Medya dünyasında bahar canlılığı devam ediyor. Ucuz fiyat promosyonu ile başlatılan ataklar, beklenen trajları getirmedi ise de, özellikle münderecatlara yapılan ilavelerle gazetelerimiz artık daha dolu, daha doyurucu. Özellikle Milliyet 2000 eki inanılmaz ölçüde renkli ve kaliteli. Neredeyse tek başına yeterli şekilde çıkıyor. Buna rağmen aynı iddialarla hazırlanan birinci kısım ise pek de yenilik getirememiş görünüyor. Doğan ve Bilgin grupları arasındaki yerel ilave rekabeti ise oldukça kıran kırana geçmekte. Hürriyet gazetesi, Ankara ilavesinde tartışmaya açtığı amblem konusu ile gündemleri Türkiye boyutunda zorlamaya başladı ve epey tepkiye neden oldu. Grupların elektronik medyadaki rekabetleri ise, artık takibi de güç bir yarışa dönüştü. Gerek dijital yayın konusundaki ataklar, gerekse internet erişimi konusunda yaşanan rekabet her gün yeni hamlelerle destekleniyor.
Akıllıoğlu görev değiştirdi Uzun yıllar atv''de görev yapan Ekrem Çatay, İnterstar''a transfer oldu. Çatay''ın atv''den ayrılmasına başarısız bir yarışma proğramının yol açtığı ileri sürüldü. Çatay''ın İnterstar''a geçmesi ile kanalda bazı görev değişiklikleri de yapıldı. Genel Yayın Yönetmeni Serpil Akıllıoğlu yeni kurulan Star Production''un yöneticiliğine getirildi. Akıllıoğlu''ndan boşalan yere de Çatay yerleştirildi. atv''ciler ise Çatay''dan boşalan koltuğa, eski BİMAŞ genel müdürlerinden Zühtü Sezer''i kaydırdılar
Doğuş NBC ile anlaştı Doğuş Grubu haber kanalları NTV ile internet şirketi İXİR vasıtası ile internetin ünlü haber sitelerinden MSNBC''yi Türkiye''ye taşıdılar. NTVMSNBC adıyla deneme yayınına başlayan site ülkemizin en kapsamlı Türkçe haber sitesi olacak. Dünyanın en büyük şirketlerinden biri olan General Electiric''in sahibi olduğu tv kanalı NBC geçtiğimiz yıllarda Microsoft ile ortak olarak MSNBC''yi kurmuş ve kanal dünyanın en fazla ziyaret edilen haber sitesi olmuştu. İşte Doğuş grubu NBC ile bu site için anlaşmış bulunuyor. Bir başka internet sitesi Netbul''un haber merkezi de geçtiğimiz günlerde yenilendi. Yazıişleri müdürlüğüne Hakan Dilek getirildi.
İhlas Net''ten tanıtım Türkiye''nin alt yapısı en güçlü ve köklü internet erişim kuruluşu İhlas Net ise, faaliyetlerini, günümüzün gözde olgusu elektronik ticaret üzerinde yoğunlaştırmış görünüyor. Bu arada İktisat Yatırım ve dünyanın en büyük bankalarından ABN AMRO tarafından 11 Mayıs''ta Londra''da ilk kez düzenlenen "Yeni Dönemde Türkiye''deki Fırsatlar" konulu seminerde İhlas Net tarafından uluslararası yatırımcılara "Türkiye''deki Internet Pazarı"nı anlattı. Dünyanın birçok ülkesinden seminere katılan Türkiye analisti, bankacı, fon yöneticisi ve yatırımcıya Türkiye''deki yatırım fırsatları anlatıldı.
Yeni bir gazete Sabah Grubu''nun önümüzdeki aylarda yayımlamaya hazırlandığı Yeni İstanbul gazetesi için hazırlıklar devam ediyor. Eski Günaydın gazetesi formunda hazırlanacak olan gazeteye bazı ünlü isimler transfer edildi. Bu arada gazetelere ilanlar verilip yetiştirilmek üzere üniversite mezunu gençler aranmaya başlandı. Gazete yönetimi bu gençleri eğiterek uzman gazeteci olarak yetiştirmeyi planlıyor. Bu arada bir süre önce yönetimle anlaşmazlığa düşerek ayrılan ve özellikle Çevik Bir hakkında yaptığı ifşaatla muhafazakar medyanın da sevgisini kazanan Can Ataklı, tüm karalamalarından sonra tekrar Sabah gazetesinde yazmaya başladı
Sarıkoç İstanbul Bülteninde Uzun yıllar Türkiye Gazetesi''nin yurtdışı yayınlarının yöneticiliğini yapan Hüseyin Sarıkoç, bir süre önce farklı bir alanda sorumluluk üstlendi. İstanbul Büyük Şehir Belediyesi''nin süreli yayın organı İstanbul Bülteninin genel yayın müdürlüğüne getirilen Avrupa Birliğine adaylık arefesinde Sarıkoç''un avrupai yayıncılık anlayışının ve birikiminin, sadece belediyenin haber bülteni ile sınırlı kalmayacağı kesin.
Akşam işin peşini bırakınca... İstanbul Büyükşehir Belediyesi''nin, ''Trafik Güvenliği Etkinlikleri Haftası'' nedeniyle 6 gazeteciye 500''er milyon lira para ödülü vermesi üzerine başlatılan tartışmaları geçen hafta sizlere duyurmuştuk. Hatırlayacağınız gibi, Çukurova''çıların Akşam Gazetesi olayın üzerine gitmiş ve ödül olarak para alan gazetecileri, bu paraları iade etmeye ya da hayır kurumlarına bağışlamaya çağırmıştı... Meral Tamer, muhabirler Arife Avcı ile Şenol Baştakar kendilerine verilen 500''er milyon lirayı depremzedelere bağışlarken diğer gazetcilerin ise 500 milyon liralık çekleri geri vermedikleri öğrenildi. Daha doğrusu Akşam''cılar konuyu gündeme getirmekten vazgeçtiler. Her halde diğerleri de çağrıya uymuşlardır.
Cumhuriyet''teki Sendika temizliği mi? DİSK''e bağlı Basın-İş Sendikası, Cumhuriyet Gazetesi''nin basıldığı Çağdaş Matbaacılık A.Ş''de çalışan 4 işçinin sendikaya üye oldukları gerekçesiyle işten çıkartıldığını açıkladı. Daha önce gazete ile ilişkileri kesilen bir grup çalışan ise, geçtiğimiz gün gazetenin önünde gösteri yaptılar.
Sansüre tepki TRT''nin,TRT 1''deki Sabah Haberleri programında, Yeni Şafak, Akit ve Milli Gazete''ye yer vermemesi, Meclis KİT komisyonunda tartışmalara neden oldu. Komisyon üyesi Yalman, söz konusu üç gazeteyi, rejim aleyhtarı oldukları gerekçesi ile ekrana çıkartmayan genel müdüre "Siz savcı mısınız" diye tepki gösterdi. Benzer bir uygulama daha önce de milli havayolumuzun uçaklarında dağıtılan gazeteler arasında ayırım şeklinde gündeme gelmiş, konu yine mecliste tartışılmıştı.
Kanal 6 yine kapalı Borçları nedeniyle yayınına bir süre ara vermek zorunda kalan Kanal 6 geçtiğimiz günlerde yeniden yayına başlamıştı. Kanalın başına geçen Ahmet Özal''ın kendisine paralı bir ortak bulduğu ve kanaldaki sıkıntıların biteceği beklenirken Kanal 6''nın yayını tekrar kesintiye uğradı. Bu arada kanalın eski sahibi Mehmet Kurt, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak, damadı ve televizyonun eski yönetim kurulu üyesi Hasan Basri Uğurlu tarafından tehdit edildiğini ileri sürdü. Polis Ekipleri de bunun üzerine Uğurlu''nun Gaziosmanpaşa''daki fabrikasına baskın yapıp Uğurlu ile üç adamını gözaltına aldı.
Köşelerden inciler * Gezegenlerin dizilmesine bakıp dünyanın geleceği hakkında tahminde bulunanlara rağbet edilen bir çağda yaşıyor olsaydık, Cumhurbaşkanlığı, gezegenlerin dizilmesiyle çakışan Ahmet Necdet Sezer''e ayrı bir önem atfedecektik.
Murat Birsel/6 Mayıs /Sabah
* Belki New York Times gazetesini sevdiğim için de New York''u seviyorum.
Hasan Cemal/7 Mayıs /Milliyet
* Hiç abartmıyorum, Atatürk''ün ''Ordular ilk hedefiniz Akdeniz'' emri ne kadar kritik önemde bir şeydiyse bugün de Avrupa Birliği o kadar önemli.
İsmet Berkan/10 Mayıs /Radikal
* Politikalarında önemli bir değişiklik yapmadı ki, karşılığında Yunanlılar''dan bir şeyler beklensin. Doğrusunu söyleyelim. Bugün Ege''nin iki kıyısında bir barış rüzgarı esiyorsa, bunun büyük bölümü, Yunanistan''ın bazı politikalarını değiştirmesinden kaynaklanmaktadır.
Mehmet Ali Birand/11 Mayıs /Posta
* Mardinli insan hakları savunucusunun CHP, ÖDP, HADEP''i aynı siyasal çatı altında buluşup, seçimlerde okkalı bir oy desteği sağlayıp parlamentoda güçlü bir ağırlık oluşturmaları önerisi çok ciddi yankılar buldu.
Aydın Engin/4 Mayıs /Cumhuriyet
* Diyorum ki, İzmir''in yüzü suyu hürmetine, Piriştina bir hayır daha yapsa da kahverengi denizden yükselen kokuyu önlemesi için, İnciraltı''ndan Karşıyaka''ya Körfez boyunca fesleğen diktirse...
İlker Sarıer/11 Mayıs /Sabah
Medya zaferin neresinde? Galatasaray Futbol takımı, Türk milletine çoktandır hasretini çektiği harika duygular hediye etti. Bu başarı ile gelen gurur ve sevincin arkasında, yüreklerini ortaya koymuş bir grup genç insan, inandığı amaç için o genç insanlara "olmaz"ı başarma hırsı aşılayan bir spor adamı ile birlikte, daha önce eşi görülmemiş bir dayanışma ile onlara destek veren medyanın da katkısı olduğunu söylemek her halde pek haksız bir tesbit olmaz. Gerçekten de, "Zafer, zafer" başlıklarını en son Kıbrıs Barış Harekatı sırasında okumuştuk manşetlerde. 18 Mayıs günü yayınlanan gazetelerimizin ilk sayfaları ise, bir başka zaferin çoşkusunu ve gururunu yansıtıyordu. Zafere giden yolda da, içinde yaşadığımız olumsuzluklara inat, manşetlerini ve prime time''larını o genç insanlara destek yayınları ile spora ayıran medyanın rolü önemliydi. Görünen sadece bir mesleki rekabet ve reyting kavgası değildi. Deyim yerindeyse topyekün bir seferberlikti yaşanan.
Talihsiz yayın ve yorumlar... İyi güzel de, medya açısından herşey bu kadar berrak ve pembe mi. Önceki gece yarısı, yani zafer saatlerinin ardından televizyonlara da yansıyan bazı özeleştiriler, ister istemez "Medya zaferin neresinde" sorusunu gündeme getiriverdi. Gerçi, benzer bir tedirginliği, kanlı taksim olaylarının ardından, işi tahrikçiliğe kadar vardıran bazı talihsiz yayın ve yorumlar karşısında yaşamamış değildik ama, işte o tv söyleşileri ile gündeme getirilen bazı tesbitler içimizi bir kere daha sızlattı Eski hakem, yeni futbol yazarı Erman Toroğlu, medyamızın "Birinci Kopenhag Meydan Muharebeleri" olarak nitelediği, maç öncesi rekabetini irdelerken, sevimsiz bir tesbitini de aktarıyor ve .."...Türk Medyası, Kopenhag''daki her PUB''un önüne en az iki kamera yollamış ve kameraların bazısı neredeyse ingiliz taraftarların ensesinde dolaşıyordu, Tek düşünceleri, kavga çıkması ve bu görüntüleri haber olarak ilk kendilerinin vermesiydi.. Daha doğrusu "sadece bizde" diye anons önceliği almak istiyorlardı.." diyordu.
Reyting uğruna... Zafer sonrası, bir başka tv söyleşisi sırasında, ünü dünyayı saran bir ankormanımızın, Reha Muhtar''ın dile getirdiği görüşleri ise oldukça düşündürücü idi... Reha Muhtar, CNN''in IRAK -ABD savaşını naklen vererek ünlü olduğunu hatırlatarak, kendi etik anlayışları içinde "reyting uğruna gerekirse kavga çıkarmanın, ya da bu konuda fırsat kollamanın doğal sayılması gerektiği"ni ileri sürüyordu. Zaten bu beklentiler içinde Kopenhag''a geldiğini de saklamıyordu.
Bu arada bazı tv kanallarının sadece maçı ve sevinç gösterilerini vermek konusundaki titizliklerinin ve kanlı sokak gösterileri ile tahrik edici gelişmeleri ekranlarından uzak tutmak yönündeki hassasiyetlerinin de altını çizmek gerek. Umudumuz, Avrupa Birliğine futbolla erken giriş yapan ülkemizin, medyası ile de bunu perçinlemesi ve İngiliz tabloid anlayışının dışında, gerçek gazeteciliği yakalamasıdır.

