ocak 1993 tarihinde kurulan İhlas Haber Ajansı geçtiğimiz hafta yedi yaşına bastı, Bugün, yurt içinde ve dışında çalışan 500 muhabiri, 128 bürosu, 270 kamerası ve 200 digital fotoğraf makinası, altı naklen yayın aracı, ve sadece ülkemizdeki 10 data link merkezi ile uydu üzerinden de hizmet üreten
ajans, Türkiye ile
birlikte Avrupa, Ortadoğu ve Türk Cumhuriyetlerindeki gazete, radyo ve televizyonlara günlük haber servisi yapıyor. İlgimizi çeken neredeyse her haber ve görüntüde logosunu gördüğümüz İHA''ya, biz de "Çok yaşa" diyoruz
Simavi dönemi kapandı... 31 Aralık günü Almanya''da yayınlanan Hürriyet gazetesi, son kez Erol Simavi adına çıktı. Gazete bir haftadır artık Aydın Doğan''ın. Bu konuda Doğan ile Simavi yıllar önce anlaşmışlardı. Almanya Hürriyet, Doğan bünyesinde yeni binasına geçti. Simavi ise, mevcut tesislerinde artık başkalarının gazetelerini basarak sadece matbaacılık yapıyor
SHOW TV resmen Çukurova Grubu''nun Yaklaşık bir yıl önce Erol Aksoy''un Çukurova grubuna büyük hisselerini devrettiği Show televizyonunun, resmi anlaşması da önceki gün imzalandı. Buna göre kanalın yüzde 80 hissesi Karamehmetler''in oldu. Yani fiili durum bir anlamda resmileştirildi. Çukurova Grubu Yapı Kredi veTurkcell gibi kuruluşlardan sonra Show tv''yi de iştirakleri arasına katmış bulunuyor. Grub, ayrıca Doğan Grubu ile Digiturk digital televizyon kuruluşunu da hayata geçirmişti. İktisat Bankası sahibi Erol Aksoy, sahibi olduğu Maksi ve Süper Sport kanallarını artık İstanbul ve Ankara''nın da içinde bulunduğu 9 ilde kabloludan seyredilebilecek Aksoy bu konuda Türk Telekom''la anlaşmaya varmış.
Mahsun kiracı Geçtiğimiz yıl Kral tv ile arası açıldıktan sonra kliplerini yayınlatacak kanal bulmakta zorlanan türkücü Mahsun Kırmızıgül, sonunda çareyi bir tv kanalı kiralamakta buldu. Bir süredir satıldı, satılacak denilen Ceylan Holding''in CTV''si, sanatçıya
kiralandı. Yani artık CTV, Mahsun tv oldu. Aynı zamanda Prestij Müzik Yapım şirketinin üç sahibinden biri olan türkücü Kral tv ile arası açıldıktan sonra kabloda yayın yapan bir kanal arayışına girmiş ancak uygun fiyattan bir kanal bulamamıştı. Bunun üzerine Raks Müzik''ten Genç tv''nin isim hakkını satın almıştı. Sanatçı Kent tv ile anlaşıp bu kanalın üzerinden Genç tv adıyla yayın yapmayı planlıyordu. Sonunda bu projelerini bir kenara bırakıp Ceylan Holdingle anlaşan saratçı CTV''nin işletmesini devraldı.. Niyetinin CTV''yi kaliteli müzik yayını yapan bir kanal haline getirmek olduğunu ileri süren türkücü "ciddi rekabet getireceğini" söylüyor. Yine de sanki CTV''ye yazık oldu gibi. Kaşarlanmış proğramlar furyasında bayağı eli yüzü düzgün yayın yapıyordu.
Paylaşılamayan kanalda son durum! Kanal 6 ile ilgili olarak geçen hafta, son olarak Ahmet Özal''ın yönetimi devraldığını duyurmuş ve avukatının "Kanalın mülkiyet durumunu doğrusu ben de bilmiyorum" açıklamasına yer vermiştik. Kulislere ve oradan da gazete sayfalarına kadar yansıyan söylentilere bakılacak olursa, kanal ile ilgisi kesilen, ya da iddiası biten tek kişi Korkmaz Yiğit kalmış İnterbank nedeniyle Tasarruf Mevduatı Fonunun bile hak iddia ettiği kanal için Ahmet Özal''ın "Geri döndüm" açıklamasının ardından eski patronlardan Mehmet Kurt da bir açıklama yapmış ve yönetimi sahiplenen Ahmet Özal''ı "Gasp" ile suçlamıştı. Derken kulislerde Ahmet Özal''ın, kanalı Sümerbank''a güvenerek sahiplendiği, ama Sümerbank''a el konulunca hesapların şaştığı ileri sürülmüştü. Hemen ardından gelen haberler ise, Özal''ın gerçek sahib olmadığı, kanalın yönetimini Hayyam Gariboğlu adına üslendiği iddialarını gündeme getirdi. Söylentiye göre, Gariboğlu, kanalı Sümerbank''a el konulmadan bir gün önce 10 milyon dolar vererek satın almış, Ahmet Bey''i de yönetici olarak başına geçirmiş. Buraya kadar anlatılanlar, "Önümüzdeki günlerde yeni yönetimi ve kanalla ılgili gelişmeleri açıklayacağım" diyen Özal''ı doğruluyor.
Ama yeni bir gelişme, daha doğrusu yeni iddialar da hemen Ahmet Bey''in açıklamasının ardından geldi. Durumu bozulan Hayyam Garipoğlu''nun kanalı Trabzon Spor Başkanı işadamı Mehmet Ali Yılmaz''a satmaya çalıştığı ileri sürüldü. Anlatılanlara göre Garipoğlu ile Yılmaz arasındaki pazarlığı ünlü avukat Münci İnci yürütmekte imiş. Gerçi Garipoğlunun bu pazarlığı doğrulamadığı ileri sürülüyor ama gazetelere yansıdığı kadarı ile kanalın bir üst düzey yöneticisi ve pazarlığı yürüten grup iddiaları doğrulamış. Bilindiği gibi Mehmet Ali Yılmaz, medya dünyasının yabancısı değil. Yıllar önce, yani Asil Nadir''den önce bir süre Güneş Gazetesinin patronluğunu yapmış, sonra da medyadan çekilmişti. Eğer pazarlıkta anlaşma olursa, Yılmaz tekrar medya patronu olarak aramıza karışacak. İşin ilginç tarafı, kanal gerçekten Hayyam Gariboğluna aitse, olayın bir tarafında da Tasarruf Mevvduatı Fonu bulunuyor . Zaten Korkmaz Yiğit''in interbankı nedeniyle kanalın bir ucundan hak iddia eden fonun eli bu durumda Garipoğlu nedeniyle biraz daha güçlenecek gibi. Yani görünen beş bankadan sonra Fon bir de tv kanalına kavuşacak gibi.
Haftanın incisi: Ah şu çivi yazıları "Herkes birşeylere takıyor, ben de son zamanlada eski çağlar, eski metinler ve arkeoloji uzmanı Zecharia Sitchin''e taktım kafayı: Sümer tabletlerinde sözü edilen Niburi Gezegeninin( ki, dünyamızın dört-beş katı büyüklüğünde, kırmızı renkli bir gezegenmiş bu) hızla yaklaştığını, şu yıllarda Pluton-Neptün dolaylarında olduğunu, Mars''ın ötesindeki astroid kuşağına kadar gelip döneceğini, ama çekim gücünün dünyayı alt üst etmeye yeteceğini ve yeni bir tufana neden olacağını, insanlığın, uygarlığın sonunu getireceğini söylüyor... Dokuz bin yıl kadar önce böyle olmuş! Bunu ileri süren Zekeriya değil, Sümer çivi yazıları.. İşin kötüsü, NASA da, Pluton''un yörüngesinde sapmalara neden olacak büyüklükte bilinmeyen bir gezegenin hızla sistemimize girmekte
olduğunu saptamadı mı? Buyurun Zekeriya''nın tabakasından yakın!" Engin Ardıç
* Yazı, Star yazarının 6 Ocak tarihli "Cektir, caktır" başlıklı yazısından alındı. Hani Mayıs ayında bilmem kaç gezegen ile güneş, ay ve dünya aynı hizaya gelecek, sonra da neler olacak diyenler vardı ya, yazar bir malzeme de onlara Sümer çivi yazılarından vermiş. Bir nevi hizmet olsun diyerek herhalde...
Star''da operasyon bekleniyormuş! Kendi dağıtım şirketini kurduktan sonra, daha çok kişiye ulaşmayı beceren gazete, yeni yılın ilk günü ile geçen yılın son günlerini birer milyonun üzerinde satarak kapattığını ilan ederken, gazetelere kadar yansıyan haberler, ucuz satmakta direnen gazetenin, pek de rahat olmadığı yönünde. Yeni Şafak''çılara bakılırsa, elli bin liradan satmakta direnen gazetenin aylık zararı 7.5 milyon doları bulmaya başlamış. Gerçekten de, gazete ile verilen pırıl pırıl ilaveler de içine katılınca, gazete satış fiyatının neredeyse üç dört misli bir fiyata maloluyor görünüyor. Zararın gün be gün katlanarak artmasının gazete içindeki huzursuzluğu da körüklediği ve büyük bir operasyon yapılacağı da iddialar arasında. Özellikle iki okunan yazarın Sabah''a kaptırılması, patronajın, yayın yönetmenine baskısını iyice artırmış. Patron katından gelen baskıları gögüslemeye çalışan genel yayın yönetmenini asıl zorlayan ise alt katlardan gelen baskılarmış. Gazetenin çıkışı aşamasında, yüksek maaşların yanısıra ev kiraları da tekeffül edilen kimi çalışanlar, bu paralar bir iki aydan sonra verilmemeye başlanınca Genel Yayın Müdürüne rücu etmişler. Genel Yayın Müdürünün tüm çabasına karşın konunun çözüme kavuşturulamaması nedeniyle bazı yazarların daha Star''ı terkedebilecekleri iddia ediliyor. Laf aramızda, Star''la ilgili operasyon beklentileri ve huzursuzluk iddiaları yeni değil ama, farklı bir gazetecilik yapan ekip, beklentileri şimdiye kadar hep boş çıkarmayı bildiler. Yani bunu da
atlatırlar gibi..
Karslıoğlu internette Naklen maç yayınlarının Uzanlar''a kaptırılmasından sonra CİNE 5''ten ayrılan ve Teleon''a geçen Enis Karslıoğlu, buradan da ayrıldıktan sonra bir süredir medyadan uzak duruyordu. Karslıoğlu''nun şu günlerde medya ile ilişkisini internet ortamına taşımaya hazırlandığı belirtiliyor. Barometre''ye göre Karslıoğlu''nun yeni sitesi önümüzdeki ay hayata geçirilecek.

